necatikavlak03 @ hotmail.com

1 Kasım’da seçilen 26. dönem Milletvekilleri TBMM’de, en yaşlı üye Deniz Baykal’ın ifadesi ile yemin Metnini okudu!

Okudu ifadesini özellikle seçtim ve altını çizerek üstüne basarak yazdım.

Yemin metnini okurken, metne bağlı kalmayan Leyla Zana’nın yeminini kabul etmedi Baykal!

İşte o zaman, yemin metnini okumak, yemin etmek mi diye, kalemim sormaya karar verdi.

Yemin etmenin derin anlamı ağır yaptırımı, manevi kefareti yok mu?

 Yemin kuvvetli söz vermek demek değil mi?

 Verilen bir sözü, edilen niyeti, işi yapmak veya yapmama arzusunu kuvvetlendirmek için yemin edilmez mi?

 Sahneye çıkacaksın, eline tutuşturulan metni okuyacaksın, söz verecek ve de verdiğin söze bağlı kalmayacaksın…

Bunun adı yemin etmek olur mu?

Türkiye Cumhuriyeti ANAYASASINA göre Milletvekili olabilmenin temel şartının TBMM meclisinde yemin etmekten geçtiğini hepimiz biliyoruz.

Anayasanın 81. Maddesi Yemin Metnini:

”Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik v81. MADDESİNE e laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa'ya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim”  diye kaleme almış…

Soruma cevap alamayacağımı bile bile, bütün samimiyetimle tekrar tekrar soruyorum, bu yemin metni okumak yemin etmek midir?

Şayet, metindeki yemin içeriğini yüreğinde duymuyorsan,

Ona bağlı kalmayacaksan,

Laiklik ilkesin benimsemeyeceksen,

Ayrımcılığa, bölücülüğe, devam edeceksen,

Atatürk ilke ve inkılâplarını yok sayacaksan;

Hukukun üstünlüğünü askıya alacaksan:

İnsan hakları ve temel hürriyetleri görmezden geleceksen, canlı yayında Türk Milletinin önünde “Namus ve Şeref” üzerine yemin etmeyeceksin!

Adam gibi adam olacak, bu ilkeleri benimsemiyorum deme cesaretini gösterecek, Vekil olmaktan feragat edeceksin.

Feragat etmiyorsan “Namus ve Şeref” sözünün ne anlama geldiğini bir kere daha inceleyecek ve düşüneceksin!

Ne namus ne de şeref kabzımal da satılıyor.

Kasapta/markette de yok!

Onu hiçbir yerden satın almazsın.

Onun içindir ki insanoğlu namus ve şerefine sahip çıkar,  namusu şerefi için cinayet işler, hayatını gözünü kırpmadan riske atar.

Biz de vekillerimizden aynı duyarlılığı haklı olarak bekliyoruz ve bekleyeceğiz…