necatikavlak03 @ hotmail.com

İşleri güçleri kurulan cümle, tersinden okunmadan anlaşılmasın diye, cümle içinde kelimeyi zıt anlamları ile kullanmak!

Kendilerini çok uyanık ve akıllı yerine koyarken, aziz Türk millet’i de süzme salak; yerine koyuyorlar.

Cumhuriyet tarihinde, bugün TBMM’de siyaset yapanların yaptığı gibi, kelimeler hiçbir dönemde zıt anlamı ile kullanılmadı.

Hiç bir dönemde kurulan cümleyi anlamak için tersinden okumaya ihtiyaç duyulmadı.  

Yalanla, dolanla, Türkiye’yi Filistin’e çevirdiler.

Daha dün denecek kadar yakın tarihte, Ankara ve İstanbul’da ardı arkasına canlı bombalar intihar eylemi gerçekleştirmedi mi?

Gerçekleşen eylemlerde, onlarca insan hayatını kaybedip,  yaşamını yitirmedi mi?

Çoluk çocuk, yaşlı genç ölmedi mi?  Yitirdiii- öldüüü diye avaz avaz bağırdığınızı işitiyorum.    

 Yaralı sayısının yüzlerle telaffuz edildiğini uçan kuşlar bile biliyor. 

Akan kan daha yerde taptaze, ıslak ve sıcak! 

Bu kadar açık ve net asayiş bozukluğu yaşanırken, olmayan adaletin, işlemeyen hukukun tepesindeki Bozdağ, milletin gözünün içine baka baka “Türkiye huzur adası olma vasfını koruyor” demiş!

Pes Vallahi Ve de Billahi Pes!

Her nedense yalan, bu iktidar mensuplarına, tepeden tırnağa; çok ama pek çok yakışıyor.

 Bizim insanlarımıza ne oldu? Millete büyümü yaptılar, yoksa basiretini mi bağlandı?

Millet kendine göz göre göre yalan söyleyen ve TV ekranlarından ulu orta küfredenleri, can kulağı ile koyunun kaval dinlediği gibi dinliyor.

Dinlerken yahu sen ne diyorsun diye soran moran yok!

Koyun bile kaval dinlerken ara sıra hapşırır, burnunu boğazını, temizler. Yaşananlarda sizce bir gariplik veya acayiplik yok mu?

Türkiye huzur adası olma vasfını koruyor diyeni dinleyenlerin, belli ki hem kafa gözü hem de kalp gözü mühürlü,  gözleri kör, kulakları sağır!

Vatan’ın bir bölgesinde iç savaş bütün şiddeti ile devam ediyor. 

Van’ın Erciş ilçesi Pay Jandarma Karakol komutanlığı daha dün  bölücü terör örgütü PKK tarafından bomba yüklü araçla saldırıya hedef oldu.

Bir asker ve bir köy korucusu şehit, 10 asker de yaralı...

Başkent Ankara’da ve Napolyon’un “Dünya tek bir ülke olsaydı başkent İstanbul olurdu” dediği, İstanbul’da Canlı bombalar cirit atıyor.

IŞİD Merkez üssü Gaziantep olan bir kamp kurmuş.( Gaziantep C. Başsavcılığı tespiti) Canı sıkılınca ardı ardına eylem yapıyor.

Suudi çeteler 80 bin dolara Türk Vatandaşlığı satıyor-muş! (Saygı Öztürk’ün 09.07.16 tarihli makalesi)

Onlarca insan terör saldırısında yaşamını kaybetmiş! Yüzlerce insan yaralanmış kan kaybetmiş…

Bu şartlarda ki bir ülke, nasıl huzur Adası diye tanımlanır?

Uzayda en uzun süre yürüyüş yapma rekorunun sahibi, ABD’li Astronot L. Sunita William’ın Türkiye’ye gelmesine “TERÖR” gerekçesi ile ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA izin vermemiş!

Yazılı basın, Hakkâri’nin Şemdinli ilçesi Derecik beldesinde bulunan Askeri Üsse PKK teröristlerinin Havan ve otomatik silahlarla saldırı haberini sürmanşetten vermiş.

Şehit haberi almadığımız, anaların ağlamadığı, gelinlerin dul, çocukların yetim kalmadığı bir gün yok! 

 Ve de bu hadiselerin cereyan ettiği coğrafya,“Türkiye huzur adası olma vasfını koruyor” muş! Bu tespit akıl tutulması değilse, başka hangi ifadelerle yorumlanmalı?  

Belli ki iktidar mensuplarına göre, millet huzur ada’sında keyif çatıyor. En iyisi biz, yazıyı yalandan kim ölmüş diye noktalayalım…