necatikavlak03 @ hotmail.com

Televizyon Ekranı ve gazete manşetinden şehit haberleri hiç eksik olmuyor.  Milletin,  basireti bağlandı, nutku tutuldu; reaksiyonu törpülendi.

Halk, Cumhuriyetin aydınlık yüzüne sırtını dönmüş despotizme, hukuksuzluğa koşar adım yol alıyor.  

 İçinde bulunduğu koşulları sorgulamadan, cumhuriyetin verdiği kazanımlardan kurbanlık koyun teslimiyeti ile feragat etmiş.

Bu gidiş ve bu teslimiyet hayra işaret değil!

Etrafımızda olup bitenler karşısında hadiselere “Fransız kalmak” necip milletin en büyük yaşam tarzı.

Bu neme lazımcılık ne zamana kadar devam edecek?

Çoluk çocuk, kadın erkek, yaşlı genç; içinde bulunduğu ahvali: hiç sorgulamadan niçin kabulleniyor?

Mustafa Kemal Atatürk “Hâkimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir ” demişti.

Millet, 1 Kasım’da terciğini ortaya koydu, seçimini yaptı, kötünün iyisine oy verdi.  

Milletin kararına saygı duyulması gerekmez mi?

Ne yazık ki, necip millet sığırcık sürüsünün dansını seyrederken,  saray sevdalıları, Milletin 6 ay önce ortaya koyduğu iradeyi yok farz ederek,  millet adına karar vermenin eşiğinde.

İşine gelince İslam’ı referans alan “imam”,  “Söz Senettir “ diyen Peygamberin sözüne hiç kulak asmıyor.

Onun kitabında ne Sünnet’e ne de Ayet’e yer var!

Milletin Kayıtsız şartsız egemenliğini koruyacağına,  Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, Atatürk ilke ve İnkılâplarına laik cumhuriyete bağlı kalacağına namusu ve şerefi üzerine yemin ettikten sonra: korumak için ant içtiği değerleri yıkmak- tasfiye etmek için seferberlik ilan edenlerin, dini- inancı, imanı tartışmaya açılmaz mı?

Kuran’da yemin etmeyi düzenleyen ayetler mevcut!

Sıradan bir Cami imamına, 1 ayeti yok sayarsanız ne olur diye sorarsanız, alacağınız cevap çok net “Dinden Çıkarsınız” olur.

İnanıp itikat ettiğiniz şeyi tanımlayanın adına ister ayet deyin isterseniz sünnet, ne derseniz deyin!

Sadece iktidarınızı güçlendirdiğinde, eline kitap alır sallarsan, yolunu kestiğinde bir fetva uydurup yok sayarsan, yapılan dindarlık değil din tacirliğidir.

 İşte günümüzde din adına işlenen cinayet de budur.  Başka adı varsa ve de biliyorsanız adını siz koyun!

Altı ay önce seçilmiş bir başbakanı azletmek, yerine düşük profilli   “Rüstem” atamakta neyin nesi?

Sonra ortaya çıkıp kurultay delege edebiyatı yaparak vaziyet kurtulur mu?

Şimdi taşı gediğine koymanın, tam da sırası.

Ey Millet, uyanmanın vakti gelmedi mi?

Dengeli Yaşamın Anahtarı “Farkındalık” kitabının yazarı OSHO, kitabın Önsözünde : “ Doğumdan ölüme uyku alışkanlığını değiştirir durursun; geceleyin uyursun, gündüzleri uyursun ama sahiden hiç uyanmazsın. Sadece gözlerini açıp da uyanıkmışsın gibi kendini kandırma. Ruhsal gözler açılmadan- için tamamen ışık dolmadan, kim olduğunu, kendini görmeden- uyanık olduğunu düşünme. Bu insanın yaşadığı en büyük yanılmadır” demiş.

Atatürk’ün veciz ifadesiyle, “Necip Türk Milleti”  sen evet sen ne zaman uyanacaksın? Verdiğin kararların arkasında ne zaman kale gibi duracaksın?

Şehit haberi almadığımız bir gün var mı? Biraz önce son dakika diye, Çukurca’dan 8 Asker’in Şehit haberi gelmedi mi?

 Terör saldırılarına hedef olmadığımız 1-Gün, 1-Hafta, ya da1- Ay var mı? 

Var diyen çıkarsa alnını karışlayacağım...

Bu millet yıllarca terörle birlikte yaşamaya mahkûm edildi.

Her gün bir ana yüreğine, bir eş, bir yavuklu bağrına, kızıl kor düşüyor ve o kor düştüğü evi- ocağı alev alev yakıyor. 

 Ateş düşen ocaklarda yıllarca gözyaşı kaynıyor, boğum boğum acı tütüyor.

Bu ahval ve şeriat içinde bile iktidar, İstiklal ve İstikbalimizle satranç oynamakta ısrarlı.

Cumhuriyet kurulurken bir damla alın teri dökmeyen, istiklal savaşı yapılırken, düşmana bir tek kurşun sıkmayan  “Asrın liderimiz” (Y Ö) “Ben gidersem devlet yıkılır” demiş!

Rahmetli Bülent Ecevit ya da Süleyman Demirel hayatta olsaydı, gök kubbeyi yıkardı bu sözü telaffuz edenin başına.

Sorardı sen ne diyorsun diye!

Türkiye Cumhuriyetini sen mi kurdun? Kuruluşunda bir tuğlan mı var?  Düşmana bir tek kurşun mu sıktın?

Kocatepe’den “Ordular İlk Hedefiniz Ak Deniz “ diye emir veren, Baş Komutan sen miydin demez miydi?

Köpeksiz köy olunca değneksiz gezen pek çok!

 Geçen gün meczubun biri de “(?)= Türkiye” demiş. İyi bir muhalefet lideri olsaydı, onların diliyle konuşur “Sen Kimsin” ki Türkiye = (!?) olsun derdi.

Farkında mısınız?

Cennet Vatan, acemi ehliyetsiz sürücülerin elinde, şarampole doğru bütün hızıyla şuursuzca ilerliyor.

Vaktinde uyanmaz, zamanında firene basmazsanız, geç kalacak, maazallah yuvarlanışa tanıklık edeceksiniz.

Kötü gidişin, vebali de günahı da boynunuzda!