necatikavlak03 @ hotmail.com

Merkel’den önceki, eski Almanya Başbakanı Schröder’i hatırlayanınız var mı?  

Siyaseti yakından izleyenler hatırlasa da, siyasetle ilgili olmayanlar hatırlamaz.

Şimdiki Almanya Başbakanı Merkel’in, lideri olduğu parti seçimi kazandığında, başarısızlığını kabul etti, sorumluluğu üzerine aldı, lideri olduğu partinin Genel Başkanlığından ve yanlış hatırlamıyorsam, Milletvekilliğinden de istifa ederek siyaseti bıraktı.

O gün bu gündür, dünya kamuoyu Schröder’in Alman siyasetinde adı, esamesi okunmuyor.

İngiltere’de, Mayıs 2015’te genel seçimlere gitti. Seçimi kaybeden parti liderleri de arka arkaya istifa ettiler.

Hangi parti kaybetti, hangi lider istifa etti yazımızın konusu değil. Bu yüzden parti adı ve lider ismiyle aklınızı karıştırmayacağım.

Bilgi edinmek isteyenler için, Alaaddinin sihirli lambasındaki cin yerine teknoloji harikası  “google” iki dudağınız arasından çıkacak söze bakıyor.

Yakın komşumuz Yunanistan’daki demokratik gelişmelere de değinmenin manası yok!

Lafı evirip çevirmeden, iğneyi bir tarafa bırakarak, çuvaldızı hart diye kendimize batırma zamanı.

Bizim kaybeden liderler, resmi olmayan seçim sonuçları açıklandığından beri, yenilgilerine minare gölgesi ve davul tozundan kılıf dikiyorlar.

Koltuğunu bırakan, yenilginin sorumluluğun üslenen bir babayiğit er meydanına çıkıp elini hala kispetine vurmadı…

Atalarımızın neden “Yenilen Pehlivan Güreşe Doymaz” dediğini şimdi daha iyi anlıyoruz.

Üçüncü sıradan 4’cü sıraya terfi eden Milliyetçi Hareket Partisinin Değişmez Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tepkileri manşetteydi bu gün!

“Şahsı ve MHP’YLE ilgili yazılanları takip ediyormuş”

“BOP’A evet dese ondan iyisi olmazmış”

“Milliyetçiliği ayaklar altına aldıklarında hayaldi gerçek doldu deseymiş sorun olmayacakmış”.

“Teslimiyet sözlüğünde olmayan bir kelimeymiş” Vs Vs… daha çok uzatmayım.

Vallahi çok güzel değerlerin altını çiziyor. Bu sözlere “Ne Mutlu Türküm Diyen” hiç kim karşı çıkmaz.

Gel gör ki muhalefetin 1 Kasım hezimeti, o değerleri yok etmek isteyenlerin değirmenine yağmur olarak düştü, oluk oluk su oldu aktı.

AKP ile HDP başkanlığı konuşmaya başladı bile, eleştirilerden rahatsız olan muhterem 40 milletvekiliyle mi engel olacak?

Yoksa eline G3 piyade tüfeğini alıp dağa mı çıkacak?

Demokrasiye inanlar, eleştirilmeyi içine sindirmelidir.

Havayı koklayamayan, doğayı okuyamayan, köşesine çekilmeli, kâğıda yazılan yazıyı değil, insanı okuyabilenlerin önünü açmalıdır.

Güzel kelimelerle yazılan, içerikli sözler; son yılların tedavülden kaldırdığı sahte paraya döndü.

Demokrasi/oligarşiye, Hukuk/hukuksuzluğa- Beyaz/Siyaha, Dürüstlük-Hırsızlığa doludizgin koşuyor.

Yazılanları tersinden veya zıt anlamından okumazsanız ne söylendiğini anlayamazsınız.

Türkiye Muhasır medeniyet yolunda ilerleyecekse, liderim diye öne çıkanlar, AB standartlarında liderlik örneği göstermeyi bilmeli ve sergilemelidir.