gunduzmehmet198 @ gmail.com

Bir kaç gündür belki de tüm dünyayı meşgul eden bir meseleye değinmek istiyorum.  Türkiye'nin Rus uçağını vurması meselesi. Bunun gündemi bu kadar fazla meşgul etmesinin tabii ki de bir çok sebebi var. Çünkü ilk defa bir NATO  ülkesi Rus savaş uçağını vurdu.

Rusya Neredeyse beş yılı bitecek olan Suriye savaşında geçen yılların çoğunluğunu fiili savaşa girmeden geçirdi. Buradan hiç müdahil olmadı anlamı çıkmaz. Bilakis Esad 'a olan desteğini sürekli yenilemesine rağmen, Avrupa ülkelerinin başka devletlerin iç ilişkilerine karışmaması gerektiği gibi ağabey tavırlarını da sergiledi. (Ama aynı Rusya söz konusu kendi menfaatleri olunca Kırım'a ve Ukrayna'ya müdahale edebiliyor.) Tabi Esad'a el altından yapmış olduğu yardımları tüm dünya bilse de resmiyette bir belge olmadığı varsayılırsa şimdilik başka ülkelerin iç işlerine karışmadığını düşünelim. 

G20 zirvesinde Putin'nin konuyu ilk açanlar arasında olması onu suçsuz yapmayacağı gibi başkalarını da zan altında bırakmaz. Hangi konu bu? Tabi ki de " IŞİD, 40 ülkeden finansal destek alıyor. Bu ülkeler arasında G20 üyeleri de var" cümlesi ile başlayan mesele. Putin'nin  zan altında bıraktığı bir çok ülke vardı orada. Daha sonra Suriye rejimi aracılığıyla DAEŞ petrolünü satın aldığı iddia edilen bazı Rus işadamları ve kurumlara, ABD Hazine Bakanlığı tarafından yaptırım uygulandı. Buna binaen adı geçen kurum ve kişilerin ABD'deki tüm hesaplarına el kondu ve ABD vatandaşlarının bu kişi ve kurumlarla alışveriş yapmaları yasaklandı.

Bu durumda kısa süreliğine karşılıklı açık kartlar oynandı. Son aşamada ellerinde belge olduğunu söyleyen iki ülke bu tartışmanın fitilini ateşlemiş oldular.Aslına bakıldığında da Rusya'nın birden bire Suriye'ye havadan destek verip fiili bir müdahaleye geçmesi bir yana, DAİŞ terörüne karşı mücadele edeceği fikri  ile sahaya girmesi ve aslında tam da DAİŞ'in istediği hedefleri vurup bu grubun bir kaç ayda kat edemediği yolu bir kaç günde kat etme imkanını altın tepside sunması niyetindeki iki yüzlülüğünü ortaya koydu. Rusya burada açık verdi sanırım. Çünkü DAİŞ teröristleri Rusya'nın da bu savaş oyununa katılmasına sevindi. Bir çok bölgede Türkiye'nin ve Avrupa ülkelerinin desteklemiş olduğu muhalif grupların vurulması tabii ki de tesadüf değil. Bölgede Rusya'nın yeni bir planı olduğu açıktır.

 Rusya'nın temel geçim kaynağı doğalgaz, petrol ve silahtır. Petrol fiyatlarının Rus ekonomisinde değer kaybetmesi tabii ki de onları diğer bir gelir kaynağı olan silah pazarına sevk etti. Şimdi de en canlı pazar elbetteki Suriye. Mesela İran savaşa girdiği anda Rusya'dan silah alıyor. Ve bölgedeki bir çok farklı gruplar Rus yapımı silahlarla mücadele veriyor. Bu da şuanda pek dillendirilmeyen Rus ekonomik krizinin atlatılabilinmesi için can simidi mahiyetinde bir gelir kapısı.

Brüksel'de gerçekleşen Türkiye - AB toplantısı da 11 yıldan sonra bu olaylar üzerine Türkiye için yeni bir planın deveye girdiğini gösteriyor. AB ülkeleriyle yapılan ticarette büyük bir paya sahip olan Rusya'nın yeni kurulacak düzende feda edilme riski olabilir. Buna karşılık da Putin farklı bir yol haritası ile yapılacak iklim konferansına katılacaktır.

Dünya arenası adeta kurtlar sofrası. Hiç bir ülke gelecekte elde edeceği kârdan zarar etmek istemiyor. Bu nedenle de bazen ordular savaş oyunları yapıp gerçek ağırlıklarını fark ettirmek isterler. Tabi bütün bu mücadeleler ve taktiksel hamlelerde güçlü olanın değil Allah'ın dilediğinin kazanacağı muhakkaktır.