necatikavlak03 @ hotmail.com

                       

Bugün, manşetlere inat; değişik bir yazı kaleme almak istiyorum! Daha önce kurduğum cümleye, dudaklarımdan hiç dökülmeyen; yeni kuracağım cümlelere, yep yeni kelime/sözcük düşsün isterim!

İnsanlık tarihine adını yazdıran onlarca filozof, dinler tarihinde adı geçen yüz binlerce

Peygamberi yâd ederek, kariyerlerinde; birilerinin kulakları çınlasın derim.

Bilirsiniz; dinler tarihinde bir rivayete göre 124 bin, bir başka rivayette 224 bin peygamberden söz edilir.  İster 124 bin olsun isterseniz 224 bin olarak kabul edilsin!

Ne fark eder?

Önemli olan insanını kendini bilmesi, dolaysıyla haddini bilmesi değil mi aslolan!

Siz hiç duydunuz mu? 

Bilimle şereflenen, icatlarla ünlenen: Konfüçyüs- Anselmus- Aristoksenos, Athenagoras-Bacon- Einstein-Farabi- Fabricius -Sokrates-descartes ve bunlar gibi 100’lerce Q’sü  yüksek bilim adamının; bizde para yoktu amma akıl vardı dediğine hiç şahit oldunuz mu?

Allahın kendine seçmekle şereflendirdiği; Hz İbrahim’in, Musa’nın, İsa’nın ve de Muhammed’in: bizde para yoktu amma akıl vardı değini işittiniz mi?

İşitmiş olamazsınız! Çünkü hiçbir aydınlanmış insan ve bilim adamı; böyle absurd  bir cümle asla kurmaz.

İnsan olan insan haddini bilir! Kurduğu cümlenin; akla, adaba, edebe, ahlaka, insanlığa sığar olmasını gözetir! Akıllı adamın ağzına öfke yakışmaz. Dudaklarından; küfür, kötü kelime çıkmaz Çamur akmaz.

Yunus ”Nefsini bilen Rabbini bilir, hakikatini bilmek,  ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir” demiş…

Çevremizde Yunus’un tanımına uyan ilaç için bir fani göstermek mümkün mü?

Mümkün diyen kendi kendini kandırır.

Belli ki dünyayı yönettiğini zanneden,  insanımsı yaratıklarda bizim bilmediğimiz bir gizem saklı!

Kökleri, soyları Allah’ın “ben insanı Topraktan yarattım, içine de ruhumu üfledim” tanımına hiç uymuyor.

Düşünüyorum da: Allah’ın yarattığı ve içine kendi ruhunu üflediği insan; içinde yaşadığımız coğrafyada yaşayan; Irak’ta, Suriye’de: Afganistan’da savaşan,  yüz binlerce inanı öldürenler olabilir mi?

Ve ya miting meydanlarına topladığı onbinlerce kalabalığın gözlerinin içine bakarak; dili sürçmeden yüzü kızarmadan yalan söyleyen, kelimeleri tersyüz edip anlatan insan tanımına uyar mı?

Uyar diyenin: aklına, sağduyusuna; inanç ve düşünce tarzına söylenecek söz bulan hiç çekinmeden, duraksamadan adını koysun ve kuyruğunu çekiversin.

Yaradılış felsefesine uygun dünyaya gelen fani, insanı aşağılamaz; öldürmez, açlığa yoksulluğa mahkûm etmez.

Hiçbir şekilde ötekileştirmez, ayrıştırmaz…

Öyle zannederim ki David ICKE’nin  “Dünyayı Yöneten Sürüngen Efendiler”  kitabı ya da makaleleri siz değerli okurların da dikkatinden kaçmamıştır.

David Icke’ yi kaçırdım diyenler: mutlaka Bihin EDİGE ile Gerçeği Duymaya Hazır mısınız   proğramını arşivden mutlaka izlemeli! Cumhuriyetin yetiştirdiği bilgisi,kültürü,  ülküsüyle örnek  çağdaş bir kadın olan; Farah YURDÖZÜ’ün anlattğı, “Dünyayı Yöneten Uzaylı Irkı “Reptilianlar” Kimdir, Neye Benzer” sorusuna cevap ararken dinlemeli.

Neden mi öyle diyor ve düşünüyorum?

 Kısaca özetleyim.  Hepimiz biliyoruz ki,  teknoloji çağında yaşıyoruz. Dünya küçüldü, bir köy konumuna geldi. Okyanus ötesinde ne varsa; akşam ya  evimizin içinde,i mutfağımızda salonumuzda   ya da avuçlarınızın arasında, parmaklarınızın ucunda.

El alem; dünyayı yöneten sürüngen bir ırk ve insanların üremesi sonucu ortaya çıkan melezlerden söz ederken:  müslüman dünyanın, cahiliye dönemini yaşaması; hergün birbirini boğazlaması, kendi halifeliğini unutup, başına halife araması: mehti beklemesi bana hiç mi hiç anlamlı  gelmiyor.

Bilim atomun altına inmiş, Holistik düşünce: evrendeki her şeyin aynı bütünün parçaları olduğunu işler, birbirlerinden haberdar olarak tek bir sistem şeklinde hareket ettiklerini ve birbirleriyle ilişki, iletişim ve etkileşim içinde bulunduklarını keşfetmişken, ilmin ve bilmin dışında kalan düşüncenin yaratılış amaç ve gayesiyle örtüşmeyeceğinin altını çizmek size de daha akıllıca gelmiyor mu?

Duran suya küçük bir taş attım. Birlikte bakalım  suyun yüzüne; küçük dalgalar nasıl birbirini kuvalıyor değil mi?

Bizde bu küçük dalgalara ayak uyduralım, su üzerinde birbirini takip eden küçük dalgalar gibi ilmi, bilimi kovalayalım.

Ve küçük/büyük hesap peşinde koşan; kendini akıllı zanneden; kertenkele derili sürüngen; halife olarak yaratılan gerçek insanları kandırmasın…