necatikavlak03 @ hotmail.com

Değerli dostlar!  Bu  gün sizinle,  pinterest’te  yayınlanan bir resim ve altındaki yazıyı paylaşmak istiyorum.  Yazılanları  okuyunca ve metin üstündeki siyah beyaz resme bakınca ister acı acı tebessüm edin, isterseniz ağlanacak hale  kahkaha  ile gülün.

Buyurun , önce resme bir bakalım, sonra metni bir kez de birlikte okuyalım.

“Osmanlı mekteplerinde  her çocuk kendi ilgi alanı ve yeteneğine göre değerlendiriliyor, ona göre  eğitiliyordu. Bütün öğrencilere aynı dersler verilmiyordu. Ve  mektebin duvarında da şöyle yazıyordu;” Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanamaz.” 

Vallahi şaka gibi…

Sanki  imparatorluğun medreselerden başka okunacak okulu varmış da çocuklara yeteneklerine göre  okuma fırsatı veriliyormuş.

Muharrem Kılıç’ın yazdığı, “Soysuzlar Mektebi ENDERUN ve Türklerin Kaderi kitabını okuyanlar yukardaki metni okuyunca; onların da benim gibi  yüzüne; acı bir tebessüm yayılacak.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde,  bırakın kendi ilgi alanına göre eğitim almayı; Kılıç’ın ifadesiyle Devşirmelerin okuduğu “ENDERUN” mekteplerine Türk çocuklarının girmesi ve okuması bile yasak.

İmparatorluk döneminde okuma yazma oranı %3 civarında. Anadolu'da yaşayan halk ne okur ne de yazar.

Kadim Türk Milletinin dili Türkçe, Hanedan kendine göre bir dil uydurmuş ,“Osmanlıca” konuşuyor.

Yazı dili Arapça. 

Muharrem Kılıç’ın ifadesiyle “Ne kadar Arap gibi yaşarsan o kadar iyi Müslüman olursun” zihniyeti hakim.

Tıpkı şimdi Türk Milletine dayatıldığı gibi dayatılmış.

Keşke İmparatorluk, yazıldığı gibi çağdaş düşünceye sahip olsaydı.

O zaman bilimde, fende geri kalınmaz,  ilimde nal toplanmazdı.

Matbaayı gavur icadı diye kullanmayan imparatorluğa, öğrenciye  yeteneği doğrultusunda  eğitim verildiği yakıştırılmaz, gerçek olurdu.

Oğuz Hakan Göktürk’ün ifadesiyle, Türkiye’de yaşayan kripto Bağratuniler: sözüm ona, Osmanlı hayranını oynuyorlar. Ve gözümüzün içine baka baka cumhuriyetin altını oyuyorlar.

Hedeflerinde Atatürk’ün kurduğu çağdaş/ laik  Türkiye Cumhuriyeti var.

Atatürk ilke ve inkılapları, Türk dili; örf ve adeti de  hedefte. Biliyorlar ki: Türk dili yaşarsa, Türk milletini ve de Türkiye Cumhuriyetini yok etme hedeflerine asla ulaşamayacaklar.

Onun içindir ki küçücük çocukları, camilere toplayıp,  Kur’an öğretisi adı altında; Türk milli kimliği asimle ediliyor.

İmam Hatip okullarında, kuran kurslarındaki cinsel istismar da, masum işlenmiş sıradan zabıta vakıası olarak değerlendirilmemeli.

Sözüm ona dindar gençlik yetiştirme iddiası ile yola çıkanların iktidarında: cinsel istismar %700 artmışsa, Kadına şiddetin önü alınamıyorsa;  iyi niyetli olmak saflık olur.

Atatürk” Ben ülkemde iş başına gelecek insanların soyuna sopuna bakmam, ancak ihanetlerini gördüğüm vakit damarlarındaki kanlarına bakarım” diyor.

Türk milletinin de  Atatürk gibi düşündüğünü bilmek ve görmek istemek hakkımız olmalı.