necatikavlak03 @ hotmail.com

Felekten bir gün çalayım istedim
Ve kendimi alıp çıktım yola 
Yanımda vardı bir de eşim
Yolculuk pek çok zor olmadı
O benim zevkli işim

Giderken süratle asfalt yolda
Aklıma takıldı şu yalan Dünya
Kırık penceremden bir nazar attım ona 
Nerede yer bulmalıyım diye Kendime
Bir soru takıldı aklıma
Aklımı, aklımla sorgularken 
Bir filozofun sözü vurdu oltama
“Okunacak en büyük kitap insandır” diyordu bilge
Öyleyse ben beni okuyabilir miydim
Sordum kendi kendime
Bir düşüneyim dedim 
Ve kendimi Okumak isterken
O’nu gördüm 
Birlikte oturduk sahilde
Sıcak kumların serin sularla öpüştüğü yerde
Aynı gözle baktık mavi Deniz’e 
Kıyı boyunca uzanan engin suları

İçinde gezinen küçük balıkları
Kıyıya vuran kumu 
Kuma uzanan onca insanı konuştuk
Denizin bittiği yerde 
Ormanı, Çam ağaçlarını 
Ağaçların dalında saz çalıp şarkı söyleyen ağustos böceklerini 
Ve hamakta yatan adamı
Çekiştirdik birlikte

Sincaplar cirit atıyordu dalların üstünde 
Ona da değindik bir nebze
Gördüğüm sırları seyrederken gönül penceremden
O vardı hep yanımda 
Bakıyordu gözlerime 
Dokunuyordu elime 
Gülüyordu yüzüme 
Riya yok sözümde
Hiç abartmıyorum 
Yazdıklarım bire bir doğru
Kıyı’nın güzelliğinde
Deniz’in renginde
Güneşin kızıllığında
Kumun sıcağında
Ağustos böceğinin sazında
Semaverde demlemiş çayın renk ve tadında
Çam Ağacının iğne yaprağında
Esen rüzgârın kanadında o vardı 
İşte tam orda duruyordu
Sonsuz ilim ve irfanıyla
O’nu gördüm O’nu bütün ihtişamıyla.

 

Necati Kavlak