necatikavlak03 @ hotmail.com

                                                                  

Biliyorum;  siyasi, ekonomik ve de konjektürel gündemi benden daha iyi takip ediyor,yakından izliyorsunuz.

Görünen gerçekler orta yerde  olsa da, her pencerenin baktığı istikamet ve  açı farklı. Kendi evinizde bile, her odanın penceresinden  farklı resim, renk ve de manzara izliyorsunuz.

Bu yüzden birde bizim pencereden bakalım; görünen yeşilliği  birlikte izleyelim değerlendirelim istiyorum.

Ne dersiniz?

İsterseniz Kudüs yangınını sona  bırakalım. Söze  yakın komşumuz Yunanistan Savunma Bakanı Panos Kammenos’ün küstahlığla başlayalım.

Yunanistan Savunma Bakanı Panos Kammenos, Ana Muhalefet Partisi  lideri Kemal Kılıçtaroğlu’nun bütçe konuşmaları sırasındaki işgal edilen 18 Türk Adası ve bir kayalığı TBMM gündemine getirip, iktidarı  eleştirisine;  EGE Denizinin  öte kıyısından cevap vermiş!

 “Gelde Al” Diyor!

Edepsize bak!

Ne çabukta unuttular, Kocatepe’de uğradıkları bozgunu,  İzmir’de sapır sapır denize döküldükleri günleri.

O  unutsa da, biz hatırlıyoruz.

Bir yaz günü, Ağustos’un 26’sında  Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz İleri” emriyle Taarruz a  geçen mehmetçik: 9 Eylülde İzmir’de zaferle kuçaklaşmıştı.

İsterseniz çok utanmasınlar  diye Yunan orduları başkomutanı, Trikopisin esir düşmesinden hiç söz etmeyelim.

Bu günlerde Türkiye’ye karşı küstahlık eden edene.

Niçin bu duruma düştük diye kendi kendimize mutlaka sormalıyız…

Her sabah,  gazeteler    şu  küstaha bak manşetleriyle okuyucuya ulaşıyor.

Belli ki gemi rotasında seyretmiyor!

Görünen o ki, açık sukarda şiddetli fırtına var!

 Gemi kaptanı  dümen tutmakta sıkıntılı,  rotayı bulmakta ehliyetsiz.

ABD Başkanı Danılt Trump Küdüs’ü İsrail başkenti olarak tanımakta kararlı.

İsrail'in "Kudüs'ün İsrail Devleti'nin başkenti olduğunu bilmek için uluslararası kuruluşların onayına ihtiyacımız yok" diyen BM Daimi Temsilcisi Danny Danon  demeci manşette!

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed’in  “Medine Müdafaası kahramanı olarak bilinen  Osmanlı Paşası Fahreddin Türkkan'a "hırsız" diye uzanan dili!

Kördüğüm   olan uluslar arası ilişkiler  yumağınaki “ küstahlık” manşetini hak eden gündemdeki haberler;

hiçte hayra alamet değil!!!

Sanki Türkiye’nin etrafındaki çember her geçen gün biraz daha daralıyor. 

Biliyorsunuz, Donald Trump'a Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımaktan vazgeçme çağrısı yapan karar tasarısı Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'de 14 üyenin  tasarıya desteğiyle geçti.

Geçti geçmesinede  ABD’nin vetosuyla geçersiz sayıldı.

Ardından, ABD’nin BM daimi temsilcisi Büyükelçi Nikki Haley tasarıyı destekleyen ülkeleri gözlerinin içine baka baka "Bugün burada tanık olduğumuz şey asla unutulmayacak" diye  tehtiti  hala BM temsilcilerinin kulakrında.

Hepsi bu kadar mı?

 Hayır hayır!

Nikki Haley’den sonra da Trump: “BM'deki Kudüs oylamasında bize karşı oy verenlere yardımı kesebiliriz”  diye gözdağı vermekten geri kalmadı.

Bu tehdide rağmen, BM Genel Kurulunda yapılan oylamada, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararını reddederek, Trump ve Netanyahu'ya iyi bir ders verdi.

Birleşmiş Milletler genel kurulu, el mi yaman bey mi yaman deyimine, yeni bir anlam kazandırdı ve el yaman dedi. Külhanbeyliğe pirim vermez göründü.

Şimdi ne olacak diye sormanın anlamı elbette yok!

Filistinli  çocuklar yine elinde taşlarla İsrail askerine saldıracak,  Askerler onları kurşunlayacak ölenler şehit kalanlar gazi olmaya devam edecek.

ABD Kararından vazgeçer mi? Yaşayıp birlikte döreceğiz.

Şimdi geriye dönüp Tramp’ın tehdiyle ilgili; Mustafa Kemal Atatürk’ün İstiklal savaşından sonra söylediği altın değerindeki Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner.”  Veciyeyi hatırlatmak; çerçevetelek  asmak isterim.

İşte Tramp’ın dediği şey Atatürk’ün 1 asır önce söylediğ ve  altını çizdiği gerçeğin ta kendisidir. Lafla peynir gemisi asla yol almaz.

Ve son söz!

Donald Trump'a Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararı, en çok ona karşı çıkıyor görünenlerin işine yaramış ve değirmenine su taşımıştır. Reza Zarraf ve Man Adası sarmalından ufak tefek sıyrıklarla kurtarmıştır.

Türkiya’nin  kendi  sorunları , Küdüs’ten öncelikli olmalı. 

Sosyal medyayı takip edenler ; Küdüsü yönetenlerin, Karabağ işgaline karşı Ermeni işgalcilerin yanında saf tuttuğunu, Diosboranın  soykırım oyunun destekleyenler arasında olduğunu mutlaka görüp okuyor  ve bizim Filistin hayranlığımza  bir anlam veremiyor olmalı.

Türk milleti önce, Türkiye  Cumhuriyetine sahip çıkmalı, demokrasiyi korumalı; kendi topraklarının işgaline izin vermemeli.

Önce Vatan!