necatikavlak03 @ hotmail.com

                                                           

Bu gün 19 Mayıs!

Türklüğün şahlandığı bir gün! Düşmana savaş açıldığı, esarete meydan okunduğu gün bu gün!   

Kayıtsız ve şartsız bağımsız bir Türk devletinin temelinin atıldığı ilk gün bu gün!

Ne mutlu Bandırma Vapurunda olanlara!

 Ne  mutlu o günü yaşayanlara, ne mutlu 19 Mayıs’ı bize  Bayram olarak armağan edenlere...

19 Mayıs 1919 ile 19 Mayıs 2016 arasında, son 3 yılı saymazsak koskoca bir asır var!  

Şimdilik bu cümlenin altını kırmızı kalemle kalınca çizin!

Ne den mi?

Sohbetin sonuna geldiğinizde, sorunun cevabını kendiniz verecek ve kendinizle gurur duyacaksınız.

Şimdi gözlerinizi yumun ve altına oturacağınız, gövdesine sırtınızı dayayacağınız,

kalın gövdeli bir ağacın hayalini zihninizde canlandırın…

Sonra,  o ağacın altına bağdaş kurup oturun, sırtınızı güçlü gövdesine yaslayın.   

Başınızda ki şapkayı çıkartın önünüze koyun.  

Sarıktan, festen,  dolamadan söz etmiyorum.

Biliyorum şapka muhabbetini işitince, beyninizde şimşek çaktı,  jeton düştü.  

1919’da kimsenin başında şapka yoktu ki, dediğinizi duyar gibiyim.

Başı açık gezmek kimin haddine?

Sarıksız/ dolamasız gezmek, ancak gayrı Müslimlerin özgürlük alanı…

Çizdiğim profili bırakın hayal etmeyi, rüyada yaşamak bile; dinden çıkma- kâfirleşme sayılmaz mıydı, siz söyleyin.

İşte, Monarşinin- istibdat’ın, devriye gezdiği; tekke ve türbelerin iktidar olduğu, din alınıp din satıldığı bir dönemde:  Samsuna ayak Basan Mustafa Kemal : “Türk'ün haysiyeti, gururu ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa, mahvolsun daha iyidir” Demiş ve Milli mücadeleyi başlatmış.

İyi ki başlatmış!

 Varlığımızı,  birliğimizi, acı tatlı ne yaşamış- ne görmüş ve geçirmişsek; hepsini başlatılan o mücadeleye borçluyuz.

Sosyal medyada çok sık kullanılan ”Olmasan olmazdık” sloganı tamı tamına 1919’u anlatıyor.

Bin dokuz yüz on dokuzdan bir asır sonra BOP eş başkanı diyor ki, "Türk tarihini 1919'dan başlatan tarih anlayışına karşıyım..." 

Karşı olmasaydın şaşardı Türk Milleti.

Demek ki bu gün iktidar olanlar, has bel kader: 1919’da iktidar olsalardı, yanmıştı gülüm keten helva!

Ya İngiliz’in mandası, ya da ABD’nin eyaleti olacaktı Anadolu...

 Böylesine kutsal bir mücadeleyi, “Fikri Hür, Vicdanı Hür, İrfanı Hür”  olmayan, biri başlatabilir mi?

Bu soruyu okuyunca bıyık altından güldüğünüzü gördüm.

Gülümsemeniz yeteri kadar açık bir cevap, başka söze gerek yok!

Arif olan ne dediğinizi anladı.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramınızı en coşkulu içten duygularla kutlarım.