necatikavlak03 @ hotmail.com

Çocukluk arkadaşım Ala Karga, yine nefes nefese uçarak çıka geldi ve bostan korkuluğu üstüne teklifsiz kondu!

Hem Yorgun hem de korkmuştu, konuşmaya mecali yoktu desem abartı olmaz.

 Eli ayağı tir tir titriyordu.

Telaşla kalktım, yanına yaklaştım, hoş geldin bile demeden; hayrola neyin var diye lafa giriverdim.

Durdu, bir süre yüzüme baktı, çocuk senin olup bitenlerden hiç haberin yok mu diye sordu. 

Senin ki de laf mı, neden nasıl haberim olsun?

Görmüyor musun, koca bir tarlada tek başıma kavun karpuzla arkadaşlık ediyorum. 

Sen de gelip gitmesen ne arayanım var ne de bir haber getirenim diye gülümsedim.

Yüzüme baktı,  nefesini toplar toplamaz, makineli tüfek gibi konuşmaya başladı.

Ayol memleketin üstünde karabulutlar devriye geziyor.

Fırtına mı çıkar, dolu mu yağar, ne hasar verir hiç de belli değil, burnuma çok kötü kukular geliyor dedi…

Havayı biraz yumuşatmak için takıldım, senin burnun koku da alıyor mu?

Şaka yaptığımı anladı, hafifçe gülümsedi, şakanın hiç sırası değil; ciddi şeylerden söz ediyorum ciddi dedi.

 Sen bana aldırma, anlat neler oluyor ne bitiyor kulağım sende,  gözüm bostanlarda diye takılmayı sürdürdüm.

Önce şuraya bir tas su koy, konuşacak halim mi kaldı, dilim damağım kurudu dedi.

Haklıydı karga, bir karpuz kabuğunun içine biraz su döktüm önüne koydum.

Ardı arkasına birkaç yudum aldı sözümü hiç kesmeden dinle dedi.

Başımı olur anlamında iki kere salladım ve sustum.

-Rus askeri Esed güçleri ile birlikte Türkmen Dağı’nı saldırmış ve almaya başlamış…

-Bayır bucak Türkmenleri, Esed güçleri ve Rus uçaklarının bombardımanı nedeniyle Türkiye sınırına yakın güvenli bölgeye ulaşmak için kaçıyorlarmış.

-Türk jetleri sınır ihlali yapan Rus Savaş uçağını düşürmüş, Rusya Devlet başkanı Putin: sırtımızdan bıçaklandık diye hayıflanıyormuş.

-ABD başkanı Obama’da “Türkiye’nin kendi hava sahasını koruma hakkı var” diye siymiş…

O anlatıyor ben ağzını açmış tepki vermeden dinliyorum.

Bir ara durdu kanadının ucuyla burnuma dokundu,   orada mısın dedi yine başımı evet anlamında öne eğdim ve anlatılanları dinlediğimi onayladım.

Bitmedi dedi daha bitmedi, anlayacağın ortalık toz duman. Türkiye bu krizi nasıl atlatacak bekleyip göreceğiz! Her kafadan bir ses çıkıyor.

Felaket tellalları savaş senaryosu yazmaya başladı bile diye de ekledi.

-Rus hava kuvvetlerine ait savaş uçakları, Türkiye sınırları yakınlarında yardım TIR’larını vurmuş.

Bu sıcak ve flaş habermiş, hava saldırısında 3 yardım gönüllüsü yaşamını kaybetmiş.

-Moskova’nın en saygın askeri analisti olan Pavel Felgengauer Türkiye ile Rusya arasında savaş olabileceği ihtimali yüksek diye yorumluyormuş.

Daha neler neler?

Mübarek karga değil de doğan Haber ajansı savaş muhabiri sanki. 

Dur dedim yahu dur!

Yüzüme baktı ne diyeceğimi merak etmiş olmalı ki sustu…

İyi konuşuyorsun, güzel de anlatıyorsun.  Senden iyi bir muhabir olabilir ama bu bulutlar nasıl dağılır?

Fırtına başlamadan, hasar vermeden nasıl önlenecek, bir çözüm yolu yok mu dedim.

Olmaz olur mu elbette var dedi. 

Dikkat kesildim baktım yüzüne.

Çözüm var da uygulayacak devlet adamı var mı onu ben bilemem dedi.

Sen söyle hele dedim.  

Güldü!

Çözümü herkes biliyor zaten,  daha önce Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye’nin Dış Politikası için bir ilke koymuş; “Yurtta Sulh, Cihan’da Sulh” işte anahtar bu sihirli sözde, Dış Politika “Yurtta Sulh, Cihan’da Sulh” çizgisine geri dönmeli.

BOP Eş Başkanlığı bırakılmalı.  Türkiye Cumhuriyetine sahip çıkılmalı. Osmanlı Ruhu çağırmaktan sarfı nazar edilmeli. Vs vs…

Ve ilave etti, devleti yöneticisi İmam olmamalı,  devlet adamlığı dünya işidir, İmamlar ahretle uğraşır diye de ekledi.

Sözü bitince duramadım devlet adamında aranan Vasıflar ne olmalı diye fısıldayıverdim. Yüzüme sende hiçbir şey bilmiyorsun der gibi baktı.

Alınmadım desem yalan olur!

Bilgiç bilgiç Balasagunlu Yusuf Has Hacip asırlar önce (1068-1070) yıllarında  “Kutadgu Bilig’i” yazdı ve yol gösterdi onu okumak bile iyi devlet adamı olmak için yeter dedi.

Korkuluğun üzerinde sıkılmıştı, ayaklarını geriye doğru uzattı, kanatlarını açıp bir iki hareket yaptı sonra bana eyvallah deyip uçtu ve gitti.  Ben yine keleklerle baş başa kaldım…