necatikavlak03 @ hotmail.com

Yine içimiz acıyor, yine canımız çok yanıyor. Terör bir gün İstanbul’u, bir başka gün Midyat’ı vuruyor.

Yazı başlığını havadan sudan koydum ki, şu mübarek ramazan da moraliniz bozulmasın, tatiliniz zehir olmasın.

Ne yazık ki gündemdeki yüreğimizi dağlayan acılar, kalemimizin havadan sudan yazmasına izin vermedi.

İki günde 18 şehit vermişiz.

Ateş düştüğü yeri alev alev yakmış.

Dumanı şehit yakınlarını gözyaşına boğmuş!

Kimin umurunda?

İstanbul’da Beyazıt Karakolu ile Vezneciler otobüs durağı arasında polise yönelik düzenlenen bombalı saldırıda, altı Çevik kuvvet polisi şehit!

Beş sivil vatandaşımız da hayatını kaybetti. Aynı patlamada 2’si ağır 35 kişi de yaralı.

Hakkâri’den de acı haber var. İki askerimiz şehit, 4 asker yaralı.

Terör saldırısına hedef olmadığımız, şehit vermediğimiz acı bir günümüz bile yok.

Midyat’taki terör saldırısında gencecik iki kadın polisimizi şehit verdik! Sivillerden de Üç ölü 51 yaralımız var!

Gazeteler, bombalı saldırıları, onlarla ifade edilen şehit haberlerini, sıradan haber gibi verirken; yasal olarak “görevleri ile ilgili işlemlerden” sorumlu olmayanlar, uzun menzilli devlet jetine atlayıp, tüyü bitmemiş yetimin hakkı ile alınan yakıtla 18 bin 800 kilometre yol kat etmekte hiç beis görmüyor.

Filistinlilere ağıt yakanlar, Rabia’ya gözyaşı dökenler, devri iktidarlarında Cennet vatanı Filistin’e çevirmeyi başardı.

Midyat’ı vuran teröristin şehit ettiği, Nafize Özsoy’un ve de Şerife özden Kalmış’ın Rabia’dan ne eksiği var?

Vatanı için şehit düşen iki kahraman kadınımızın cenazesi yerdeyken, Clay’ın cenazesine katılmakta neyin nesi diye sormak milletin hakkı değil mi?

Yetmişli yılların Efsane Ağır sıklet boks şampiyonu, Muhammet Ali Clay’ı bütün dünya insanlarının sevdiği kadar,  Türk Milleti de seviyor.

Her gün düzineyle şehit cenazesi yerdeyken, şehit cenazesine katılmak yerine; milyonlarla telaffuz edilen devlet imkânlarını kullanarak, Clay’ın cenazesine katılmanın bir gerekçesi var mı?

Biliyorum, gerekçesi olsa cenaze kalkmadan geri dönülmezdi diyor ve acı acı gülüyorsunuz.

Bir kısmınız acı acı gülerken, bir yarınızda ramazanda günaha girmemek için   “La Havle Vela” çekiyor…

Kalemim diyor ki,  olup bitene hepiniz şahitsiniz. Hepimize doğru bildiğimizi söylemek düşer.

Huzuru mahşerde elbette hesap günü gelip çatınca, aile boyu yetim hakkı ile seyahat edenlere, havadan sudan satırlarımızla birlikte siz değerli okuyucular da şahit olacaksınız.

Ne demişti Veda Hutbesinde Hz Muhammed? “ Şahit ol ya Rab! Şahit ol, ya Rab!”

Bu günlere de Şahit ol, ya Rab!