necatikavlak03 @ hotmail.com

                                            

Cennet vatanın kutsal anaları! Trakya’dan Karadeniz’e, İçanadolu’dan  Duğuanadolu’ya; Güneydoğu’dan, AK Deniz’e ve oradan Ege ve Marnara bölgemizdeki kadınlarımıza bir çift

sözüm var.

Biliyorum ki bu yazyı okuyorsanız, bilişim çağında, işetişim araçlarını da kullanıyorsunuz.

Öyleyse benim ne dediğimi, niçin size seslendiğimi de çok iyi anlayacak, tereddüt ettiğiniz yerde arşivlere girerek doğru söyleyip söylemediğimi sorgulayacak donanımdasınız.

Bu gün sizlerle, siyasetin çok istismar ettiği, diyanetin boğazınıza yapıştığı; hayatınızı zehir ettiği kıyafet üzerine söyleşelim konuşalım istiyorum.

Keşke yazı aralarına resim serpiştirecek donanımda proğramım olsaydı da, yayı görsellerle

destekleyerek sunabilseydim.

Biliyorsunuz, ülkemiz gündemini uzun süre işgal eden; laik cumhuriyete ve de kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e saldıranların anadolu kadınına dayattığı baş örtüsü ve kıyafet  üzerinden;

makam mevki; mal mülk ve kazanç  elde edinilen bir konuyu dikkate sunmak: üzerinde ciddi ciddi düşünelim istiyorum.

Aklınızdan geçenleri biliyorum. Önümüzde Anayasa değişikliği varken, Türkiye referanduma kilitlenmişken bu da nereden çıktı diye gözlerimin içine bakarak soruyorsunuz.

İşte ben de tam bunu düşünmeniz için gündemime aldım, konuşalım istedim.

Görünen o ki kendilerini kılık ve kıyafetleriyle iktidara yakın hissedenler, sırf bu yüzden peşinen siyasi iktidara boyun eğecek.

Çocuklarının geleceğini, torunlarının istikbalini göz göre göre  riske atacak., bu yüzden olanlara  seslenmek istiyorum.

Anadolu’da kendini ayrı etnik kökenlerden kabul eden onlarca kültürel davranış ve oluşum mevcut.

Bu kültürel yapıyı ayrıştırmak ve ayrştırdığı toprakları, arpalık olarak ekip biçerek mal mülk ve saltanat elde edenler; ne zaman ekrana çıksa; ormanın içindeki, çamı, köknarı, ladini, kestaneyi, meşeyi sayarak korulukları çoğaltıyor.

Bir de işin içine din girince, yeme de yanımda yat! Artık bu topraklara ne ekersen 1/10 değil 1/100 veriyor.

Halbu ki orman içindeki ağaç tür ve nevileri/ envaliyle ormandır. Onları birini diyerinin içinden ayıklasak, tek tür kalsa; o zaman orman diye bir şey kalmaz ki! Hangi ağaç türü varsa o türün korusu olur. mesela çamlık, meşelik vs gibi.

Milletimizi ayrıştıranların Cumhuriyeti yok edip, yerine tek adam rejimi ikame etmek istiyenlerin oyununu bozmak siz 7 bölgenin kadınlarına kaldı.

Onun için  coğrafyamızda değişik kültürleri benimseyerek yaşayan, kadınlarımızın, kıyafetlerine bir göz attım.

Hiçbir gölgemizin kadın kıyafeti: ne iktidarın dayattığı, ne de din adına diyanet ve cematların biçimlendirdiği kıyafet bizim coğrafyamızın kadınlarının giydiği ortak kıyafet değil.

Ne karadeniz bölgemizde yaşayan kadınlarımızın kyafeti, ne doğu ve güneydoğuanadolu bölgemizdek bacılarımızın kıyafeti, ne de diğer bölgelerimizdeki analarımızın kıyafeti; iktidarın dayattığı kıyafet köklerimize ait değil.

Hele baş örtüsü diye dayatılan örtünme biçimi, kara çarşaf, peşe : bu çoğrafyada takılan örtülen bir aksesuar değil.

Türk Kadınları, Kürt kadınları, Çerkezler, Gürcüler, Lazlar diye ayrıştırılan kültürel farklılıklar; tarih boyunca bu kıyafetleri asla giymemiş.

Bizi biz yapan, kültürel kıyafetlerimize bir bakın! Bu coğrafyda yaşayan bütün etnik kültürlerin kıyafetleri değişik olmakla birlikte bir birindeb çok farklı değil.

Siyasi düşüncesi, kılık kıyafeti, yaşadığı bölge; etnik kökeni ve kültürü ne olursa olsun: şimdi aynı idealde birleşme zamanıdır.

Anadolu topraklarında gözü olan, emellerine ulaşmak için her yolu deneyen; emperyalist yayılmacı güç  istikbalimiz için iyi plan yapmıyor iyilikte düşünmüyor.

Bizi muhasır medeniyetten uzaklaştırmak, tek adam rejimine doğru yelken açtırmak için: Oğuz Hakan Göktürk’ün ifadesiyle; içimizdeki “BAGRATUNİLER ” vasıtasıyla milletimizi dize getirmeye çalışıyor.

Sormak istiyorum bu oyuna gelecek, yatak odamıza girmek isteyenlere kapıyı açacak mıyız?