necatikavlak03 @ hotmail.com

Dün on Kasım’dı! Gam ve kederimiz sonsuz,  özlemimiz sınırsız. Nasıl özlemeyelim ki?

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, çağın gerçek lideri, Büyük Asker ve Devlet adamı;  Atatürk’ün ebediyete intikalinin üstünden, koskoca 77 yıl geçmiş.

 Dile kolay!

İlelebet payidar olacak dediği Türkiye Cumhuriyetinin “İstiklali ve istikbali” dalgalı sularda pusulasız bir gemi misali tek adam rejimine doğru yüzerken; Vatan’ın bir bölgesinde, Türk Askeri ve Polisi, zırhlı araç olmadan; kendi öz yurdunda elini kolunu sallayarak başı dik ve korkusuz, yürüyemezken: Atatürk’ü yâd etmek çok daha anlamlı değil mi?

Uğruna seve seve canını verdiği topraklarda işgal ordusu muamelesi ile yüz yüze Türk Ordusu ve Polisi…

Gün geçmiyor ki hain bir kurşun can almasın, gün geçmiyor ki bir ocağa alev alev ateş düşmesin.

Ana evlatsız, gelin kocasız, çocuk babasız kalmasın!

Bunlar olup biterken değişmeyen tek şey, Ekrana düşen ve manşete çıkan demeçler…

Neymiş efendim ,”PKK’nın beli kırılmış” mış,  bilmem şu kadar “Terörist etkisiz hale getirilmiş “ miş;

hep mişli, mışlı masal tadında kulağa hoş gelen bayat sözler.

 Memleketin  “ahval ve şeraiti” bu haldeyken biz 77 yıl önce ölümsüzlüğe yolcu ettiğimiz

Mustafa Kemal’i andık!

Keşke anıtkabirde huzura varınca, bize hedef gösterdiğin “muasır medeniyet” yolunda büyük mesafe kat ettik. AB’ ye üyeliğimiz oy birliği ile kabul edildi.  ABD, Rusya ve Çin’le at başı yarışıyoruz.

Güneş sisteminin ötesine taşan bilim ve araştırmalara imza atan bilim adamlarımız var.

Üniversitelerimiz araştırma ve geliştirme (ARGE) ağırlıklı eğitimle dünya devletleri ile yarış içinde.

Devrim ve inkılâplarına yenilerini kattık! Türk kadına verdiğin hakları daha geniş alana yaydık,

Çağ ötesine koşarak ilerliyoruz! Çizdiğin misakı milli sınırları içinde hedef gösterdiğin, ”Yurtta Sulh Cihanda Sulh”  felsefesine yürekten bağlı kalarak mutlu mesut yaşıyoruz. Diyebilseydik…

Ne yazık ki devlet erkânı içinde bulunan ve de Atatürk’ü anma merasimine katılanların birçoğu onun açtığı çığırı kapatma, örtme eğilim ve sevdasında.

Söyledikleri, yazdıkları ve uyguladıkları taban tabana zıt olan kişilerle doğru hedefe ulaşmak hayal bile edilemez.

Türk Gençliğinin Atatürk’e verilmiş sözünü”Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe, durmadan yürüyeceğime ant içerim! Tekrarlayarak yazıya noktayı koyalım.

Mekânın Cennet Olsun ölümsüz Atam!