necatikavlak03 @ hotmail.com

Havuz medyasının Türkiye’yi, bir ahtapot gibi kuşatmasından sonra, Türk milleti doğru haber almaya hasret ve objektif bilgiye susuz.

Yandaş ekranlara düşen her görüntü, “imamın” değirmenine habire oluk oluk su taşıyor.

Millet, ne ağız tadıyla bir haber izleyebiliyor ne de açık oturumlardan keyif alıyor.  

Gün içinde ilgi çeken birkaç dizi yayına girmese ekran kararacak.

Uzun kış geceleri kendi kendine tombala oynayacak!

22 Mayıs Pazar günü akşamı, bütün ekranlardan vıcık vıcık yağ damlıyordu.

Elimde kumanda, saçımı başımı yolarak gezinip dururken, KRT TV ile göz göze geldik.

KRT TV Genel Yayın Yönetmeni, Ferit Atay’ın hazırlayıp sunduğu  “SORGULUYORUM” programı yayındaydı.

Cesur sorularla, bıçak sırtındaki konuları masaya yatıran ATAY’IN, iki değerli konuğunu görünce; bir oh çektim ve işte bu program izlenir dedim.

Konuklardan birisi Türk tarihçi ve yazar Sinan MEYDAN, öteki Temel Yayınlarının kurucusu ve yazar Osman Selim KOCAHANOĞLU.

Her iki konukta,  araştırmaları ve yazdığı eserleriyle kendilerini ispatlamış kimlikler.

Sinan Meydan, Artvin /Şavşatlı, O. Selim Kocahanoğlu Kayserili!

Biri Kara Deniz, öteki İç Anadolu bölgemizin iyi yetiştirdiği iki evladı.

İzleyicilerden e posta aracılığı ile gelen Atatürk’le ilgili sorulara verdikleri cevaplar belgelere dayalı, meclis tutanakları ile güçlendirilen cevap, atmasyon yok!

Satır aralarına sorulan soru ve verilen cevaplardan tırnak içinde vermeyi çok isterdim.

Lakin ne Meydan’ın ne de KOCAHANOĞLU’NUN canlı yayında, verdikleri cevabın yerini asla dolduramazdı.

Sırf bu yüzden sorulan soru ve verilen cevaplara yer vermedim. Arzu eden programı arşivden izleyebilir diye düşünüyorum.

Ben Ferit Atay’ı izlerken, Ankara’da ki  karagöz-Hacivat ortaoyunu  bitmiş,  gösteri sona ermiş; Vezir-i azam adayı, biat konuşmasını tamamlamıştı.

Bundan böyle Türkiye, demokrasiye veda etmiş,  tek adam rejimine doğru bir adım daha yaklaşmıştır.

Emperyalizmin gözü aydın! Her atışları hedefi 12’den vurmasa da, kıyıdan köşeden isabet ediyor.

İçimdeki bir ses,  22 Mayıs’a;  Türkiye’nin Kara Günü diyor. Umarım o ses yanılır, aklıselim uyanır!