gunduzmehmet198 @ gmail.com

" Kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle Allah mü'minlere büyük lütufta bulunmuştur."  (Ali İmran 164)

 

            Allah resulü kapsadığı zaman yönüyle diğer nebilerden farklı bir duruma sahiptir. Çünkü kendisinden önce gelen bütün peygamberlerden sonra da farklı şeriatlar / ahkamlar gönderilmiş ve neredeyse bütün nebiler kendisinden sonra gelecek olan peygamberin ismini dahi biliyorlardı. Yalnız Hz Muhammed'den sonra kıyamete kadar bir başka peygamber gelmeyecekti. Ve Resulullah bunu bilerek yaşadı.

            Her konuda önderlik yapacağı şuuru ile 23 yıllık nübüvveti esnasında daim bir eğitimci gibi davrandı. Yemesiyle içmesiyle hata öfkesi ile sürekli kendisinden sonra gelecekleri de kapsayacak örneklikler teşkil etti. Hitabeti, sosyal ilişkileri, aile durumu , çocuklarla ilişkileri, yetişkinlerle ilişkisi, savaş ve barış hukuku vs neredeyse bir insanın karşılaşabileceği bütün alanlarda yaparak yaşayarak rol model olmuştur. Bu yazımızda Resulullah'ın eğitimci yönüne kısaca değinmek istiyorum.

            Resulullah'ın eğitim metoduna baktığımızda, modern yöntemlerin tanımladığı kaba şekliyle bireyde kalıcı izli davranış değişikliğine odaklı bir yöntemle karşılaşıyoruz. Evvela eğitimde neredeyse en etkili model olan yaparak ve yaşayarak öğrenme yöntemini tüm sahalarda uygulamayı başarmıştır. Mesela namaz ve abdesti bir fiil kendisi göstererek ümmete öğretmiştir. Bazen kalıcı olması için eline bir çubuk almış ve yere şekiller çizerek hem duyuşsal hem de görsel olarak muhataplarına konuyu izah etmiştir.  yeri gelmiş çocuk yaşta birisini devesinin arkasına bindirmiş ve gezinti yaparak ona nasihatler etmiştir. Allah resulünün bir diğer eğitim metodu ise haziruna zihin dünyasına hitap edecek örneklerden bahsetmesidir. Vermiş olduğu misaller genellikle günlük hayatta karşılaşabilecekleri örneklerdi. Cehennemi anlatırken gece çölde soğuktan donmamak için yakılan ateşi ve etrafında uçuşan ateş böceklerini misal verirdi. Nasıl ki ateşi yakan kişi ateş böceklerini yanmaktan korumak için mücadele ediyorsa kendisinin de ümmet için böyle bir mücadele içinde olduğunu anlatıyordu ve bu şekilde modern eğitimin benimsediği somutlaştırma basamağını kullanmış oluyordu..

            Eğitimde cevher diyebileceğimiz çocuklara, Resulullah özel bir ilgi göstermiştir. Bazen başlarını okşayarak, bazen elini göğüslerine koyarak bazen de dizini dizine değdirerek muhatabını bütün alıcıların açık olma durumuna getirmiş  ve sonra da yaptığı nasihati gerektiğinde üç kere tekrarlayarak neredeyse hiç unutulmayacak şekilde aktarmıştır.

            Modern eğitim sistemine baktığımızda peygamberimizin göstermiş  olduğu ufkun doğrultusunda hareket ettiğini görmekteyiz. Çünkü genellikle eğitimciyi merkeze alan klasik yöntemlerden tutun da bireyi merkeze alan öğrenci merkezli çağdaş modellere kadar  yapılacak ne varsa bundan 14 asır önce peygamberimizde uygulamalı olarak görmekteyiz. Bu da gösteriyor ki Hz Muhammed kendisinden sonraki tüm çağları kapsayacak bir eğitim modeli belirlemiştir.

            Eğitimciler olarak Allah resulünün eğitim metotlarını kavrayabilseydik şu anda dünyaya Müslümanlar olarak eğitimde model olmuş olacaktık. Netice olarak kendi dönemindeki sorunları tereyağından kıl çeker gibi halleden peygamberimize bu asırdaki Müslümanlar olarak ne kadar da çok ihtiyaç duyduğumuz aşikardır.