necatikavlak03 @ hotmail.com

Beynimin içini uzun zamandan beri küçük bir kurt kemirip duruyor. İçinden çıksa kelebek olup uçar mı, yoksa bir ağaçkakan'a yem mi olur bilemem.

 

Kaç zamandan beri otur oturduğun yerde, çıkmak istediğin atmosfer sana göre değil dedimse de; söz dinlemiyor, afacan bir çocuk gibi tepinip duruyor.

Anladım ki daha fazla tepinmesine tahammül edemeyeceğim. Ne halin varsa gör deyip bırakacağım ki görsün dünya kaç bucak.

Dün bir kışlanın yanından yayan yapıldak yürüyordum. Kışla Duvarını kısa aralıklarla Mustafa Kemal Atatürk'ün fotoğrafları süslüyordu.

Beynimi kemiren o kurt resimleri görünce gülmeye, kriz tutmuş gibi kıkırdamaya başladı.

Hayrola dedim!

Açıkta bir şey mi gördün?

Gözlerini, gözüme dikti, uzun uzun inceledi ve dudağında yayılan gülümseme dondu kaldı.

Sana bir söyleyeceğim, ama düşünmeden cevap verme dedi. Söz ver diye de ısrar etti. Mecburen söz verdim.

Bak kardeşim, Terör örgütleri kandırıp dağa çıkarttıkları günahsız bebeleri kısa süre eğitimden geçirip, militan olarak yetiştiriyor.

Militan gençler kendi askerine kurşun sıkarken düşmana kurşun sıkmış kadar rahat ve gururlu.

Diyorlar ki git çoluk çocuk yaşlı, kadın kız öldür, hiç tereddüt etmeden bir köyü basıyor, kendi köylüsünü, acımadan kurşuna dizebiliyor.

Bu örnekleri uzatmanın imkânı var, lakin anlamı yok!

Biz buradan yola çıkarak biz analiz yapalım.   

Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre her Türk Vatandaşının 2 asli görevi var.

Birisi askerlik yapmak, öteki oy kullanmak!

Dediklerim de bir yanlış var mı diye sordu!

 Doğrusunu istersen bu soruya yanlışın var diyen bir babayiğit çıkmaz. Ben nasıl yanlış deyim?

Haliyle boynumu büktüm.

Beni boynu bükük görünce sıkı dur dedi. Şimdi taşı gediğine koyacağım sen de şaşıracaksın diye de ilave etti.

Şaşkın şaşkın yüzüne baktım!

Ben ona akıl verirken, dışarı çıkma diye uyarırken o beni şaşırtan çarpıcı analizler yapıyordu.

Yüzüne bakıp kalmışım.

Dedi ki şaşıracak bir şey yok! Sen duvarda Atatürk'ün resimlerini gördün, gururlandın.

Bu resmi buraya asanları Atatürk ilke Ve İnkılâplarına bağlı zannediyorsun. Hâlbuki kazın ayağı hiç düşündüğün gibi görünmüyor dedi.

Şaşkınlıkla saçmalama diye çıkıştım!

O gülmeye devam etti. Biraz önce sana bir şey söyledim.

Dağa kaldırılan bir çocuk-genç her neyse 4 ayda militan olup adam öldürecek hale geliyorsa; bir zamanlar 30 ay, 24 ay şimdi 1 bir yıl 8 ay gibi sürelerle askeri eğitim alan Türk gençleri neden Atatürkçü olmadı diye sordu...

Beynimde şimşek çaktı, yüzüme hüzün düştü!

Devam etti,  bir zamanların irticacıları; yeni dönemin Paralelcileri, insanları ışık evlerinde, ders bahanesiyle toplayıp; beynini yıkıyor, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı yetiştirebiliyorsa; TSK neden yasal olarak silâhaltına aldığı Türk gencine Atatürk sevgisi aşılayamasın?

Cami İmamları kuran kursu adı altında Şeriatçı yetiştiriyor da TSK neden Eğittiği Gençlere Atatürk'ü sevdiremiyor?

Bu soru cevap bulmadan Türkiye düzlüğe çıkmaz, çıkamaz diye de ekledi...

Ve tarih bir kere Mustafa Kemal Atatürk gönderdi. Bir daha onun gibi dahi ne zaman gelecek kimse bilmez diye de noktayı koydu.

Şimdi düşünme sırası bendeydi. Beynimi kemiren kurtçuğun düşündüğü şeyi ben neden akıl edemedim diye dizime vurup duruyorum.

Ya siz ne düşünüyorsunuz?

Beynimi için için kemiren kurt haklı değil mi? Vallahi tartışmaya değer ve de sorgulanmalı diye düşünüyorum.