necatikavlak03 @ hotmail.com

Her geçen gün 16 Nisana bir adım daha yaklaşıyoruz. Onun içindir ki gerçekleri bütün çıplaklığı ile ortaya koyma, karanlığa acil mum yakma mecburiyetimiz var.

İktidar yandaşları, daha referandum milletin onayını almadan, gemi azıya aldı çılgınca koşuyor.

Karanlık yüzleri çabuk gün ışığına çıktı. İntikam hırsıyla Türkiye Cumhuriyeti ve  Onun kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi şahsına karşı kinlerini kusmaya başladılar.

 Daha önce Rize’de Atatürk anıtını söküp kaldıran karanlık zihniyet,  şimdi Denizli’de hortladı.

Atatürk Stadyumu levhasını söküp götürdü. Halkın tepkisi karşısında, çeşitli yalan dolan mazeret uydurdular- getirip geri yerine koydular. Gerçek  gün ışığı kadar açık. Çalınan mızrak kılıfa sığmıyor, gizlenmek istenen düşünce  asla kamufle edilmiyor.

17 Nisan’da ben nerede hata yaptım diye dizimize vurmak  istemiyorsak günü doğru okuma mecburiyetimiz var.

Denizli'de yaşanan rezaleti duyduğunuzdan eminim. 

 İşte 16 Nisan’da referanduma gidiş sebebimiz tam da bu! Cumhuriyetle hesaplaşmak. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu çağdaş laik Parlamenter  rejimi; bir kuşa benzetmek.

İktidar, Cumhuriyetle, demokrasiyle, çağdaşlıkla; kavgalı…

Meydanlara, koruluklara, parklara demokrasi meydanı levhası yazıp asmakla  demokrat olunmadığı ortada.

Cumhuriyete tahammül edemeyenler, milletin değerlerine sahip çıkar gibi görünerek: sahip çıkılan birliğimizin mayası, bütünlüğümüzün harcı, milliği değerleri tek tek hafızamızdan siliyorlar.

Bu coğrafyanın  kadim milletine,  kadınına kızına; gencine yaşlısına herkese açıkça sormak istiyorum.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin,  eşit Anayasal haklarına sahip bir birey mi olmak istersiniz? Yoksa iki dudağı arasından çıkan her söz ferman olan, tek bir  adama biat etmeyi,  kulu olmayı mı tercih edeceksiniz?

Yaklaşık 100 yıl önce,  saltanat tedavülden kalktı, Türkiye Cumhuriyeti kurulurken kendine; muasır medeniyeti hedef seçti.

Atatürk,  insanı, insan yerine koyan bir rejim  kurdu, birçok inkılâp la medeniyete giden yolu açtı ve kurduğu rejimi Türk Gençliğine bıraktı.

 Sormak istiyorum, Saltanatı Hilafeti kaldıran,  Atatürk’ün adı; niçin iktidarı rahatsız ediyor?

Aziz Türk Milleti, 16 Nisan’da sandık önüne gelince, işte bu soruya cevap vereceksin! Yalnız bu soruya mı?

Daha fazlası var! Mesela: 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlansın mı kalksın mı?

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını kutlayalım mı kaldıralım mı?

30 Ağustos Zafer bayramını Kutlamak ister misin istemez misin?

29 Ekim Cumhuriyet bayramını istiyor musun istemiyor musun?

Türkiye eyaletlere bölünsün mü, bir  bütün olarak kalsın mı kalmasın mı?

Devletin adı Türkiye Cumhuriyeti olarak mı kalsın yoksa  TC kalksın mı?

Gazeteci  yazar Levent Gültekin diyor ki, Referanduma  sunulan 18 maddelik Anayasa değişikliği ile  milletin

“Yatak Odasına Girmek İstiyorlar” …

Türk milletinin yatak odası mahremidir! Türk Ceza kanununa göre de yatak odasına gireni öldürmek suç sayılmaz. Hane sahibine meşru müdafaa hakkı verir.  

Ne diyeceksiniz?

Yatak odanıza girilmesine isin verecek misiniz?  Güçlü  bir şekilde Hayır diye bağırdığınızı  duyuyorum.  

Yanılmadığım için mutluyum. Cumhuriyet çocuklarına da elbette cumhuriyete sahip çıkmak Yakışır.