necatikavlak03 @ hotmail.com

Milletvekili sayınız 3 yüzden çok.  Dişe dokunur muhalefet eden partide yok. Buna rağmen iktidar olamadınız kardeşim…

Yediğiniz önünüzde, yemediğiniz arkanızda! Hesap soracak kimse de yok.

Kendi kendinize hiç sordunuz mu, neden muktedir değilsin!

An(!)gara’nın göbeğinde, bir servis aracının içinde şehit olan,  yaralanan tabuta konan, hastanede tedaviye alınan sizsiniz siz!

28 şehit 61 yaralı verdiniz.

Terör bölgesinde şehit düşen, gazi olanlardan hiç söz etmiyoruz.

Bulunduğunuz makam, mevki ağlama duvarı değil ki?

Lafla peynir gemisi yürümüyor be kardeşim.

Milletin karnı, boş lafa tok!

Dilinize doladınız, “Kimse Türkiye’nin sabrını test etmeye kalkmasın” demeyi.

Kimse, Türkiye'nin sabrını denemiyor ki, altını oyuyor; köşe taşlarını çekiyor, kalbine hançer saplıyor.

Bunu görmek için müneccim mi olmalı?

Sınırlarımıza göz dikenler, vatanımızı parçalamaya yemin edenler, yeminlerine bağlı kalarak hançerini ha bire saplıyorlar kalbimize.

Milletim adına sormak istiyorum.

Siz neredesiniz ne işle meşgulsünüz?

 İktidar’ın asli görevlerinden biri de, emniyet ve asayişi sağlamak, vatandaşın mal ve can güvenliğini, korumak değil mi?

Cevabınız evetse, oluk oluk akan kan neden durmuyor?

Hayırsa, siz neden hala o koltuklarda oturuyorsunuz?

İsterseniz, Abdurrahim Karakoç’un aşağıdaki şu dörtlüğüne bir göz atın…

“İnsan kaçarsa itler saldırır emmi.

Dik duran insan iti yıldırır emmi.

Hele bir yiğitçe hücum eyle de gör,

İtler de, sahibi de çıldırır emmi”  

Karakoç’ un ifadesi ile dik durabiliyor musunuz kendi kendinize bir kere sorun ve de cevabını da kendinize verin.

Bilesiniz diye söylüyorum, milletin verdiği cevap evet değil.  

Anadolu’da yaşayanlar iyi bilir, dik dursaydınız,  itler saldırmaya cesaret edemez; aksine kuyruğunu bacağının arasına sıkıştırır arkasına baka baka kaçardı.

Görünen o ki kaçmak bir yana, her gün birilerini dalıyor.

Akan onca kanın vebali ve de sorumluluğu, taşları bağlayıp İti serbest bırakanların boynundadır.