necatikavlak03 @ hotmail.com

Tarihçi, araştırmacı yazar, 23 dil bilen Ali Narçın’ın;  dünya uygarlıklarıyla ilgili yazdığı 10 kitaptan oluşan bir set aldım ve okumaya başladım.

Kitapların adını tek tek saymayacağım. Teknolojinin imkân verdiği yerlerde, kitap resimlerini toplu paylaşacağım.

Kargodan iki gün önce teslim aldığım setin içinden  “NİL’İN EZOTERİK ÜLKESİ ESKİ MISIR VE İNKA’YI” eş zamanlı okumaya başladım.

 Okudukça, insan geçmişe ait çok ilginç bilgilerle tanışıyor. Ve öğrendiğin her yeni kelime,”Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir” diyen Sokrates’i hatırlatıyor.

Biliyorum Türkiye gündemi,  ateş topu gibi kıp kızıl!

 İktidar- ve muhalefet  ejderha gibi bir biri üzerine ağzından aşeş fışkırtıyor.

Bir tarafta, iktidar yakınlarının “Man Adasına gönderilen paralara ait basına dağıtılan belgeler öbür tarafta; ABD mahkemeye konuşan Reza Zarrab’ın itirafları…

Pislik diz boyu!

Yakalardan kir dökülüyor.

Dudaklarden  küfür fışkırıyor ve ben pür dikkat, eski Mısır uygarlığını okuyorum .

Şu sıralar 53. sayfadayım.

Bir cümle dikkatimi çekti! “ Mısır mitolojisi başlıbaşına bir tanılar üretme platformu şeklinde görülmektedir” diyor ve devam ediyor.

“Eski Mısır’da gök tanrıçası, Osiris, İsis, Neftis ve Sethin annesidir. “Ebedi anne” olarak bilinir. Bedeni yıldızlarla süslü olarak betimlenir. Bu da Nut’in kozmik hateketlerin  sembolü olduğunu gösterir. Hava Tanrısı Su ile Tefnut’un kızıdır. Yeraltı Tanrısı ya da toprak Tanrısı Geb’in karısıdır. Kimi zaman vücudu gökten yeryüzüne eğilmiş vaziyettedir. Babası Tanrı Şu, kolarını uzatarak Nut’u yükseklerde, yeryüzü ve kocası Geb’den uzak tutar. Kimi zaman evrenin üzerinde duran bir inek görünümünde betimlenir. Cinler ona destek olur. güneş’in annesi ve karısıdır. Her sabah altın bir dana doğurur. Dana büyüyerek gökyüzünün en yüksek noktasında boğaya dönüşür ve annesi Nut’u döller. Akşam olunca da güneş onu yutar. Sabaha kadar gebeliği devam eder. Mısırlılar ona “anasının boğası” adını takarlar.”

Mitolojik anlatım  böyle devam edip gidiyor. Biliyorum ,Türkiye gündemiyle Esik mısır mitolojisi arasında ne alaka diye binbir soru takılıyor aklınıza.

Bence yazılanları bir kere daha gözden geçirilirse, ya da olayı kaynağından detaylı bir şekilde  incelenirse; aradağki bağ bariz bir şekilde görülecektir.

Muhalefein açtığı kutudan çıkan belgelere,  daha ne olduğunu incelemeden koro halinde sahte diyenler; meclis araştırmasını sayısal çoğunluklarına dayanarak ret edenlerin altın dana doğuran mitolojik tanrılardan sizce  farkı var mı?

Ya da ABD mahkeme önüne çıkan Reza Zarrab’ın itiraflarını dinlemeden  reddenlerin; evrenin üzerinde inek görünümünde  betimlenen mitoljik anlatım ya da tanımdan ne farkı var?

İşte tam da bu yüzden, basının enine boyuna verdiği gündeme ait olayları, papağan gibi tekrarlamak yerine; hadiseye değişik bir pencereden, birlikte bakalım istedim.

Görmek isteyen gözlerini bağlasanız, gerçekleri görecek , görmek istemeynlerde parmaklarını göz kapaklarının üzerine koyacak; alemi görmeyecek, o almi görmeyince  dünya yok mu olacak?

Elbette Hayır.

Ülkemizde  gündeme bomba düşen   onca olayın bir tanesi Japonyada yaşansa, bırakın makam sahiplerinin koltuklarında  kalmasını, suçlamaya muhatap olanlar canına kıyar harakiri yapardı. Pişkinlikte üstümüze yok vallahi!