necatikavlak03 @ hotmail.com

                        

Eski bayramlar türküsünü bir zamanlar; eli kalem tutan, topluma yön veren, kamuoyu oluşturan, yazar çizer söyler zannederdim!

Yazılan makaleleri burun kıvırarak okur, Bayram her zaman bayramdır, türküsü mırıldanır, yazılanları nostaji olarak algılamak isterdim.

Şimdi anlıyorum ki eski bayramlarla, özellikle son 15 yıldan günümüze kutladığımız bayramlar çok farklı çok!

Aralarında sıra sıra dağlar var.

Bir zamanlar, dini bayramlarımız olsun, milli bayramlarımız olsun; toplumumuzun birlik beraberlik harcı/ çimentosuydu.

Bayram gelirken, milletin  içindeki kin ve nefret tohumları erir; düşmanlık duyguları sönerdi.

Yerinde, barış tohumları yeşerir , dostluk filizleri uzar; dargınlığa son verme tomurcukları sürgün verirdi.

Bayram sabahı da,  millet koyunla kuzunun buluştuğu bibi buluşur, kucaklaşırdı.

Şimdi öylemi ya?

Evet diyenin anlını karışlarım.

Bu gün, toplumun içindeki kırgınlıktan, dargınlıktan beslenen; düşmanlığı ha bire körükleyen baykuşların borusu öter, sesi gür çıkarr oldu.

Camilerimiz /mabetlerimiz; kutsal bellediğimiz değerlerimiz serçelerle dolu..

Habire kirletiyorlar.

Kargalar, Kabe’nin çatısı altında birbirinin gözlerini oyuyor.  

Yiyecek  arayan, baykuşlar, küçük kuşlar kabe çatısı altına tünüyor!

Haram -helal birbirine karıştı!

Ahlak çöktü. Yalan dolan tavan yaptı. Yalakalık /şaklabanlık pirim yapıyor.

Borsa  değerleri değişti, din alıp din satan kazanırken, dövizin, hisse senedi alıp satanlar  iflasın eşiğinde.

Dilerim ki:

Cennet Vatan’ın üstüne çöken tabi afet bulutları biran önce dağılsın!

Şafak erken söksün.

Zifiri karanlık biran önce son bulsun.

İnanan ve inanmayan, tüm ulusumuzun kurban bayramı mübarek ve  kutlu olsun!