Davutoğlu dün Çalışma Meclisi’nde ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın 175 tesisinin Atatürk Kapalı Spor Salonu’ndaki açılışında şunları söyledi:

KAZDIKLARI HENDEKLERE KENDİLERİ DÜŞECEK
“Güçlü hükümetimiz milletimizin hizmetindedir. Gücümüzü kırmak, çalışma azmimizi gölgelemek isteyenler beyhude bir çaba içindedirler. Türkiye’yi durdurmak isteyenler asla başaramayacaklar. Sosyal barışımızın önüne hendek kazanlar, barikat kuranlar kazdıkları hendeklere kendileri düşecektir. Siyaseti, demokratik düzeni zehirlemek isteyenler bu karanlık emellerine kesinlikle ulaşamayacaklardır. Terör bütün Türkiye’yi hedef alıyor, istikrarımızı, birliğimizi, dirliğimizi hedef alıyor ama terörün en büyük kurbanı son günlerde acı örneklerle müşahade ettiğimiz gibi yine bölge halkıdır. Terör örgütü, uyguladıkları kanlı eylemlerle, baskıyla, zulümle haklarını savunduklarını iddia ettikleri insanları göçe zorluyor, insanları evlerinden barklarından ediyor. Kalanları da öldürüyor, tehdit ediyor çünkü bölge halkı, o vefakâr, o bu ülkeye bağlı bölge halkı teröre asla destek vermiyor, kargaşaya teslim olmuyor. Bugüne kadar ihmal edilmiş bölgelerimiz varsa oralara gerekli yatırımları yapmaya özen gösteriyoruz. Biz bu projeler üzerinde çalışırken bölgenin hakkını savunduğunu söyleyen bir avuç eşkıya, sadece yakıyor, yıkıyor tahrip ediyor, vatandaşı yerinden yurdundan ediyor. İnsanlarımız işsiz, eğitimsiz kalsın istiyorlar ama bilsinler ki biz bunlara izin vermeyeceğiz. Onların kirli amaçlarını arkasındaki mihrakların kim olduğunu çok iyi biliyoruz. Bugün biz bu konuşmayı yaparken, Türkiye’yi bütün bir 78 milyonu ülkemizi tehdit eden bir ülkenin başkentinde Türkiye’yi suçlama cesareti gösterebiliyorlar. Bizim için bütün bir millet yekpare bir yumruktur.”

GERİLİMİ AŞIP YAPICI ELEŞTİRİLERE GEÇMELİYİZ

Siyasi partilere yönelik randevu talepleri hakkında da konuşan Davutoğlu, yeni bir gelenek başlatmak istediklerini söyledi. Böylelikle hizmete başlamadan muhalefet partileriyle görüşme yolunu açacaklarını belirten Davutoğlu şunları söyledi:

“Ümit ederim ki onlardan da aynı anlayışı görür, önümüzdeki 4 yılı, evet birbirmizi eleştirdiğimiz, birbirimizle gerektiğinde siyasi rekabet yapttığımız ama sonunda bu ülkenin menfaatini her türlü siyasi menfaatin üstünde tuttuğumuz bir dönem başlar. Biz kimlik siyaseti yapmıyoruz. Başkaları gibi kuru bir milliyetçilik, kuru bir cumhuriyetçilik yapmıyoruz. Suni gerilimleri aşarak yapıcı eleştirilere geçmeliyiz. İnşallah karşılıklı hassasiyetle bu yapıcı ortamı kurarız. Ülkemiz sözkonusu olduğunda tüm siyasi partiler görüş ayrılıklarını bırakarak, ortak tutum sergilemek zorundayız.”