Milliyet'ten Senem Aydın'ın röportajı...

-"Uzaklarda Arama" Yeşilçam tadında bir film olmuş...


Yağmur Ünal: Evet, Yeşilçam'a göndermeler var. Yeşilçam'da gerçekçi filmler yapıldığı gibi masallar da anlatıldı ve bu masalları seyirci çok sevdi. Biz de burada bir masal anlattık. Çağdaş versiyonu gibi. Bu benim ilk filmim. O yüzden açıkçası çok heyecanlıyım ve mutluyum. Yeri her zaman başka olacak.


Kaan Urgancıoğlu: Ben okuduğum anda içinde olmak istedim. Özellikle Türkan hanımın ismini duyduğumda bu yola birlikte çıkmak istedim. Onun gibi bir duayenin oyuncu olarak bana görev vermiş olması en başından beri değerli hissettiriyor. Umarım bunun karşılığını vermişimdir. Bu film, sinematografimde önemli bir yere oturacak.

"Kaan bir gülüş oturttu, ona herkes bayıldı"

-Yağmur Hanım, filmin aynı zamanda yapımcısısınız. Projeyi hayata geçirme sürecinden bahseder misiniz?

Yağmur Ü.: Ben bir film yapmak istiyordum, bir hikaye arayışı içindeydim. Bir gün eski ekibimden arkadaşlarımla annemi tanıştırdım. Sohbet sırasında annem, yıllardır yapmak isteyip de yapamadığı projeleri anlattı. Biriktirdiği haber kupürleri var. Şehirdeki bir pavyonun küçük bir kasabayla tanışması üzerine bir haber gösterdi. "Bundan çok güzel bir komedi filmi çıkar" dedim. Onur Ünlü'ye "Yazar mısınız?" dedim, kabul etti. Anneme "Yönetir misin?" dedim, onay verdi. Sonrası hızlı gelişti.

-Oyuncu seçimlerini nasıl yaptınız? Kaan bey projeye nasıl dahil oldu?

Yağmur Ü.: Cast konusunda çok şanslıyım, o şansla da bir araya geldik. Kaan da role cuk oturdu. Senaryoda yazılanın dışında kendinden eklemeler yaptı ve çok güzel bir karakter yarattı. Mesela bir gülüş oturttu, ona herkes bayıldı. Seyredenlerin yorumu bu, gerçekten çok beğeniliyor.


Kaan U.: Şansın ötesinde hakikaten o kadar temiz kalplisiniz ki... Şansı da getiren temiz kalbiniz bence.

Yağmur Ü.: Çok güzel bir ekip olduk. Bu enerjinin seyirciye yansıyacağını düşünüyorum. Oyunculardan teknik ekibe gerçekten çok iyi anlaştık. Aile gibiydik.

- Yağmur Hanım, annenize hayranlığınızı sık sık dile getiriyorsunuz. Türkan Şoray'la çalışmak nasıl?

Yağmur Ü.:
Tabii ki hayranım. Çekimlerde tek tek ilgilendi herkesle.

Kaan U.: Tabii hayranıyız. Benim de kanıksadığım bir durum. Türkan Şoray, Kadir İnanır star deyince akla ilk gelen isimler. Türkan hanımla ilk karşılaştığımızda yanından ayrılamadım. Far tutulmuş tavşan gibi kaldım. Türkan hanım bana bakıyor, gitmem lazım ama gidemiyordum. Çekimlerde de çok yardımcı oldu.

"Kendimi beyazperdede görmek çok tuhaf geldi"

-Yönetmen koltuğuna oturunca annelikten çıktı mı? Çekimlerde karşınızda anneniz mi, yönetmen mi vardı?

Yağmur Ü.: Hiç anne-kız gibi değildik, tuhaf bir denge oluştu. Sahnelerim olduğunda oyuncu yönetmen, sahnelerim olmadığı günlerde yapımcı yönetmen gibiydik. İlk defa anne-kız gibi hissetmedim, çok değişikti. Aslında bir rolü oynasam mı oynamasam mı diye son dakikaya kadar tereddüt ettim. B planım bile vardı oyuncu konusunda. Annem, "Deniz karakterini sen oyna" dedi. Sonra düşündüm, "Annem 50 sene ne yaşadı, bunu hissetsem mi acaba?" diye. Kamera önü duygusunu yaşamak istedim. Hem bir anı oldu bizim için. İnşallah oyuncuların arasında sırıtmamıştır, duyguyu geçirebilmişimdir.

-Nasılmış kameranın önünde olmak?

Yağmur Ü.: Çok güzel. Tabii çok deneyimsizim, nasıl olduğunu bilmiyorum. Kendimi beyazperdede görmek çok tuhaf geldi. Alışamadım. Yabancı geliyor. Ee hayatımda ilk kez kendimi perdede, ekranda gördüm. "Aa benim böyle mimiklerim mi varmış?" diyorum. Garip bir duygu. İnşallah beğenilir.

-Rol için özel bir hazırlığınız oldu mu?

Yağmur Ü.: Çok isterdim çalışarak role hazırlanmak ama yapamadım. Yapımcısı da olduğum için daha çok başka şeylerle uğraşmak zorundaydım. Mesela tam sahneye çıkıp şarkı söyleyecekken gelip hesap Kitap işlerinden bahsediyorlardı. Sekiz hafta boyunca Muğla'dan hiç gitmedim.

"Tayfun pavyon müdavimi, Deniz hayal dünyasında"

-Filmde canlandırdığınız karakterlerden bahseder misiniz?

Kaan U.: Tayfun ailesinden kalanlarla hayatını idame ettiriyor. çalışma zorunluluğu yok. Kasabadakiler arasında şehre en sık inen, çapkın, bıçkın biri. Pavyon müdavimi.


Yağmur Ü.: Deniz hayal dünyasında yaşayan biri. Kafası yerinde değil, Leyla gibi. Fazla konuşmayan, dans edip şarkı söyleyen, çocuksu ruha sahip bir kadın.

Yağmur Ünal: "Annem oyunculuğumu doğal buldu"

-Anne-kız ilişkiniz nasıl?

Birbirimize çok fazla düşkünüz. Arkadaş gibiyiz. Annemle her şeyimi konuşurum. Ne mutlu bana ki beni anlayan, empati kurabilen bir annem var.

-Oyunculuğunuzu nasıl buldu?

Annem beğendi. Doğal buldu. Bazı yerlerde kendine çok benzettiğini söyledi.

-Yeni projelerde görecek miyiz sizi? Oyunculuğa devam edecek misiniz?

Teklifler var, bakalım. Yapımcılık tam gaz devam edecek. Evde senaryolar bekliyor, yeni fikirleri hayata geçirmek için heyecanlıyım.

"Gişe beklentisi kurmamak lazım"

-Gişe beklentiniz nedir?

Kaan U.: İnşallah seyirci beğenir.

Yağmur Ü.: Gişe beklentisini hiçbir zaman kurmamak lazım, o zaman mutsuz olursunuz. Çünkü bu iş hiç belli olmuyor. Çok gişe beklediğin bir film hiç gişe yapmayabilir. Çok mütavazı başlayan bir iş ise çok patlayabilir. O yüzden hiçbir fikrim yok.

Favorileri "Selvi Boylum Al Yazmalım"

-En beğendiğiniz Türkan Şoray filmleri?

Yağmur Ü.: Klasik olacak ama "Selvi Boylum Al Yazmalım"... "Dila Hanım"ı, "Hayallerim, Aşkım ve Sen"i çok severim. Annemin çok komik filmleri de vardır.

Kaan U.: Ben de klasik olarak "Selvi Boylum Al Yazmalım"ı severim. Güncel işlerinden Haluk Bilginer'le oynadığı sitcom'u ("Tatlı Hayat") söyleyebilirim. Yaptığı her iş hayran olunası.