İstanbul Aydın Üniversitesi'nin düzenlediği konferensta 'Dünyada ve Türkiye'de Üstün Yeteneklilerin Eğitimi' değerlendirildi.

Üniversitenin Florya Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen ve iki gün süren 'Uluslararası Üstün ve Özel Yetenekliler Eğitimi Konferansı'nda, üstün yeteneklilerin kapasitelerine uygun eğitim almadıkları takdirde hem bu yeteneklerinin körelmesine hem de psikolojik olarak sıkıntıya düşmelerine yol açacağına vurgu yapıldı ve “üstün zekâlı ve yetenekli öğrencilerin bu özelliklerinin geliştirilerek en üst seviyede kullanmalarının sağlanmasının önemi” üzerinde duruldu.

Türkiye'de 2013 nüfus sayımına göre 0-14 yaş arası nüfusun yüzde 2'si üstün yetenekli. 0-14 yaş arası üstün yetenekli çocuk sayısı yaklaşık 377 bin. TÜBİTAK araştırmasına göre; Türkiye'de 0-24 yaş aralığında 682 bin üstün zekâlı birey var. Bu sayı da nüfusun yüzde 2'sini oluşturuyor.

“Çocuğun hayal gücünü ilerletmesine fırsat tanımak gerekiyor”

Konferansta konuşan İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın, doğuştan gelen zekânın eğitilebildiğini ve geliştirilebildiğini belirterek, “Sadece zeki doğmak yetmiyor. Bunun eğitimle ilerletilmesi, çocuğun hayal gücünü ilerletmesine fırsat tanımak gerekiyor” dedi.

Dr. Aydın şunları söyledi: “Biz, Çocuk Üniversitesi'ni geliştirerek ve şemsiyenin altına farklı disiplinlerdeki eğitim sistemlerini de alarak ilerliyoruz. Bu eğitimle beraber üstün ve özel yetenekli insanların, bu yeteneklerinden istifade etmek, o insanların topluma ayak uydurabilmesini sağlamak, o grupla beraber hareket edebilme eğitimini ve kültürünü vermek amaçlanıyor. Bu kapsamda üniversitemizde Çocuk Üniversitesi'nin temellerini atan Ayşin Kaplan'a teşekkür ediyorum. Çocuk Üniversitesi kavramını biraz daha geliştirerek o şemsiyenin altına farklı disiplinlerdeki eğitim sistemlerini de alarak yolumuza devam ediyoruz. Bu çalışmanın çok önemli bir parçasını bu teşkil ediyor. Burada alacağınız tecrübe ve deneyimi hayatınızın bir başka safhasında ve döneminde alamayabilirsiniz. Bugün burada dinleyeceğiniz bilim insanlarını tekrar dinleme imkanı bulamazsınız. O nedenle alabildiğimiz her şeyi dağarcığımıza doldurmaya çalışalım.”

"Eğitimi bütün halinde değerlendiriyoruz"

İstanbul Aydın Üniversitesi olarak eğitimi bir bütün halinde değerlendirdiklerini söyleyen Rektör Prof. Dr.Yadigar İzmirli, “Eğitim-öğretimin yanında toplumun her kesiminden her yaş ve sosyal gruptan insana ulaşarak onların kişisel gelişimlerine katkıda bulunmayı bir görev olarak görüyoruz. Bu çalışmalar üniversitemiz bünyesinde yer alan araştırma merkezler vasıtasıyla büyük ölçüde yürütülmektedir. Hayat boyu öğrenim kapsamında Sürekli Eğitim Merkezi, özel öğretim alanında Steam Uygulama ve Araştırma Merkezi, Yükseköğretim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi ve benzeri merkezlerimiz Türk eğitim hayatına önemli katkı yapacak çalışmaları gerçekleştirmektedir” dedi.

"Özel eğitim kurumları açılmalı"

İstanbul Aydın Üniversitesi Üstün Zekâlılar Öğretmenliği Bölüm Başkanı ve Çocuk Üniversitesi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Ayşin Kaplan Sayı ise “İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Çocuk Üniversitesi ve Anadolu Eğitim Vakfı işbirliğinde üstün zekalı çocukların eğitimine yönelik uluslararası bir konferans düzenledik. Üstün zekalı çocuklarımız mevcut eğitim sisteminde diğer çocuklarla aynı eğitime tabii tutuldukları için dezavantajlı durumdalar. Bu sorunların üzerine gidebilmek, kamuoyu oluşturabilmek ve diğer paydaşlarla bu durumu paylaşmak adına böyle bir organizasyon yaptık. Öncelikle yönetmelik ve yönerge bağlamında birtakım düzenlemelere ihtiyaç var. Bu çocuklar için mutlaka özel eğitim okulları açılmalı. Ya da devlet okullarında özel sınıfların ve kaynak odalarının açılması hızlanmalı. Ayrıca Üstün Zekalılar Öğretmenliği bölümünden mezun öğretmen adaylarımızın bu tür sınıflara atanmaları gerekiyor. Çünkü Onlar bu alanda yetişmiş uzmanlar” ifadelerini kullandı.