Uzmanlara göre hava yolu şirketinin iki farklı kar açıklamasında 'hesaplama' tekniği etkili oldu. Özellikle halka açık şirketler hesaplamaları yaparken farklı mevzuatlara göre davranıyor. Örneğin vergi dairesine gönderdiği tablolarda vergi kanunlarına göre davranıyor. Bu çerçevede açıklanan kar/zarara; 'mali kar/zarar' deniyor. Aynı şirket KAP'a gönderdiği açıklamalarda ise bu tabloları Sermaye Piyasası Kanunu'na göre düzenliyor. Bu kanun ile kendisine tanınan bazı muafiyetler olduğundan sonuç farklı çıkıyor. Buna 'ticari kar' deniyor. Uzmanların aktardığına göre söz konusu hesaplamalar şöyle yapılıyor:


"İlk olarak şirketin bilanço ve gelir tabloları Ticaret Kanunu'na göre hazırlanıyor. Maliye'ye vergi beyannameleri verilirken, bu tablolar vergi kanunlarına göre gözden geçiriliyor, gerekirse düzeltme yapılıyor. Böylece mali kar ya da zarar ortaya çıkıyor. Eğer şirket halka açık ise aynı zamanda Sermaye Piyasası Mevzuatı'na göre de kayıtlar gözden geçiriliyor. Bu 3 durumda da bilanço ve gelir tabloları birbirinden farklı olabiliyor. Çünkü her birinin değerleme hükümleri, gelir gider hükümleri, kar-zarar anlayışı farklı. Örneğin; Ticaret Kanunu açısından şirketlerin ödediği bazı cezalar gider yazılabilirken, vergi kanunları açısından yazılamıyor, kardan düşülemiyor. Kur farkı da bu çerçevede ele alınabiliyor. Vergi kanunları açısından dönemsellik esas iken, diğerlerinde bu önemli değil. Ticari karı artıran mevzu, reel bir işlemden kaynanlanan gelir olmayabiliyor, firmaya nakit girdisi sağlayan bir gelir olmayabiliyor. Daha çok mevzuattaki farklılıklardan kaynaklanan, değerleme hükümlerinden kaynaklanan fiktif bir kar ya da zarar da olabiliyor. Sonuçta, Maliye'ye zarar bildirildiği için vergi verilmiyor. Borsa'ya kar bildirildiği için de yatırımcı ve hisse sahibine pembe bir tablo çizmiş oluyor."