ABD güdümlü dış politika Türkiye'yi itilip kakılan bir ülke haline getirdi. Bu politika nedeniyle komşularıyla düşman olan Türkiye bölgedeki tüm etkinliğini kaybetmiş durumda. Bir zamanlar bölgesel konularda arabulucu olarak rol alan Türkiye artık müttefiklerine bile bir terör örgütünün terör örgütü olduğunu kabul ettiremiyor. Bu durumun son örneği terör örgütü PKK'nın Suriye kolu PYD konusunda oldu. PYD'nin yarın İsviçre'nin Cenevre kentinde Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Steffan de Mistura başkanlığında başlayacak Suriye görüşmelerine katılıp katılmayacağı halen muamma. Türkiye PYD'nin görüşmelere katılmasını istemiyor. Görüşmeler sırasında masada olup olmayacağı muamma olan PYD'nin lideri Salih Müslim ise herkesten önce Cenevre'ye gitti. Müslim’in, Mistura tarafından Cenevre’deki toplantıların gidişatı hakkında konuşmak ve planlama yapmak üzere kente davet edildi ifade edildi. Müslim’in Cenevre’de konaklayacağı yerin de yine BM heyeti tarafından ayarlandığı belirtildi.

Türkiye: Boykot ederiz

Türkiye terör örgütü olarak kabul ettiği PYD'nin görüşmelere katılmasını istemiyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu "PYD davet edilmişse boykot ederiz" dedi. Türkiye'nin ve Körfez bölgesindeki diğer ülkelerin de, PYD'nin Suriye muhalefeti içerisinde yer almasına karşı olduğunu dile getiren Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "PYD Cenevre'de hangi sıfatla masada olacak. Suriye muhalefetinin sulandırılması isteniyor. PYD de, DEAŞ ve El Nusra gibi terör örgütüdür. Terör örgütlerinin görüşmede yeri yok" dedi. ‘PYD görüşmelere katılamaz’ diyen Çavuşoğlu, BM özel temsilcisi ve başka isimlerin ise PYD ile görüşme yapabileceklerini söyledi.

Rusya: Türkiye zaten yok!

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun "PYD davet edilmişse Cenevre'yi boykot ederiz" açıklamasına cevap ise Rusya'dan geldi. Bu açıklamaya anlam veremediğini ifade eden Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihayil Bogdanov, “Ankara’nın zaten Suriye görüşmelerine katılması öngörülmüyor” dedi. Bogdanov “Anlayamıyorum. Nasıl Moskova, Washington ve Riyad bu görüşmelere katılmıyorsa Ankara da burada yer almıyor, katılmıyor. Dolayısıyla olayın Ankara ile bir alakası yok” ifadelerini kullandı. Diğer taraftan hazırlık çalışmalarından BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura'nın sorumlu olduğunu hatırlatan Bogdanov, “Bu Suriye görüşmeleri. Suriyelilerin kendisi kimlerin katılıp katılmayacağı konusunda karar vermeli. Sonuçta muhalefet heyetinin oluşturulmasından Ankara veya Rusya sorumlu değil. Bu sorumluluk De Mistura’ya ait” dedi. Rusya PYD'nin Cenevre görüşmelerine katılmasını istiyor. Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, "PYD Cenevre'de olmazsa toplantıdan beklenen sonuç çıkmaz" demişti.

ABD'den PYD'ye destek

Rusya gibi ABD'de de PYD'nin Cenevre'de olmasından yana. Üstelik ABD PYD'yi açıktan destekliyor. Obama yönetimi PYD'nin Türkiye'nin kırmızı çizgi ilan ettiği Fırat'ın batısına geçmesinde büyük destek verdi. ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden de Cumartesi günü İstanbul'da Başbakan Ahmet Davutoğlu ile düzenlediği ortak basın toplantısında Suriye'deki terör gruplarını sayarken PYD'den bahsetmemişti.

ABD’den Esad'a yeşil ışık

Ankara ABD ile olan diyalogunun stratejik ortaklık olarak tarif ederken ABD Türkiye'nin tezlerini ciddiye almıyor. PYD'den sonra Ankara'ya bir darbe de Esad konusunda geldi. Suriye görüşmeleri öncesi, Yüksek Müzakere Konseyi Koordinatörü Riyad Hicab ve diğer muhaliflerle bir araya gelen ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın iktidarda kalabileceğinin sinyalini verdi. The Times’a konuşan muhalifler, Kerry’nin kendilerine “Esad’ın gelecekte kurulacak ulusal birlik hükümetinin bir parçası olmasını kabul etmek zorunda kalabiliriz” dediğini açıkladı. Gazete, bugüne dek Esad’ın istifa etmesi ardından da ülkeyi seçimlere taşıyacak geçiş hükümetinin kurulması gerektiğini savunan ABD'nin artık ‘Esad'ın müttefikleri İran ve Rusya'nın çizgisine yaklaştığını savundu.

Türkiye'yi oyalama açıklamaları

Kritik görüşmeler öncesinde Türkiye'yi oyalama amaçlı olduğu ifade edilen açıklamalar da yapıldı. Laurent Fabius BM Suriye Özel Temsilcisi De Mistura'nın kendisine, PYD'ye davet mektubu göndermediğini söylediğini açıkladı. Cenevre'de De Mistura ile görüşen PYD lideri Salih Müslim de "PYD'nin davet edilmemesi durumunda Demokratik Suriye Meclisi de görüşmelere katılmayacak. PYD temsil edilmeyecekse bu toplantı olmamış gibi sayılacak. Toplantı olursa da Cenevre 2'den farksız olacaktır" dedi. Cenevre'de Salih Müslim'in PYD adına değil de bireysel olarak görüşmelere katılabileceği de konuşuluyor.

Davutoğlu “PYD’yi meşru görüyoruz” demişti

AKP hükümeti terör örgütü PKK'nın Suriye kolu PYD konusunda tam bir çelişki içinde. Salı günü yapılan AKP Grup toplantısında "Bizim için PKK ile PKK'nın Suriye'deki kolu olan YPG, PYD arasında hiçbir ayrım yoktur ve DAEŞ ne kadar tehditse PKK da o kadar tehdittir" demişti. Davutoğlu 1 Ekim 2014'te TBMM'nin açılış resepsiyonunda yaptığı açıklama da ise "PYD ile biz geçen sene hatırlayacaksınız, diyalog da kurduk. Yani benim Dışişleri Bakanlığım döneminde Salih Müslim ile konuştuk. PYD lideri Salih Müslim'i Türkiye'ye getiriyoruz. Bakın kaç jest arka arkaya. Bir anlamda "meşru görüyorum seni" diyoruz" açıklamasını yapmıştı.

Sadece Türkmenler yok

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un Suriye özel temsilcisi Staffan De Mistura, Cenevre'de yapılacak Suriye görüşmelerine katılacak taraflara davetiye gönderdi. Davetiye gönderilmeyen tek grubun Türkmenler olduğu ifade ediliyor. Ankara Son günlerde sık sık istismarı yapılan Bayırbucak Türkmenlerinin masaya oturmasını sağlamak konusunda yetersiz kaldı.

PYD ve Barzani Büyük İsrail’in askeri

PYD Suriye'nin kuzeyinde Yahudi Peşmerge lideri Mesut Barzani ile birlikte hareket ediyor. AKP hükümetinin Türk topraklarından geçirerek Kobani'ye soktuğu Permerge askerleri PYD ile birlikte bölgeyi kontrol altına aldı. Hedefleri Akdeniz'e açılan bir koridor oluşturmak olan Peşmerge – PYD ikilisi ABD ve İsrail'in büyük desteği ile bölgeyi büyük İsrail projesine uygun hale getiriyor.