Sakinleşin, normal kabul edilen normları yeniden gözden geçirin, benimseyin ve tek bir rengin hakimiyetine girmekten çekinmeyin. Ya da en azından benzer tonların prensliklerinde dolaşın.” Modanın yükselen yıldızı Antony Vaccarello’nun bu manifestosu, bu sezon tek bir renge bürünmek yerine gri, siyah ve beyazın klasik uyumunu yakalamayı betimliyor. Emilio Pucci, “ton sür ton” trendini hem kadifeler hem de canlı renkler hakimiyetinde podyuma taşıyor ve yakın renkleri özellikle pantolon-ceket takımlarda kullanıyor. Michael Kors sonbaharın yumuşak renklerine bürüdüğü modellerine renk uyumu dersi veriyor ve eski katı kurallara geri dönüyor: Çantanız ayakkabınızla atkınız da elbisenizle uyumlu olmalı.
Aynı renk uyumu Stella McCartney ve Haider Ackerman podyumlarında da izleyiciyle buluştu. Tabii nevi şahsına münhasır twistler eşliğinde. Nina Ricci, Akris ve Ports 1961 ise trendi en masum yerinden beyazlar üzerinden yakaladı ve buz kraliçesini andıran görsellerle karşımıza çıktı.

KIŞIN KASVETİNİ DAĞITANLAR

Foto: Bülten

Siyah her zamanki tahtından moda dünyasına kibirli bakışlar atadursun renkler podyumlarda arzı endam edip önümüzdeki kışın kasvetini dağıtmaya başladılar bile. Pozitif enerjileriyle renkli bir kışın habercisi olan Joseph Altuzzara New York’ta sunduğu renkleri, Paris’te de momentumundan ödün vermeden Balenciaga ve Dior’un podyumuna taşınmıştı. Balmain karanlık kadınına mor ve sarıyı da hediye ederken, Prabal Gurung turuncunun enerjisine sığındı. Geçtiğimiz sezonun pastellerinden pembe Fendi’de tahtını korumaya devam etse de önümüzdeki sezon baskın renklerin hakimiyetinde geçeceğini resmiyete döktü.

Kökeni Fransızca

Ton-sür-ton Fransızca asıllı bu terim, dilimize çevrildiğinde “ton üzeri ton” anlamına geliyor. Birbirine zıt renklerin kontrast oluşturacak şekilde bir arada kullanıldığı “color blocking” trendinin aksine, “ton-sür-ton” trendinde tek bir renk seçiliyor ve bu renk ile kombin hazırlanıyor.