Son yılların popüler araştırma ve tedavi yöntemlerinden kök hücre nakli, Paralel Devlet Yapılanması'nın (PDY) tıp alanındaki mütehassıs isimlerinin özel ilgi sahasına giriyor. Zira diyabet hastası olan ve hastalığı, göz ve böbrek gibi hayati organlara zarar verecek derecede ilerlemiş olan Fethullah Gülen'e kök hücre nakli yapılması için sessiz sedasız yürütülen tıbbi çalışmalar var. Maksat, örgütünde Mesih olarak görülen Gülen'in ömrünü olabildiğince uzatmak. Bu çalışmaları yürüten kişi ise Fethullah Gülen'in özel doktoru Prof. Dr. Tuncay Delibaşı. Gülen'e yakın olan Delibaşı, Hacettepe Üniversitesi'ndeki ihale ve atamaları yönlendiren isim. Bu hafta Üç Boyutlu Portre'de Hacettepe Üniversitesi başta olmak üzere PDY'nin akademide örgütlenme faaliyetlerini yerimiz elverdiği ölçüde işlemeye çalışacağız. Çünkü akademi, Aralık 2013 itibariyle başlayan PDY ile mücadele sürecinde en az dokunulmuş alanların başında geliyor. Ulaştığım bilgi ve belgelere göre PDY, 2011'den bugüne Hacettepe Üniversitesi'ndeki örgütlenmesini kurumsallaştırdı, 17 Aralık'tan sonra bile faaliyetlerini hızlandırarak sürdürdü. Gülen Örgütü, Hacettepe'deki atamaları, 2011 yılından beri 'Akif' kod adlı Ankara üniversiteler abisi üzerinden yaptı. Toplam 1,8 milyar dolarlık bütçeye sahip üniversitedeki ihaleler ise Tuncay Delibaşı'nın organizasyonuyla 'Paralel sermaye'ye verildi. İhalelerde kilit isim olan Hacettepe Teknonet Genel Müdürü Muhammet Özgehan, Teknokent'in inşaatı ihalesine geçit vermeyince Paralel Yapı tarafından pasifize edildi. 2013 yılı başında Teknokent'te yapılacak ek bina inşaatı için daha uygun teklifler varken ihale, Fatih Üniversitesi Rektörü Şerif Ali Tekalan'ın referansıyla cemaate yakın bir firmaya verildi. 

ADRESE TESLİM İHALE 
Delibaşı, Devlet Planlama Teşkilatı'ndaki cemaat bağlantıları aracılığıyla 2009'da Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin Kemik İliği Bankası (Uluslararası kod adı TRAN) ve Akraba Dışı Kordon Kanı (Uluslararası kod adı T1CB) Bankası'nın kurulması için yaklaşık 10 milyon TL fon desteği sağladı. Bu fon desteği ile 2010-2011 arasında yapılan ihalelerin tamamı cemaate yakın işadamlarına verildi. Bunlardan biri Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu'nun HPV Taraması Hizmet Alım ihalesi idi. 213 milyon 300 bin TL bedelli ihale cemaate yakın bir firmaya verildi. 2013/162375 kayıt nolu ihale, 17 Aralık'tan iki gün sonra, 19 Aralık 2013'te gerçekleşti. Sözleşme ise 6 Mart 2014 tarihinde yüklenici ile imzalandı. Bu ihalenin şartnamesi 'adrese teslim' bir şartname idi. Üniversitedeki adrese teslim ihalelerden biri de Erişkin Acil Servisi Reorganizasyonu İnşaatı işi idi. İş, 465 gün yapım süresiyle acil yapılması gereken bir iş olarak 26 milyon 850 bin TL artı KDV bedelle yine cemaate yakın bir firmaya verildi. 2011-2015 yılları arasında üniversitede büyük etkinlik sağlayan cemaatin, şimdilerde mevcut Rektör Prof. Dr. Murat Tuncer'i Paralel Yapı karşıtı göstererek yeniden rektör seçtirmek istediği belirtiliyor. Seçimler iki gün sonra, 17 Kasım'da. 

TRAKYA'DA İNTİHAL VAKASI 
Akademideki Paralel Yapı sorunu Hacettepe Üniversitesi ile sınırlı değil. Trakya Üniversitesi'nden Dicle Üniversitesi'ne, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'nden Düzce Üniversitesi'ne pek çok üniversitede örgütlü durumda Paralel Yapı. Hedef seçtiği akademisyenleri haksız idari soruşturmalarla tasfiye ediyor. Bu tür olayların bir örneği Trakya Üniversitesi'nde yaşandı. Cemaate yakın bir araştırma görevlisinin intihal (fikir hırsızlığı) yaptığını ortaya çıkaran bir doçent, görevinden alındı. Yerine Polis Akademisi'nde görev yapmış paralel bir profesör atandı. Paralel Yapı ile mücadelenin akademik boyutu, kitaplara sığacak türden etraflı bir konu. Ve derin, çok yönlü ve nüanslı bir mesele. Örgütün üniversitelerin çoğunda etkin olduğu bir realite. Ancak bu konuda da çok fazla dezenformasyon var. Misal örgüt, kendisinin tasfiye etmek istediği kişiyi Paralelcilikle suçlayıp itibarsızlaştırabiliyor. O yüzden bu yazıda doğruluğundan emin olduğumuz teyitli bilgileri paylaştık. Paralel'in akademideki köklerine girmek, bir başka deyişle meselenin kökenine inmek, en az kök hücre çalışmaları kadar hassas ve kompleks bir iş. Bu zorlu işte en büyük görev de Yüksek Öğretim Kurumu'na (YÖK), rektörlere ve hepsinden önemlisi cemaat diktasına karşı akademik özgürlük için savaşması gereken akademisyenlere düşüyor. (Sabah)