Öncel Öziçer'in GAZETE 9 EYLÜL'DE yayınlanan yazısı...

Gülben Ergen'in de şu ‘hiçbir fırsatı kaçırmamam lazım' tavrı yok mu?

Gülüşüyle, şirinlik muskalığıyla, ailesiyle verdiği ‘pozlarla' bile bir projeden öteye gitmiyor benim gözümde.

Yaptığı yer şey, attığı her adım planlı ve içtenlikten uzak sanki.

Bir O, bir de Sibel Can… İmitasyon mücevher gibiler.

Altın Kelebek ödül töreninde Gülben Ergen'in ağzından her çıkanın gönülden değil, planlanmış bir dosyadan aktarıldığını bir kez daha görmüş olduk.

Can Dündar'a selam çakmak için o kadar zorlama bir konuşma yaptı ki… Hatta galiba ezberlediği metin tam olarak öyle de değildi. Sonuna doğru yüzündeki ifadeden sanki bu anlaşılıyordu.

Hürriyet'ten girdi, Cumhuriyet'ten çıktı, sonunda zar zor Can Dündar'a vardı.

Bir gazetenin düzenlediği ödül töreninde Dündar'ın ve sadece haber yaptığı için tutsak edilen habercilerin adının anılması tabii ki güzel ve olması gerekendi.

Ama bu, memlekette her çıkan krizi kendi adına fırsata çevirmesiyle ünlü biri tarafından yapılınca pek bir anlamı olmadı.