Eğitim ve öğretim dönemi içerisine düzenli olarak dağıtılan 'sınav' sistemi ve not verme işlemi, aile ve öğrenciler kadar öğretmenleri de motivasyon olarak düşürebiliyor.

Eğitim içerisindeki bu en stresli zaman dilimi için öğretmenlere özel eğitimler veren Öğretmen Akademisi Vakfı, sürecin kontrolünde önemli rol oynayacak kilit davranış biçimlerini öğretmenlere aktarıyor.

Öğretmen Akademisi Vakfı Genel Müdürü Selman Behmuaras, öğretmenlerin 'öfke kontrolü'nü nasıl sağlamaları gerektiğini anlattı.

- Sizin düzenlediğiniz akademilerde, Öğretmen – Veli ilişkisine dair hangi çalışmalar yapılıyor?

Eğitim programlarımızdan “Öğrenen Lider Öğretmen” projemiz; iletişim becerileri, liderlik ve ölçme-değerlendirme ana başlıklarını kapsıyor. Program kapsamında öğretmenlerimizin iletişim becerileri modüllerinden edindiği kazanımlar sayesinde sadece öğrencileriyle değil meslektaşları, okul yöneticileri ve velilerle de iletişim becerilerinde olumlu farkındalık yarattığını gözlemliyoruz.

- Özellikle sınav döneminde öğretmenlerin sıkça karşılaştığı 'kaygılı' velilere ilişkin özel teknik eğitimleriniz var mı?

Öğretmen Akademisi Vakfı'nın sunduğu eğitim içerikleri, velilere yönelik çalışmaları kapsamamakla birlikte, öğretmenlerimizin hem mesleki hem de kişisel gelişimlerini desteklemek amacıyla tasarlanıyor. Vakfımızın önde gelen programlarından olan “Öğrenen Lider Öğretmen”, velilerle olan iletişim anlamında da öğretmenlerimize ipuçları veriyor. Eğitim programı sonunda elde edilen duygusal destek, çıkabilecek olumsuzlukları önleme ve olumsuzlukları yönetme gibi kazanımlar, öğretmenlerimize “kaygılı” velileriyle olan ilişkilerinde de olumlu katkı sağlıyor.

- Öğrencilerini sınavlara hazırlayan 'özellikle branş' öğretmenlerine tavsiyeleriniz nelerdir?

Yerleştirme sınavları günümüzün gerçeği olduğuna göre; branş öğretmenlerinin öğrencilerini sınava akademik ve müfredat anlamında hazırlamaları zaten görevlerinin bir parçası. Bunun yanında; öğrencilerin konuları ezberleyerek değil de anlayarak, özümseyerek, neden-sonuç ilişkisi içerisinde değerlendirerek öğrenmelerini sağlamak, bu öğrenme alışkanlığını kazanmalarına önderlik etmek tüm öğretmenlerin uyguladıkları ve kendilerini sürekli bu yönde geliştirdikleri bir yöntem olmalı. Yine her öğretmen, sınav stresini kaçınılmaz olarak yaşayan öğrencilerini motive etmeye, cesaretlendirmeye, onlarla sağlıklı bir iletişim kurmaya ve onların mevcut potansiyellerini açığa çıkarmanın yanında bu zorlu süreci verimli bir şekilde aşmalarına destek olmaya da önem vermelidir.

- Öğretmenlerin eğitiminde 'öfke kontrolü' olmalı mı?

Tabii ki. Bireylerin sağlıklı iletişim kurabilmesi için her meslekte öfke kontrolünün önemi büyük. Şu anda üstünde çalışmakta olduğumuz “Barışçıl İlişkiler” eğitim programımızın bir kazanımının da, sınıflarda barış dilinin hakim olması yönünde sağlanacak farkındalık olmasını hedefliyoruz. Aynı şekilde şu anda yürütmekte olduğumuz “Çözüm Odaklı İletişim” programımız da öğretmenlerimize “öfke kontrolü” konusunda farklı kazanımlar sağlıyor.

- Anne babaların çocuklarını önceleyen tavırlarına karşın, öğretmenin durması gereken noktayı nasıl tanımlayabilirsiniz?

Her anne-babanın ilk önceliğinin kendi çocuğu olması doğaldır. Bu konuda veliler, bilinçli veya bilinçsiz olarak öğretmenden de kendi çocuklarını daha önde tutmasını, onunla daha fazla ilgilenmesini talep edebiliyor. Öğretmen burada, her öğrencisiyle eşit şekilde ilgilenmesi gerektiğini, her öğrencisinin onun özenli tutumunu hak ettiğini veliyle doğru ve sağlıklı bir iletişim kurarak aktarabilmelidir. Ancak bunun yanında, sınıfının düzeyinden daha ileride ya da, daha geride olan bir öğrencinin de ihtiyaç duyduğu öğrenme stilini ve onlara farklı yaklaşım tarzını doğru bir şekilde uygulayacağını, onların potansiyellerini geliştirmek için bireysel farklılıklarını gözeteceğini de vurgulayarak, velilerin endişelerini giderme yolunu seçmelidir.

Vakıf olarak, öğretmenlerimizin eğitim programlarımızdan elde ettiği bilgiler sayesinde; dirençle baş etme, öğrenmeye liderlik etme ve takım oluşturma gibi beceriler geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bu eğitimler, öğretmenlerin sadece öğrencileriyle değil velileriyle de yaşanabilecek iletişim sıkıntılarında da çözüme yönelik katkılar içeriyor.

İlkay Yaprak - Ülkehaber