Programa katılan İBB Kültür Daire Başkanı Abdurrahman Şen AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mustafa Miyasoğlu'nun aramızda olmamasının kültür dünyası için büyük kayıp olduğunu belirtti.

Miyasoğlu'nun, Necip Fazıl Kısakürek ekolünden yetiştiğine dikkati çeken Şen, "Üstadın tembihlerini, yönlendirmelerini en iyi anlayanlardandı. Mustafa ağabey her zaman yanındaki gençlerin, kendi yaşıtlarının ve kendinden büyüklerin yeteneklerini keşfederek, onları yönlendirirdi. Onun için saat mefhumu da yoktu, 24 saatin kendisine yetmediğini söylerdi. Günümüzde Mustafa ağabeyin eksikliği çok fazla hissediliyor çünkü o bir eksiklik, bir hata gördüğünde mutlaka onu engellemek ve durdurmak için çabalardı" dedi.

Miyasoğlu'nun eşi Nilüfer Miyasoğlu, programı yapanlara teşekkür ettiğini dile getirerek, "Hüzünle, karışık bir mutluluk duyuyorum. Eşim ikinci defa yaşıyor şu an. 'İnsan 2 defa doğar, önce anasından doğar, sonra öldükten sonra' derdi. İşte ikinci defa doğabilen insanlardan biriydi" ifadelerini kullandı.

- "Necip Fazıl'ın paltosundan çıkmıştır"

Şair ve yazar Mustafa Özçelik, üniversitede okuduğu yıllardan itibaren Miyasoğlu'yla karşılıklı mektuplaştıklarını dile getirerek şunları söyledi: "Edebiyatın birçok alanında eserler vermiştir fakat benim gözümde şairdir. Sanatta ve sanat eserlerinde merkeze hep insanı koyardı. Sanat eserlerini oluştururken gelenekten beslenirken, kendi zamanının da farkındaydı. Batı edebiyatında bir tabir vardır, 'Gogol'un paltosundan çıkmak' şeklinde. Miyasoğlu ağabey Necip Fazıl Kısakürek'in paltosunun altından çıkmıştır.”

Yazar Muzeffer Doğan, Miyasoğlu'nun şevk verici olduğunu söyleyerek, "Onu hemen her yerde, birilerine bir şey anlatırken görürdünüz. İstidatlı gördüğü kimselere bir şeyler anlatır, onları teşvik ederdi. Böyle adamları çok göremezsiniz. O, bir nevi yürüyen Büyük Doğu, yaşayan Necip Fazıl'dı. Miyasoğlu eserleriyle ve fikirleriyle bugün de aramızda, yaşıyor" dedi.

Gazeteci ve yazar Ekrem Kızıltaş, Mustafa Miyasoğlu'nun, kendisine sürekli destek olduğunu aktararak, "Onun adı geçtiğinde, her an kapı açılıp da geliverecekmiş gibi bir intiba oluşur bende. Mustafa ağabey için şair, yazar, sanatçı gibi bir sürü sıfat sayabilirsiniz ama en önemli vasfı, hayatın içinden olması, fildişi kulesine çekilip, sadece eserlerini yazmaması, hayata dahil olmasıydı" diye konuştu.

Oturum başkanı Mehmet Miyasoğlu, ben vefalı bir insanın oğluyum diyerek, babasının hayatındaki değişimlere kapı açan en büyük etkenin Necip Fazıl Kısakürek'in Kayseri'de verdiği konferans olduğunu vurguladı.

Programa Miyasoğlu'nun diğer oğulları Eren ve Emre Miyasoğlu'nun yanı sıra edebiyat sevenler de katıldı.

Musa Alcan - AA