Manisa Uluslararası Mesir Macunu Festivali saçım töreni için Manisa'ya gelen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, kentte sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile buluştu. Tarihi Rum Mehmet Paşa Bedesteni'nde düzenlenen toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, AK Parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşan Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Manisa'nın sanayi, tarım ve jeotermal açıdan gelişmişliğini anlattı.

"DÜNYA BUGÜNKÜ ŞEKLİYLE DEVAM EDEMEZ"

Sivil toplum kuruluşları buluşmasında konuşan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, dünyanın büyük sorunlarla karşı karşıya olduğu bir dönemden geçildiğini belirtip, bir tarafta zenginlik yaşanırken dünyanın büyük bir kısmının fakirlikle boğuştuğunu dile getirdi. Kurtulmuş, "Dünya bugünkü şekliyle devam edemez. Özellikle içinde bulunduğumuz coğrafyada Balkanlar, Ortadoğu, Kuzey Afrika'da çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Dünyanın bir tarafından bu kadar büyük zenginlikler varken diğer tarafında bu kadar yoksullukla, acıyla bu dünyanın varlığını bu şekliyle sürdürmesi mümkün değil. Suriyeli mülteciler krizi meselenin sadece sonuçlarından birisidir. 5 yıldır Suriye'de devam eden bir savaş var, 5 yıldır zulüm var. 450 bin kişi ölmüş, farklı mezhepler birbirleriyle düşman hale getirilmiş. Irak'ta 2 milyona yakın insan ölmüş. Bakıyorsunuz Yemen, Libya ikiye bölünmüş. Buralardan kaçan insanlar ciddi şekilde mülteci durumuna gelmiş. Sadece Türkiye'de 3 milyona yakın mülteci var. Bu sorunların çözülebilmesi için hep birlikte küresel sorunların çözümüne ilişkin elimizi taşın altına koymak zorundayız. Önümüzdeki ay İstanbul'da Dünya İnsani Zirvesi toplanacak. Fakir ülkeler ve yoksul ülkeler bir araya gelecek. Dünyanın çok zengin ülkeleri var. Suriyeli mülteciler meselesini ancak kendilerini rahatsız ettikleri zaman hatırlayabiliyorlar. Geçen sene yaz aylarında aylan bebeğin fotoğrafı ortaya çıkmasaydı batı dünyasında birçok kimse Suriye meselesiyle ilgilenmeyecekti. Çünkü onlar için mülteciler meselesi uzakta bir meselidir. Ta ki Akdeniz de göçmen tekneleri karaya vurup, denizden onlarca mülteci çıkarılana kadar. Doğuya ait bir meselidir. Şark meselesidir. Bizim için ise insanlık, vicdan meselesidir. Meselelerin çözümünde de ciddi şekilde perspektiflerimiz var" diye konuştu.

VEKALET SAVAŞLARI BENZETMESİ

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş bugün yaşanan savaşların birçoğuna vekalet savaşları benzetmesi yaparak şöyle devam etti:

"Kendi ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmak istemeyenler ellerine almış oldukları maşalarla kurmuş oldukları silahlı örgütlerle iç çatışmaları körüklemekte, bu çatışmalar üzerinden siyasi güç elde etmeye çalışmaktadır. Ruanda'daki iç savaştan Suriye'deki iç savaşa kadar çok sayıda ülkenin vermiş oldukları destek ve vekalet savaşlarının payı vardır. Ellerinde bir damla yiyeceği olmayan, içecek bir bardak temiz suyu olmayan insanların eline kim verdi silahları da birbirine düşman etti. Bugün aynı şekilde terör meselesi küresel dengesizliğin, siyasi dengesizliğin sonuçlarından biridir. Brüksel hava limanın da nasıl oluyor da bomba patlıyor. Yolda yürümesini bilmeyen adamlar ellerinde yüz bin dolarlık silahlarla insanların üstüne ölüm yağdırıyor. Bu terör örgütleri PKK'sından DAEŞ'e kadar bu örgütler bu kadar silahı nerden buluyor, bu kadar desteği nerden buluyor. Siyasi lojistik destek nasıl veriliyor".

"SİYASİ GÜÇ DEVŞİRMEYE ÇALIŞIYORLAR"

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Bugün Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı PKK ya da IŞİD meselesi Türkiye'nin başına sarılmış açık bir beladır. Kimler bu insanlara bu desteği veriyor. Biz tarih boyunca hakim olduğumuz coğrafyada insanların hepsini aynı insanlık değerleri etrafında buluşturduk, ama maalesef bugün insanların ayrılmasında, düşman olmasında menfaati olanlar var. Bunlar üzerinden siyasi güç devşirmeye çalışanlar var. Bunu çok iyi görmek lazım" dedi. Kurtulmuş, PKK terör örgütünün bundan bir asır önce toprakların parçalanması için kurulan planların sonuçlarından biri olduğunu ifade etti.

"HİÇKİMSE TÜRKİYE'Yİ HİZAYA GETİRMEYE ÇALIŞMASIN"

Konuşmasında Ermeni Soykırımı iddialarından da bahseden Kurtulmuş, hiç kimsenin 1915 olaylarını hatırlatarak Türkiye'yi hizaya getirmeye çalışmaması gerektiğine söyledi. Kurtulmuş, "Her 24 Nisan'da Ermeni soykırım meselesi üzerinden dünyanın birçok yerinde Türkiye'yi nasıl köşeye sıkıştırırız diye onlarca lobi harekete geçer. Bu her yılda bizim için acaba ne diyecekler. Bizim tutumuzu açıktır. Biz 1915 olaylarında hayatını kaybetmiş Osmanlı vatandaşlarının ölümlerinden üzüntü duyarız. Ancak hiç kimse 1915'teki olayları karıştırarak Türkiye'yi hizaya getirmesine Türkiye'ye ders vermeye kalkmasına müsaade etmeyiz. Ayrıca Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak için, terör örgütleri kullananlar Türkiye'nin içinde karışıklık çıkarmaya çalışanlar hiç boşuna heveslenmesinler. 24 Nisan meselesi üzerinden Türkiye'yi köşeye sıkıştıramazlar. Hodri meydan. Bütün arşivlerimiz hazırdır. Bütün arşivlerimiz tarihçilerin kullanımına açık olduğunu senelerdir söylüyoruz. Hayatını kaybeden herkes için milletçe üzüntü duyduğumuz söylüyoruz. Türkiye'yi köşeye sıkıştıracaklarını sanıyorlarsa fena halde yanılıyorlar" diye konuştu.

"1915'İ KARIŞTIRANLARA GOREE ADASI'NI HATIRLATIRIM"

Numan Kurtulmuş, Ermeni Soykırımı iddialarına karşılık, Afrika'da ve Amerika'da yaşanan olaylara gönderme yaptı. Kurtulmuş, "Ama kusura bakmasınlar Senegal'de Goree adası diye bir yer vardır. 1915'i karıştıranlara Goree adasını hatırlatırım. Afrika'da esirlerin denizin ortasında tutulduğu, üst katlarında kendilerinin çiftlik evi gibi yaşadıkları insanlardır. 150 milyon Afrikalı kimler tarafından esir olarak tutuldu. 1915'i soranlar Goree adasının hesabını versinler. Herhangi bir soykırımdan bahsediyorsanız buyurun size soykırım. Amerika'da Kızılderililer vardı. Bırakın sayılarının artmasını bugün Amerika'da Kızılderililer sembolik olarak kalmıştır. Acaba oradaki milyonlarca Kızılderili nerededir şimdi? Kimler Kızılderilileri soykırıma tabi tutmuştur. Tarih bir takım hamasetlerle içinde çözülemez" diye konuştu.

"ÇANAKKALE'DE BOMBA YAĞDIRANLA, SİLOPİ'DE BOMBA PATLATANLAR AYNI KİŞİLER"

Türkiye'nin güçlü olmasının istenmediğini söyleyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bugün Şırnak'ta Silopi'de ne oluyor. DAEŞ denen şey nerden çıktı. Bu filmin bir sahne öncesini hatırlayın. Bir asır önceyi hatırlayın. Yedi düvelden geldiler. Çanakkale'yi aşarak bu coğrafyayı ele geçireceklerini düşündüler. Anadolu'nun dört bir yanını işgal ettiler. Fransızların, İtalyanların, Yunanlıların ne işi vardı. Esas yapmak istedikleri şey bu toprakları ele geçirmek değildi, bu toprakların ruhunu ortadan kaldırmaktı. Bu toprakların ruhu bütün insanları yaradılışta bir bilmek, tüm Müslümanlarla kardeş olmaktır. Bu ruhu ortadan kaldırırsam bir daha hiçbir araya gelmezler diye düşündüler. Cetvellerle haritaları çizdiler. Burası Türkiye burası Suriye, burası Ürdün dediler. Bunların sınırlarını ayırdık, gönüllerini, kaderlerini ayıralım düşman edelim diye bastırdılar. Bunun için çok uğraştılar. 92 senedir de çok uğraştılar. Alevi Sünni kavgasını, Türk Kürt kavgasını çıkarmaya çalışmalarını bunun içindir. Nusaybin, Sur, Cizre sokaklarında hendeklerin kazılması bunun içindir. Dün başka şekilde destek veriyorlardı bu gün başka şekilde. Çanakkale'de 72 millet bu milletin üstüne bomba yağdıranlar kimlerse bugün Silopi'de bombaları patlatanlar aynı kişilerdir, aynı çevrelerdir. Türkü Kürt'ten ayıralım diyerek bu toprakların insanlarını bölmeye çalışıyorlar. Bu oyunun ikinci perdesini oynamaya çalışıyorlar. Dün başka taşeronlar vardı, onların devri bitti. Şimdi kullanılan taşeronların da devri bitecek. PKK'nın da, paralel çetelerin de devri bitecek."

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un konuşmasının ardından Bedensel Engelliler Derneği tarafından Kurtulmuş'a çiçek verildi. STK temsilcileri ile bir süre sohbet ettikten sonra Kurtulmuş Manisa'dan ayrıldı.