CHP’ lideri Kılıçdaroğlu, “Ülke bu hale nasıl geldi düşünmeye ihtiyacımız var. Hepimizin düşünmeye ihtiyacı var. Çıkışı biliyoruz. Nasıl çıkılacağını da biliyoruz. Cumhuriyetin kurucu ayarlarına döndüğümüzde bütün bu zorlukları aşacağız. Birlikte aşacağız” dedi.

Cumhuriyete ve onun oluşturduğu değerlere bağlı, ülkesini seven, ayrımcılık yapmayan, inancı kimliği yaşam tarzı ne olursa olsun herkesi kucaklayan birinin zaten farklı bir şey yapmasın gerek olmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, “Her kuruşun hesabını veriyorsun. Borçla devraldın ama bütün bu hizmetlerin hiçbirini yaparken hiçbir zaman borç almadım diyor. Eğer biz bunu yani bu yönetim anlayışını Türkiye’nin anlayışına dönüştürebilirsek işte o zaman Türkiye kurtulacak. Bunun mücadelesini veriyoruz” dedi.

Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’nün cumhuriyetin kuruluşundan sonraki aşamalarda yaptıklarına değinen Kılıçdaroğlu, “İkisi de birer asker ekonomi tahsili yok bunlar ekonomi bilmiyorlar. Bütün hayatları savaş meydanlarında geçmiş, cumhuriyeti kurmuşlar ‘Peki ekonomiyi ne yapacağız’ diye soruyorlar. Akıl akıldan üstündür deyip 1923’te İzmir iktisat kongresini toplamışlar. Bu konuda eğitim almış insanlara danışalım, ‘Biz bu güzel cumhuriyeti nasıl görkemli bir cumhuriyete dönüştürebiliriz’ diye düşünmüşler. Çünkü savaş meydanlarında kazanılan zaferler yetmez. Cumhuriyetin devamı için o zaferlerin ekonomik zaferlerle taçlandırılması lazım. Bu mücadeleye giriyor” ifadelerin kullandı.

Türkiye’nin zamanında uçak ihraç eden bir ülke olduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, “Biz şimdi bunu yapmak istiyoruz. Cumhuriyetin kurucu değerlerine yeniden dönme ihtiyacımız var. Dönmek zorundayız. Haksızlık yapanların yükseldiği değil, ahlaki değerleri yüksek insanların yükseldiği bir cumhuriyeti inşa etmek istiyoruz” dedi.

Türkiye’nin cumhuriyetin asıl değerlerinden uzaklaştığını savunun Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Eğer cumhuriyet olmasaydı kuş uçmaz kervan geçmez bir köyde doğan Kılıçdaroğlu ne devlette belli bir makama gelirdi ne de siyasette bir yere gelirdi. Su işi en iyi bilen kişiyi getireceksiniz ve ehline teslim edeceksiniz ki o bu hizmetlerin tamamını yerine getirebilsen diye. Liyakat sisteminin dibine de dinamiti koydular. Şu siyasetçi yakınım o gelsin, şu akraba o gelsin diyerek devlet yönetilmez. Akılla, mantıkla, ilimle, irfanla, bilgiyle, beceriyle yönetilir devlet. Bunun için çok ama çok çalışmaya ve düşünmeye ihtiyacımız var. Ülke bu hale nasıl geldi düşünmeye ihtiyacımız var. Hepimizin düşünmeye ihtiyacı var. Çıkışı biliyoruz. Nasıl çıkılacağını da biliyoruz. Cumhuriyetin kurucu ayarlarına döndüğümüzde bütün bu zorlukları aşacağız. Birlikte aşacağız.”

Fakir bir ailenin yoksulluğunu teşhir etmeden sistemi çözmek istediklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Sağlık içinde huzur içinde ailenin yokluğunu teşhir etmeden onun yoksul olduğun kimseye duyurmadan sistemi çözecektik. Yoksulluğu tarihe gömecektik. İlk uygulamayı Yenimahalle yaptı. Aileler geliyorlar kimse yoksul olduğunu bilmiyor. Diğer vatandaşlar gibi alış verişini yapıyor evine dönüyor. Demek ki yapılabilir, demek ki çok güzel şeyler yapabiliriz. Demek ki yapmakta kararlı olduğumuz ve geniş kitleleri ikna ettiğimiz zaman bütün bu sorunları aşabiliriz. Sorunlar bizi korkutmasın. Bizi korkutan tek şey sorunlara teşhis koyamayan politikacıların ülkeyi yönetmesidir. Biz kendi bilgimizle bütün bu sorunları aşabiliriz.”

Kılıçdaroğlu konuşmasını Fethi Yaşar’a 7 yılda belediyede yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür ederek sonlandırdı.

Kaynak: ANKA