CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu beraberinde kurmayları ile Kahramanmaraş'ta düzenlenen il başkanları toplantısına katıldı.

Kılıçdaroğlu, "Devlet öç alma duygusuyla değil, adaletle yönetilir. Eger ülkeye tam demokrasiyi, barışı ve huzuru getirmezseniz darbeye hep kapıyı aralık bırakmış olursunuz"dedi. 24 Eylül 2016 Cumartesi 13:24

HER GÜN BİR ÖRGÜT ÇIKIYOR

Ekonomide iyi bir yönetim sergilenemediği gibi terörde ve dış politikada da ülkenin durumunun iç açıcı olmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"2002'de terör sıfırdı, şimdi ülke terör batağında. Eskiden PKK vardı şimdi IŞİD, FETÖ. Her gün bir terör, her gün bir örgüt çıktı. Ne oluyor arkadaşlar, ne yapacağız ülkede? Ben Kahramanmaraş'tan Türkiye'ye sesleniyorum; ben size huzuru, barışı, kardeşliği getirmek için söz veriyorum. Herkesin huzura, barışa, birlikte yaşamaya ihtiyacı var. Herkesin evinde, bahçesinde, mahallesinde, ülkesinde huzura ihtiyacı var. Ben bunu istiyorum ve huzuru getireceğiz sözüm budur. Sadece bu mu, sadece terör mü, dış politikada da yanlış yaptık. Suriye ile ne işimiz vardı. Allah aşkına niye kavga ettik Suriye ile? Akan kanın sorumlusu kim Suriye'de? Yazık, günah değil mi memlekete. Emevi Camisi'nde namaz kılmaya gidilecekti, şimdi 3,5 milyon Suriyeli Türkiye'de ve hepsi perişan. Kim bunun sorumlusu? Allah aşkına kim memleketi bu hale getirdi? Manavı, dondurmacısı, esnafı, sanayicisi, memuru işsizi, emeklisi mi bu hale getirdi? Gittik Suriye'yi karıştırdık, Mısır'la kavga ettik. Senin Mısır'la ne işin var arkadaş, Libya ile ne işin var. Niye gidip kavga ediyorsun? Rusya'yla kavga etti, sonra el pençe divan durdu, araya adamlar koydular gitti yalvardı, yakardı özür dilediler, 'barışın' diye. Türkiye'nin itibarıyla oynamaya kimin ne hakkı var. İsrail'le kavga ettiler, gemi gönderdiler Gazze ablukası kalkacak diye. 'Yanlış' dedik, itiraz ettiler. Sonra ne oldu İsrail açık denizde 9 vatandaşımızı katletti. Sonra ne oldu estiler, gürlediler ama daha sonra gittiler İsrail'le anlaşma yaptılar. İsrail'e 'özür dile' dediler, 'özür dilemem' dedi, 'mektup gönder' dediler göndermedi, 9 vatandaşımızı öldürdü 'tazminat ödeyeceksin' dediler, 'ödemem, fon bulun yatırırım ne yaparsanız yapın' dedi. İsrail ayrıca şart koştu 9 vatandaşın ölümüyle ilgili açılan davadan vazgeçilmesini istedi. Onlar ' emredersin' dedi ama İsrail, 'söz yetmez. meclisten kanun çıkar' dedi. Bunlar meclisten kanun çıkardı ve 'geri çekiyoruz davaları' dedi. İsrail ablukayı kaldırmadı, bunlar da kabul etti. Türkiye'nin itibarını 20 milyon dolara sattılar. Burada Sütçü İmam'ın ruhuna sesleniyorum; sen bu ülkeyi bağımsız kılmak için canını, malını, hayatını verdin bunlar 20 milyon dolara itibarını satıyorlar. Buna siz 'evet' mi diyeceksiniz? Biz hep şunu söyledik huzur istiyoruz, barış olsun, niye hangi gerekçeyle kavga ediyoruz. Bu ülkeyi kuranlar başa Atatürk ve arkadaşları tamamı savaş meydanlarından gelmişlerdir. Her biri ayrı yerde çarpışmış, hepsi Osmanlı paşasıdır. Ama savaştan sonra yeni cumhuriyet kuruluyor ve savaş zorunlu olmadıkça cinayettir diyor. Bunlar savaşı çok iyi biliyor o nedenle ülkede ve dünyada barış olsun diyorlar."

BASKIYLA DEVLET YÖNETİLMEZ

Baskı, öfke ve kinle devlet yönetilmeyeceğini, ve istikrarın olduğu ülkede darbenin niye geldiğini herkesin kendisine sorması gerektiğini belirten CHP Lideri Kılıçdaroğlu, darbe girişimi sonrası OHAL kapsamında çıkarılan kararnameler ile intikam alındığını ifade ederek şöyle dedi:

"Şimdi FETÖ terör örgütü diye konuşuyorlar. İyi de bunu Türkiye'nin başına kim bela etti, kim getirdi. 'Ne istediniz vermedik' dediler, ben de; 'onlar ne istedi, sen verdin' diye soruyorum. OHAL çıkardılar ve şimdi insanlar bedel ödüyor. Öğretmenler, üniversitede akademisyenler darbeci diye fatura ödüyor. Hangi üniversite hocası darbeye kalktı. Bir tek Adil Öksüz var onu da serbest bıraktılar nerede olduğu belli değil. Sanayicilerin ne günahı var, işveren mi darbeye kalktı onlar fatura ödüyor. Hakim ve savcıları tutup hapse attılar, niye darbeci diye. Bunlar darbe mi yaptı, yok. Çok ağır tabloyla karşı karşıyayız. Gazetecilerin ne günahı var onların tek silahı kalemidir onun dışında bir şeyleri yok hala hapisteler. Başbakana da söyledim, gazeteci, öğretmen, akademisyen bunları hapsa atarsanız darbeye dünyaya anlatamazsınız diye. Dünyada karşı darbe yapıyorsunuz gibi algılanır. Sanatçıların darbeyle ne ilgisi var, onlara da fatura ödettiler, kimi işten çıkartıldı, kimi hapse atıldı. Er ve erbaşlar komutan ne emir verirse uyar. 15 Temmuz akşamı er ve erbaşlar komutan emriyle çıkmış ve hepsi cezaevinde. Tutuklayacaksan emri veren komutanı tutukla. Er ve erbaşla niye uğraşıyorsun? Sincan Cezaevinin önü askerlerin aileleriyle dolu, soruyorum er ne zaman dünyada darbe yapmıştır."

CAMİ, KIŞLA VE ADLİYEYE SİYASET GİRMEMELİ

Yenikapı mitinginde memlekette huzurun sağlanması için cami, kışla ve adliyeye siyasetin sokulmamasını söylediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Buralara siyaset girerse memlekette huzur olmaz. Bunlar camiye, kışlaya, adliyeye siyaseti soktular yetmedi şimdi ilkokula da sokuyorlar. O çocuklara yazık, günah, yapmamalıyız. Siyaset farklılıktır. İnançlar, kimlikler üzerinden yapılmaz. Devleti yöneteceksen istikrar için liyakat olacak, işi ehline vereceksin. En iyi kim yapıyorsa görev ona verilir. Devlette kural budur, inancımız da bunu öngörmüştür. Ama bunlar ehline değil yandaşa veriyor. Huzur, barış, kardeşliği istiyorsak bunu yaratmalıyız. Bunu yaratırsan farklılıkları zenginlik olarak görünce barış ve huzur gelir. Cemaatleri bitirme, kaldırma gibi bir önyargıyla yola çıkmamalıyız. Yeni cemaatlerle ittifak yapmak da doğru değil, siyaset din ve inanç alanı dışına çıkmalı. Her inanca saygı göstermeliyiz, bunu yaparsak bu ülkeye huzur gelir."

Darbe girişimiyle mücadele edilirken mahkeme kararı olmadan kişilerin suçlu ilan edilmemesi gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, siyasi kararların adalet içinde alınmamasının toplumda travmalar yaratacağını ifade etti. 27 Mayıs darbesi ile Menderes ve iki bakanın asıldığını ve bunun travmasının halen sürdüğünü kaydeden Kılıçdaroğlu, bugün vicdanları rahatlatmak için isimlerinin her yere verildiğini belirterek, "Siyaseten adam asılmamalı. Siyasi suçtan insanlar idam edilmemeli. Bugün toplum vicdanı rahatsız. Siyasi düşünceleri dolayısıyla kimse suçlanmamalı. Allah'ın insana verdiği en değerli şey akıldır. Akıl yerine baskı ve şiddeti kullanırsanız olmaz. Aklınızı kullanmayı bilmelisiniz" dedi.