Avukat Enes Güngören imzasıyla açıklama yapan holding ortakları, şirketi zarara uğratıldığına örnek olarak Okumuş'un, 'Sızıntı dergisinin abone sayısı 2014 yılında 721 bin, 2015 yılında 520 binken 2016 yılında ise sıfıra düştü' açıklamalarını gösterdi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Anadolu Ajansı’nın Kaynak Holding kayyımlarından İmran Okumuş ile yaptığı röportaj, muhtelif mecralarda yayınlanmıştır. Öncelikle Anadolu Ajansı’nın pek adeti olmadığı halde, bir kişiyle röportaj yapıp servis etmesini yadırgadığımızı belirtmek isteriz. Bu durum Kaynak Holding’e kayyım atanmasının gerçekte hukuki değil, siyasi bir tutum olduğunu ve devlet ajansı eliyle algı operasyonu yapıldığını göstermektedir. Nitekim yıllardır, hukuken doğru-yanlış birçok şirkete kayyım atandığı halde, neden Anadolu Ajansı bugüne kadar bir tek kayyımla röportaj yapma gereği duymamıştır?

'KAYYIM MEDYAYA DEĞİL, KENDİSİNİ ATAYAN MAHKEMEYE DÜZENLİ RAPOR VERMELİ'

Röportajın içeriğinde kayyım tarafından ileri sürülen hususlar da gerçekte kamuoyunu bilgilendirme amacına yönelik doğru bilgiler değildir. Bilakis kamuoyunu yanıltmaya, Kaynak Holding ortakları, yöneticileri ve çalışanları hakkında; uydurma, çarpıtma, iftira niteliğinde iddialarla karalama kampanyası yürütülmesi amacına yöneliktir. Kaldı ki kayyımların kamuoyunu aydınlatma görev ve yetkisi de bulunmamaktadır. Kayyımlar şirketleri en iyi şekilde yönetmek ve faaliyetleri hakkında –medyaya değil- kayyım atayan mahkemeye düzenli olarak rapor vermek zorundadırlar.

Ancak Kaynak Holdinge atanan kayyımlar 3 ay geçtiği halde nedense mahkemeye ve ortaklara hiçbir bilgi vermemiş, ihtarlarımıza rağmen rapor vermekten ısrarla kaçınmışlardır. Peki neden kayyımlar gerçek görevleri gereği mahkemeye rapor sunmaları gerektiği halde bundan kaçınırken medyaya sözde çok iyi işler yaptıklarını anlatmaktadırlar? Neden devlet ajansını da kullanarak yalan yanlış bilgilerle kamuoyunu yanıltmaya çalışmaktadırlar? Acaba üç aydır şirketleri büyük zarara uğrattılar da bunu örtbas mı etmeye çalışmaktadırlar? Nitekim kayyım, Sızıntı dergisinin tirajının 720 binden sıfıra düştüğünü ağzından kaçırmıştır.

'KAYYIMLAR ŞİRKETİN SAHİBİ DEĞİLDİR'

Daha önce kendilerine noter ihtarıyla da bildirdiğimiz üzere kayyımlar şirketlerin sahibi değildir. Savcılık tarafından yürütülen soruşturma nedeniyle geçici olarak atanmışlardır. Kayyımlar savcı da değildir, hakim de. Soruşturma da yapamazlar, yargılama da. Gizli yürütülen bir soruşturmada medyaya açıklamada bulunamazlar. Kişilerin haklarını ve masumiyet karinesi ihlal edemezler. Onların tek işi şirketleri en iyi şekilde yönetmektir.
Kayyım İmran Okumuş ise hem kendisini şirketin sahibi yerine koymakla, hem de savcı ve hakim gibi davranmakla görev ve yetkisini aşarak yasaları ihlal etmektedir. Kayyımlar şirketlere verdikleri zarardan ceza hukuku ve tazminat hukuku yönünden sorumludurlar. Kayyım İmran Okumuş’un üzerinde yoğunlaşması ve düşünmesi gereken esas nokta budur. Kayyım İmran Okumuş “vatan ve millet edebiyatı” yaparak sorumluluklardan kurtulamayacağını bilmelidir. İnanıyoruz ki adalet iç hukukta ya da uluslara arası hukukta, hiç olmadı öte dünyada er geç sonuç verecektir. Kaynak Holding ortakları ise sonuna kadar ve son kuruşa kadar, yasal kılıf altında gasbedilen hak ve hukuklarının takipçisi olacaktır. Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz."