Washington’daki Brookings Enstitüsü 2015 yılında Twitter’da IŞİD’i destekleyen 70.000 civarında hesap olduğunu belirtti.

Ünlü hacker grubu Anonymous ise, dönem dönem IŞİD ile bağlantılı olduğunu düşündüğü hesapları yayınlıyor.

Peki bu destekçiler neler paylaşıyor? Kendilerini nasıl ifade ediyor? Diğerleriyle nasıl iletişime geçiyor? Hangi kimlik ve anlatıları amaçlı ya da amaçsız olarak dolaşıma sokuyor? Bu sorulara yanıt bulmak için, Türkçe yazan 10 kullanıcının 509 tweetini Bahar Ayaz ile birlikte analiz ettik. Sonuçlarımız diğer ülkelerde yaşayan destekçilerin anlatı ve kimlik çeşitliliğini göstermese de Türkiye için önemli ipuçları veriyor. Bir diğer eksikliğimiz ise yeterince hesap bulamadığımız için kadın kullanıcıları araştırmamıza dâhil edememiş olmamız.

ROTA İSTANBUL-ANKARA-RAKKA

Twitter’da yer alan ifadelerinden öğrendiğimiz kadarıyla, incelediğimiz kullanıcıların bir bölümü Rakka’da yaşıyor ve cephede IŞİD’e destek veriyor. Bir kısmı “İslam Devleti”ne gidiş hazırlığında ve hayalinde… Bir bölümü ise Türkiye ve Rakka arasında hareket halinde. Bir gün Sultanbeyli’de çay içtiklerini ya da Elmadağ’da araba kullandıklarını söylerken, ertesi günlerde Rakka’ya vardıklarını duyurabiliyorlar.

Bu hesaplara ulaşmak için önce #isis, #işid, #daesh, #daeş gibi bilindik hashtagleri kullandık. Sonuç hüsrandı… Çünkü klasik etiketlerin altında büyük oranda ana damar, popüler medya kuruluşlarının haberleri yer alıyordu. Başka bir yöntem bulmalıydık.

Konuyla ilgilenen arkadaşlarımızın da yardımıyla, onların diline daha uygun ifadelerle arama yapmaya başladık. #dawlah, #HilafetTR, #HayrEyaleti, #Rakka ve #İslamDevleti bize daha fazla ve doğrudan ‘destekçi’ olarak niteleyebileceğimiz hesaba ulaşma imkânı sağladı.

KANLI GÖRÜNTÜLER ENGELLENEBİLİR Mİ?

Tweetleri kayıt altına aldıktan bir süre sonra, bazı hesapların uygunsuz şiddet içerikleri nedeniyle askıya alındığını gördük. Ancak kanlı kafa kesme görüntülerini yayınlayan hesaplardan hâlâ aktif olanlar da var. Televizyonda akıllı işaretler ile çocuklarımızı koruduğumuzu düşünürken, ellerine tutuşturduğumuz mobil cihazlarla onları terör örgütlerinin hedefi haline getirişimiz gerçekten ürkütücü. Sosyal medya için etik düzenlemelerin ve denetimin oluşturulması da, bu denli akışkan ve dinamik bir içerik karşısında maalesef olanaklı görünmüyor.

IŞİD DESTEKÇİSİ KİMDİR?

Örneklem olarak seçtiğimiz hesaplardaki paylaşımların büyük oranda kişisel mesajlardan oluşmasına dikkat ettik. Çünkü amacımız, IŞİD destekçisi haber kanallarının, IŞİD’in önde gelen isimlerinin görüşlerini aktarmak değil, sıradan destekçilerin dünyalarının perdesini aralamaktı.

Öncelikle kimlik türlerine odaklandık. IŞİD destekçisi bir profil kendini nasıl tanımlar? Bu kapsamda vardığımız sonuç şaşırtıcıydı. Çünkü destekçiler kendilerini yalnızca ‘mücahit’ ya da ‘inanan’ olarak tanımlamıyor. Onlar aynı zamanda hayvansever, doğasever, sanatsever, entelektüel ve aile babası kimlikleriyle arayüzdeler. Bu nedenle kanlı görüntüleri takip eden tatlı pisicik fotoğrafları, doğa manzaraları, sevimli çocuklarının görüntüleri aynı akıştan dolaşıma sokuluyor. Kanadalı sosyolog Erving Goffman’ın Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu adlı kitabında söylediği gibi, roller çok çeşitli ve tek bir role tamamen bağımlı çok az insan var. Yine çevrimiçi kimliklerimiz çevrimdışı kimliklerimizin keşfedilmemiş yanlarından oluşmuyor. Aksine ekran önü, gündelik yaşam ile doğrudan ilişkili bir performans alanı.

TAĞUT NEDİR?

Peki bu destekçiler, Twitter’da en çok kimi eleştiriyor? Hedeflerinde en çok kim ya da kimler var? En büyük hedef, çatışma ortamının da etkisiyle PKK, PYD, YPG ve YPJ.  Bu hedefler çoğunlukla ‘ateist’,‘kâfir’, ‘mürted’ gibi sıfatlarla anılıyor. Çok eleştirilen bir diğer hedef ise Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükümeti. Evet evet! Yanlış okumadınız! Kamuoyundaki yaygın kanının aksine, sıradan IŞİD sempatizanları Türkiye’de iktidarın ‘tağut’ olduğunu düşünüyor. Yani hükümet, Allah’ın hükmettikleri ile hükmetmediği için hedef! Benzer bir şekilde, içinden doğdukları El-Kaide’yi ve diğer bir cihatçı örgüt olan El-Nusra Cephesi’ni tabiri caizse ‘light’ buldukları için hedefe koyuyorlar. İlginç bir biçimde, tweet’lerde İslam coğrafyası için ‘tarihi düşman’ olarak niteleyebileceğimiz Batı Dünyası ve Amerika Birleşik Devletleri daha az hedef gösteriliyor. ‘Gerçek Müslüman’ olmayı beceremediğini düşündükleri Müslümanlar daha çok eleştiriliyor.

CİHADI MİZAHLA AÇIKLAMAK: SEBASTİAN SÖYLE KAFİRLERE

Araştırmada tweetlerdeki anlatı türlerine de odaklandık. Savaş en önemli anlatı türü. Ganimet, silahlar, esirler, şehitler ve infazlar bu anlatı etrafında sıklıkla değinilen konular.

Sık kullanılan anlatı türlerinden biri de mizah ve ironi. Capsler, şarkı sözleri, gündemdeki espriler tweet’lerde de kendine yer buluyor. Örneğin, Allah’ın emirlerine neden uymamız gerektiği Hande Yener’in Sebastian şarkısı ile anlatılıyor: “Sebastian söyle onlara tağutu reddedip Allah’a iman etmezlerse senin gibi kâfir olurlar!”

Burada yine Goffman’ın ‘rol mesafesi’ kavramsallaştırması devreye giriyor. Yazara göre rol mesafesi, bireylerin kendilerini içinde bulundukları rollerden ne derece ayırdıkları ile ilgili. Örneğin yaşı büyük çocuklar atlıkarıncaya binerse, yaşı küçükler kadar zevk almamaları gerektiğini düşündüklerinden bu hisle baş etmek için rolle mesafelenmek durumundadır. Bunun için atlıkarınca üzerinde tehlikeli hareketler yaparlar. İşte IŞİD sempatizanları da cihadın ‘ciddi bir iş’ olduğunu düşündüğünden, mizahçı rolleriyle mesafelenerek, ciddi konuları bu yolla anlatmak zorunda kaldığını vurguluyor. Çünkü onlara göre, Türk toplumu, ciddi meseleleri şakalar ve komiklikler olmadan anlayamamakta.  

"HESABIM KAPATILDI AKHİM RT YAPIP YAYALIM"

Tweet’ler ayrıca önemli bir haberleşme kanalı. Yeni açılan ve Twitter tarafından askıya alınan hesaplar retweet edilerek duyuruluyor. Bu tweet’lerde ‘kardeşlik’ (Arapça erkek kardeş anlamına gelen ‘akhi’ sözcüğünü tercih ediyorlar) ve ‘cemaat’ vurgusu dikkat çekiyor.

Kur’an-ı Kerim ve hadislerden alıntılar ise, yinelenen bir başka anlatı türü olarak karşımıza çıkıyor. Bu anlatı özellikle şiddeti meşrulaştırmak için kullanılıyor. Savaşın Allah’ın emri olduğu fikri dolaşıma sokuluyor. Popüler medyadaki haberlere yönelik yalanlamalar ile gündelik yaşam pratikleri ve kadın erkek ilişkilerine dair anlatılar da tweet’lerde yer alan diğer bazı anlatı türlerinden.  

Özetle araştırmamız IŞİD destekçileriyle ilgili genel algımızı değiştirecek sonuçlar sundu. Farklı lokasyonlarda yerleşik IŞİD destekçisi Twitter kullanıcıları parçalanmış benlikleri ve gerçekliğini test edemediğimiz parlak anlatıları ile karşımızda.  

SON BİR UYARI

Bu alanda çalışmak isteyen akademisyen ve araştırmacılara da küçük bir hatırlatmamız var. Hesapları kendi Twitter hesaplarınız yerine, araştırma amacıyla açacağınız fake hesaplardan takip etmenizi öneririz. Çünkü yanlışlıkla basacağınız bir ‘fav’ ya da ‘takip’ butonu, bir anda çok sayıda destekçinin akınına uğramanıza sebep olabilir.

Kaynak: Bilge Narin | journo.com.tr