Atv ekranlarında yayınlanan Kara Ekmek'in Hale'si Başak Daşman, dizinin hırslı, gözü kara kadını... Dizinin ilk sezonunda daha ılımlı olan karakter yeni sezonda daha hırslı birine dönüşüyor. Ancak oyuncu, sempatik görüntüsünün yanı sıra canlandırdığı kötü ve hırslı kadın karakterlerine çok yakıştırılıyor. Şimdilerde dizinin yanı sıra Özel Kadınlar Listesi adlı tiyatro oyunuyla da izleyiciyle buluşuyor ve yeni yazdığı öykü kitabını çıkarmaya hazırlanıyor. Biz de bu yoğunluğunun arasında oyuncuyla bir araya geldik ve diziden yola çıkarak kadın erkek ilişkileri üzerine konuştuk.

- Dizi ikinci sezona da yine çok heyecanlı başladı. Hale karakterinin gittikçe daha hırslı birine dönüşmesi sizin için nasıl bir deneyim oldu? - Oynadığı karaktere dışarıdan bakar insan. Hem yanında oturuyormuş gibi hem de uzaktan. Oynayabilmek için sevmeniz gerekir ama korkutucu yanlarını da çok iyi görürsünüz. Bence Hale benim arkadaşım olmalıydı. Onu bu tuhaf hırstan ve kendini içine sıkı sıkıya kapattığı duvarlardan kurtarabilirdim diye düşünüyorum ya da kendime fazla bir güç atfediyorum. Sonuçta, hayat kısa. Mutlu olmaya ve sevmeye çalışmak lazım.

- Hale annesinin yönlendirmesinin etkisinde çok kalıyor. Sizin annenizle ilişkiniz nasıl?
- Anneme sorsanız benim ve kardeşlerimin hiç sözünü dinlemediğimizi söyler. (gülüyor) Öyle değil elbette. Herkes bence, bir şekilde, fark etmese bile annesinden onay almaya çalışır hayatı boyunca. Neyse ki iyi kalpli, dedikodudan, başkalarının hayatlarından uzak ve ailesine düşkün bir annem var da kötücül yönlendirmelerle karşılaşmadım. Bizi doğru ve ahlaklı olan şeye sevk etmeye çalışır her zaman.

- Çocuğunu kaybettiği için yılarca kendisini ve eşini suçladı. Siz yaşadıklarını bir kadın olarak nasıl değerlendirirsiniz?
- Değerlendirmek bile istemeyeceğim bir konu. İnsanın akıl sağlığını koruması çok zor olsa gerek gerçekten. Ölmek ve nefes almaya devam etmek gibi sanki. Kimsenin çocuğu kendisinden önce ölmemeli ve evlat acısı çeken insanlara nasıl davrandığımıza dikkat etmeliyiz.

- Eşiyle arasında birçok olay yaşandı. Bu kadar yaşanandan sonra evlilik kurtulur mu?
- Evliliğin ne olduğunu düşündüğünüze bağlı. Ben aşka inanırım. İlişkiye değil. Elbette, ilişki dediğinde, aşkın getirisi ama temele oturan aşk olmalı ve sen, bir ilişkim var yuvarlanıp gidiyoruz diye bakmamalısın. Evlilik, çoğu zaman böyle görülüyor çiftler arasında ne yazık ki. Ve böyle görülürse kurtulabilir elbette Hale'nin evliliği. Ama aşk ise söz konusu olan, aşk bu kadar yaradan sağ çıkamaz. Bir kadın, kendisine böylesine aşağılayıcı ve nefret dolu gözlerle bakan bir adamı sevmeye devam etse de affedemez bence.

- Kadınların evliliklerde yaptıkları hata sizce nedir?
- Genel değerlendirmeler yapmaktan pek hoşlanmam ama gözlemlediğim kadarıyla, öncelikle ilişkinin enerjisini düşürmeleri ve bir alışkanlığa dönüşmesini çok kolay kabullenmeleri. Bu tutkuyu öldürüyor. Tutkular insanları ve ilişkileri ayakta tutar. Bir diğeri, çocuk sahibi olduktan sonra eşlerini tamamen ikinci plana atmaları. Herkes için söylemek mümkün değil ama böyle çok örnek gördüm.

- Sizce mutlu birlikteliğin olmazsa olmazları neler?
- Birbirindeki boşlukları doldurmak. Boşlukları daha da derinleştirmek değil. Karşındakini bütünüyle kabul edebilmek, onaylamayı ve takdir etmeyi bilmek. Elbette her adımda dürüstlük. Çünkü o senin yol arkadaşınsa, eşinse, kendinden önce ona doğruyu söyleyebilmelisin. Güzel bir ilişkiyse, kendine bile itiraf edemediğin şeyleri, onun bilmesi seni rahatlatır. Çünkü yanında güvende hissedersin.

- Siz canlandırdığınız karakter yerinde olsanız nasıl bir yol çizerdiniz?
- Ben Hale'nin yerinde olsam tası tarağı toplamış, mümkünse sessiz sakin bir yere taşınmış, bahçemde çiçek yetiştiriyor olurdum. Bu kadar öfkeli ve nefret dolu insanlarla aynı ortamda bulunmam mümkün değil. Bir şey bittiyse bitmiştir. Bir şeyin bitmesi, ne kadar acı verici olsa da bitmiş bir şeyin içinde yaşamaya çalışmaktan daha beter olamaz bence.

- Hale aldatıldı, aldattı. Oynarken ne hissettiniz?
- Aldatmak, aldatılmaktan daha kötü bir histir. Çünkü birinde yanlışı yapan sizsiniz. Diğerinde maruz kalıyorsunuz. İnsanın kendi yaptığı bir hatayla yaşamaya çalışması daha ağır bir şey. Başkasının size yaptığını gün gelir unutursunuz ama kendi hatanız, dünyanın en büyük egosuna sahip bencil insanı değilseniz, her zaman canınızı acıtmaya devam eder içerde bir yerlerde.

ÇOCUK âŞIK OLDUĞUN ADAMIN GÖZÜNDE KEŞFEDİLİR

- Dizide çocuğunu kaybetmiş bir anne rolündesiniz. Peki sizin çocuk sahibi olma hayaliniz var mı?
- Çocuk sahibi olmak ben de bir hayal olarak mevcut evet ama o hayal o kadar gerçekliğe yakın bir yerde durmuyor. Sevilecek çok çocuk var dünyada, kendi çocuğunu sevmek arzusu, aşık olduğun adamın gözünde keşfedilebilecek bir şey sanırım.

RUHUMLA TERS ROLLERİ CANLANDIRIYORUM

- Hale'nin giyim tarzı çok beğeniliyor. Peki siz gündelik yaşantınızda nasıl kıyafetler giymeyi tercih ediyorsunuz?
- Rahat giyinmeyi, feminen ve maskülen parçaları birleştirmeyi, renkli giyinmeyi ve şapkalar takmayı seviyorum.

- Ekranda kendinizi izlediğinizde beğeniyor musunuz?
- Beğendiğim oluyor tabii. Ama genelde küçük anlarda. Örneğin bir şey deniyorum oynarken ve onu becerebildiğimi görürsem hoşuma gidiyor.

- Sempatik bir yapınız var ancak hırslı ve kötü rollerde size çok yakışıyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?
- Ruhumla ters rolleri daha sık canlandırıyorum. Ama sinemada ya da tiyatroda komedi oynuyorum elbette. Bir sonraki dizim de bir komedi olsa çok memnun olurum ayrıca.

ÖYKÜ KİTABIM ÇIKACAK

- Setinizin olmadığı bir günü nasıl geçiriyorsunuz?
-Çekimim ve oyunum yoksa, spora gidiyorum muhakkak. Onun dışında yazıyorum. Yakında bir öykü kitabım yayımlanacak. Bol bol film izleyip, kitap okuyorum.

- Spor eğitmeni kardeşinizle açık havada pilates yaparken görüntülenmiştiniz. Ne sıklıkta spor yapıyorsunuz?
- Haftanın üç günü pilates ve kardiyo yapıyorum. Elbette yediklerime de dikkat etmeye çalışıyorum. Mutfak tezgahımın köşesinde küçük kavanozlarım var. Pekmez, çörek otu, zerdeçal gibi... Herkese sabahları birer kaşık yemelerini öneririm.