Evlilik teklifini reddettiği için TRT sanatçısı Hatice Kaçmaz’ı 16 yerinden bıçaklayarak öldüren Orhan Munis’in yargılandığı davada, eylemi ‘tasarlayarak öldürme’ kapsamına sokmayarak cezada indirime yol açan mahkemenin kararında, sanığın ‘tutku derecesindeki aşırı sevgi’den kaynaklı duygusallığın etkisiyle cinayeti işlediği savunuldu.

 

Olay, Ankara’nın Yenimahalle’deki İbrahim Karakoç Parkı’nda 13 Eylül’de meydana geldi. Eşini trafik kazasında kaybeden ve üç buçuk yaşında bir kızı olan TRT Sanatçısı Hatice Kaçmaz’a (33), Orhan M. önce kendisi evlilik teklif etti. Kaçmaz kabul etmeyince ise, akrabası olan iki kadını, Hatice Kaçmaz’ın evine göndererek teklifini bir kez daha iletti.

Orhan M., reddedilmesinin ardından, mahalledeki markette alışveriş yapan Hatice Kaçmaz’ı kaçırmaya çalıştı. Ancak Kaçmaz bağırarak karşı koydu. Saldırgan M., Kaçmaz’ın ağzını kapatıp yerde sürükleyerek İbrahim Karakoç Parkı’na götürdü. Burada üzerinde taşıdığı bıçağı çıkaran M., Kaçmaz’ı 16 yerinden bıçakladı.

Olaydan sonra Orhan M. kaçarken, Kaçmaz kaldırıldığı Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’nde hayatını kaybetti. Orhan M. ise yakalanarak adliyeye çıkarıldı ve tutuklandı.

YENİ SAVCI ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜNÜ DEĞİŞTİRDİ

Savcı Bilal Gündüz, Munis hakkında tasarlayarak öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açarken, cezasında indirim istemedi. Ancak dosyanın verildiği yeni savcı Banu Aksoy, esas hakkındaki görüşünü değiştirerek sanığın sadece öldürme suçundan cezalandırılmasını istedi.

Milliyet gazetesinden Gökçer Tahincioğlu’nun haberine göre, Mahkeme de 16 Ekim’de görülen karar duruşmasında, Munis’i öldürme suçundan müebbet hapis cezası verdi. Cezada takdir ya da iyi hal indirimi uygulamayan mahkemenin tavrı olumlu bulunsa da, kararın ‘tasarlayarak öldürme’ye dayanmaması sanık Munis’i ağırlaştırılmış müebbetten, dolayısıyla 30 yılı aşkın süre kensitisiz hapis yatmaktan kurtarmış oldu.

TUTKU DERECESİNDEKİ AŞIRI SEVGİDEN KAYNAKLI DUYGUSALLIĞIN ETKİSİ

Kararın gerekçesinde cezanın neden ‘tasarlayarak öldürme’den verilmediği sanığın ‘tutku derecesindeki aşırı sevgiden kaynaklı duygusallığın etkisi’nde olmasına bağlandı.

“Sanık, maktülenin evlenme isteğini bir türlü kabul etmemesi, ayrılma düşüncesini kendisine hissettirip açıklaması sonucu içindeki tutku derecesindeki aşırı sevgiden kaynaklı duygusallığın etkisi ve ruh hali üzerinde yarattığı hiddetle yanına bıçak alarak maktule ile her zaman buluştukları parka gitmiş ve o hiddetin sonucu olarak maktuleye bıçak darbelerini vurmuştur” denilen gerekçede, “Duygusal çöküntü ve hiddetin maktuledeki bıçak darbeleri sayısı ile ortaya çıktığı, hiddetin sanığın soğukkanlı düşünme ve hareket etmesini engellediği, dolayısıyla tasarlamadan söz etmenin mümkün olmadığı anlaşılmıştır” ifadeleri yer aldı.