Gül açıklamasında özellikle 367 krizinin savunucularından Baykal'ı eleştirdi.

Hürriyet Gazetesi yazarı Murat Yetkin bugünkü köşesinde Gül'ün konuşmalarının şifrelerini yazdı...
 

Murat Yetkin'in bugünkü yazısı şöyle: 

On birinci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 5 Mayıs Cuma namazı çıkışında söyledikleri CHP’nin önceki genel Başkanı Deniz Baykal’a “sert cevap” olarak yorumlandı.

Bu doğru. Gül gerçekten kızmış Baykal’a ve “2007’de benim karşıma 367 meselesini, çıkaranın sen olduğunu unutmadım” demeye getiriyor.

Baykal’ın CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın sorularını cevaplarken Abdullah Gül ismine kapı aralamasını ise CHP’nin “parti içi hesapları” ve “taktiklerine” kendisini konu etmesi olarak eleştiriyor. Baykal’ın araladığı kapıyı kapatıyor.
Ancak Gül’ün açıklamaları yalnızca Baykal’ı hedef almıyor.

Dahası var. Örneğin “Ben ciddiye almadım. Üzülerek görüyorum ki bazıları çok ciddiye almışlar ve hatta bazı arkadaşlar doğrusu saygı seviyesini de aşarak neredeyse benim ne yapmam, ne söylemem gerektiğini nasihat edecek kadar da ileri gittiler” dediği bölüm.

Burada doğrudan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı hedef alan bir gönderme yok. Erdoğan’ın “Davadan ayrılan iflah olmamıştır” sözünü kendi üzerine almadığı çok açık. Ancak AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş’ın doğrudan hedef alındığı anlaşılıyor; Elitaş’ın aHaber’e “Gül net değil. Spekülasyonları behemehâl (vakit geçirmeden, derhal) bitirmesi gerekir sözleri Gül’ün hedefinde.

Ama Gül’ün asıl mesajı hem iktidara, hem muhalefete.

Gül iktidara da, muhalefete de “Ta 2019’daki seçimleri bırakın, Türkiye’nin acil sorunlarına çözüm bulun çağrısında bulunuyor.

Gül’ün “Türkiye'nin ulusal çıkarlarını tehdit eden gelişmeler var. İçeride bir sürü ekonomik beklentiler, sorunlar, halkın ihtiyaçları var. Herkesin şimdi buna yönelmesi, bunları çözmek için uğraşması ve bu uğurda da elinden gelen her şeyi yapması gerekir” diyor.

Evet, muhalefete de hitap ediyor ama bu sözlerin asıl muhatabı iktidar.

Gül “güncel siyasetin içinde değilim” diyor, ancak siyasete güçlü bir mesaj vermiş oluyor, vermeye devam edeceğini de söylüyor.

Özetle “Ben buradayım, durduğum yerdeyim” diyor.