Önce “askeri bir yetkili” tarafından medyaya yapılan isimsiz açıklamalar, kamuoyunda büyüyen tepkiyi dindiremiş olmalı ki, Genelkurmay Başkanlığı bu kez durumu, resmi yazılı bir duyuruyla açıklamak gereği duydu.

Ancak Genelkurmay’ın açıklamasından, kamuoyunun bilmediği bir unsur daha ortaya çıktı;
Cumhurbaşkanı’nın kızı Sümeyye’nin düğününe, sadece Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar katılmamış; tüm kuvvet komutanları da Genelkurmay Başkanı ile birlikte düğünde hazır bulunmuşlar.

Genelkurmay açıklamasında bu bilgi, şu satırlardan ortaya çıktı;

“Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi AKAR, Komuta Heyeti ile birlikte, 14 Mayıs 2016 tarihinde saat 13:00’te; Çukurca’da hayatlarını kaybeden kahraman şehitlerimizin Ankara Kocatepe Camiinde düzenlenen cenaze törenlerine katılmışlardır.Müteakiben, aynı Komuta Heyeti, aynı gün saat 15:00’te, İstanbul’da düzenlenen nikah törenine, devlet protokolü çerçevesinde katılmışlardır.”

ÖZEL NİKAHTA, “DEVLET PROTOKOLÜ”

Genelkurmay açıklamasında dikkat çeken bir başka unsur ise, TSK’nın Sümeyye Erdoğan’ın nikahını “devlet protokolü çerçevesinde” algıladığının ortaya çıkması.

Oysa nikah ve düğünler, kimin düğünü olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti “resmi devlet törenleri” kapsamında yer almıyor. Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı uyarınca, “özel organizasyonlar” olan düğün ve nikahlarda, “devlet protokolü” uygulanması da sözkonusu değil.

Düğünün evsahibi Cumhurbaşkanı bile olsa, bu organizasyon Türkiye Cumhuriyeti yasaları ve Cumhuriyetin bugüne kadar olan geleneklerinde, “resmi organizasyon” olarak yer almıyor.

GENELKURMAY’A GÖRE, DÜĞÜNE KATILIMI ELEŞTİRMEK “MİLLETİN BİRLİĞİNİ BOZUYOR”MUŞ

Genelkurmay açıklamasında dikkat çeken bir başka unsur ise, Genelkurmay Başkanı’nın şehit cenazelerinin olduğu gün bir düğüne katılmasına yönelik eleştiriler hakkında yapılan yorum.

Açıklamada, Genelkurmay Başkanı’nın düğüne katılımını eleştirmek, “ülke ve milletin birliği, beraberliği ve güvenliğini” tehdit ettiği ima ediliyor. Açıklama aynen şöyle deniyor; “Terörle Mücadeleye yoğun bir şekilde devam ettiğimiz bu günlerde, eleştiri ve yorumlarda insaflı ve yapıcı olunması, ayrıştırıcı dil kullanılmaması, ülkemizin ve aziz milletimizin birliği, beraberliği ve güvenliği açısından büyük önem arz etmektedir.”