Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluşunun 240. yıldönümü ABD’nin Ankara Büyükelçiliği Rezidansı’nda verilen bir resepsiyonla kutlandı. Davetin ev sahipliğini ABD Ankara Büyükelçisi John Bass, eşi Holly Bass ile birlikte yaptı.

 

Hükümeti temsilen AB Bakanı Ömer Çelik’in katıldığı resepsiyona, aralarında Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve eşi Esra Şimşek’ime de bulunduğu, siyaset, diplomasi, iş ve bürokrasi dünyasından konuklar katıldı.

 

Rezidansı’nda bahçesinde gerçekleşen resepsiyon, iki ülke milli marşlarının çalınmasıyla başladı. Resepsiyonun açılış konuşmasını yapan Büyükelçi Bass, Orlando, İstanbul ya da Mardin, terörün yaşattığı acıların her yerde aynı olduğunu ifade etti.

 

 

Bass, davete katılan tüm konuklara teşekkür etti. Daha sonra söz alan AB Bakanı Çelik de ABD’nin kuruluş yıldönümünü kutladı.

 

 

Konuşmaların ardından resepsiyon koyu sohbetlerle devam etti. Geçen yıllarda canlı bando performansının olduğu resepsiyonda bu canlı müzik yoktu. Resepsiyon alanındaki genel hava ise bu yıl katılımın daha az olduğu yönündeydi.


 

“PARİS NE KADAR GÜVENLİYSE ANKARA DA O KADAR GÜVENLİ”

Fransa, 14 Temmuz’da Ankara ve İstanbul’da yapacağı milli gün kutlamalarını bugün iptal ettiğini duyurmuştu. AB Bakanı Ömer Çelik, ABD resepsiyonunda gazetecilerin bu yöndeki sorularını cevapladı.


 

“Paris ne kadar güvenliyse Ankara da o kadar güvenli” diyen Çelik şunları söyledi:”Bu, büyükelçiliklerin kendi ülkelerinden gelen istihbaratla kendi takdir haklarıdır. Paris’te de herhalde bir alarm verilmiş. Öyle anlaşılıyor ki, entegre bir durum var. Şunu bilmek lazım ki, Paris, Lındra, Berlin ne kadar güvenliyse Ankara da o kadar güvenli. Küresel terörün bütün bir coğrafyayı aynı anda tehdit edebilmesi yeni bir durum. Buna karşı yapılacak en iyi şey yaptığımız işi yapmaya devam etmek. Ama burada en önemli şeylerden bir tanesi şu; Terörün kendisine meşruiyet alanı yaratmasına yönelik faaliyetleri ortadan kaldırmamız gerekiyor. Bugün Paris’te terör tehdidi nedeniyle olağanüstü bir durum yaşanıyor ama aynı gün Avrupa Parlamentosu’nda PKK, PYD terör örgütünün propagandasının yapıldığı bir sergi açılıyor. Avrupa terör meselesini sadece DAEŞ meselesi olarak anlamamalıdır. DAEŞ, PKK, PYD bunların hepsi birdir. Eski Afganistan’da terör örgütleri arasında çeşitli devletlerin ayrım yapmasını, herkesin belli örgütleri tutup diğerleriyle mücadele etmesi gibi bir durumun dünyayı ne büyük bir felakete götürdüğünü gördük.”