31 Mayıs 2010 tarihinde İsrail işgali altında bulunan Gazze'deki ablukaya dikkat çekmek ve delmek için İnsani Yardım Vakfı'nın (İHH) organizasyonu ile oraya giden Mavi Marmara gemisine İsrail askerleri tarafından baskın düzenlenmiş ve 10 kişi yaşamını yitirmişti. Gemide bulunan birçok yolcunun da yaralanması ile sonuçlanan baskın sonrası Türkiye – İsrail ilişkileri gerilmiş tarihi bir kriz baş göstermişti. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan “geminin gitmesine izin vermekle” suçlanmış ve İHH için övgüler dizmişti. Erdoğan İHH için “Kimdir bu İnsani Yardın Kuruluşu? Mavi Marmara ile Gazzeli bebeklere ilaç götüren, mama götüren, gıda götüren, bunun için de ölümü göze alan bir yardım örgütü. dünyanın her yerinde masumların, yoksulların bu yardım kuruluşunu görünce yürekleri ferahlıyor” diye konuşmuştu.

İSRAİL İLE İLİŞKİLER DÜZELİNCE

Geçtiğimiz günlerde İsrail ile olan ilişkilerin yeniden düzelme seyrine girmesi sonucu ise İHH “İsrail ablukayı kaldırmadan anlaşma olamaz. Tazminatı redderiyoruz” diye iktidarı eleştirdi. Önceki gün Ak Saray’daki iftarda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan ise İHH'nin bu çıkışını sert sözlerle eleştirdi.

İHH'yı isim vermeden “edepsizlikle ve şov yapmakla suçlayan” Erdoğan “Uluslararası bazda bir adım atıyoruz. Siz kalkıp da Türkiye'den böyle bir insani yardımı götürmek için günün başbakanına mı sordunuz. Biz zaten oraya gerekli yardımı Gazze'ye bugüne kadar hep yaptık yapıyoruz. Filistin'e yaptık yapıyoruz. Bunları da yaparken bir yerlere gövde gösterisi olsun diye değil, her şeyi uluslararası diplomasi neyse bu diplomasi içinde yaptık; yapıyoruz, yapacağız. Bunları davul zurna çalarak değil edebi adabı içinde yaptık, yapıyoruz. Cuma günü Mersin'den 10 bin tonluk gemi kalkıyor. Bu arada Gazze'de 200 yataklı bir devlet hastanesini bitirdik, yakında açılışı yapılacak” diye konuştu.

ERDOĞAN'IN SÖZLERİ İHH YANLILARINI KIZDIRDI

Cumhurbaşkanı'nın bu çıkışı İHH cephesinde tepkiyle karşılandı. İHH'ye yakın olduğu bilinen birçok isim Cumhurbaşkanı'nın sözlerini sert sözlerle eleştirdi. Aktivist gazeteci Adem Özköse twitter hesabından Erdoğan'a hitaben “Bizi gerçekten üzdünüz, kalbimizi kırdınız. Gönlümüzdeki yerinize lütfen zarar vermeyin.” diye tweet attı. Yeni Şafak yazarı Cemile Bayraktar ise dün akşam “Aslan parçası, İHH'ya vurma da sana vurmayalım, sen Gülen ve Altanlar ile liberalizmi sek içerken, İHH Gazze tünellerindeydi..” diye yazdı. Bayraktar daha sonra gelen tepkiler üzerine “bu sözleri Erdoğan için sarf etmediğini” belirterek gazeteci Cemil Barlas’ı işaret etti.


Cemil Barlas’la girdiği polemik sonucu ise Cemile Bayraktar’ın Sabah grubunun dergisi olan Aktüel'deki işine son verildi.

“PARALEL” VURGUSU

Tüm bu gelişmelerin ardından konuyla ilgili en çarpıcı çıkışlardar birisi hükümetin yayın organı Akşam’ın başındaki isimden geldi.


 

Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Kelkitlioğlu konuyla ilgili “STK’lar mensup oldukları düşüncenin topluma yansıması olmalıdır. STK’ların varlık sebebi budur ve İHH olayı bu temelde değerlendirilmelidir. Siyasi iradenin desteğini alarak büyümüş STK’ların siyasi erki şekillendirme çabaları PARALEL oluşum anlamına gelir ki bu kabul edilemez” diye yazdı.

Kelkitoğlu’nun “İHH ve başkanı Bülent Yıldırım’ı paralel yapıya ait olmakla ima etmesi” sosyal medyanın gündemine oturdu. “Erdoğan’ın görüşü” diye değerlendirilen bu açıklama akıllara AKP’nin daha önce ters düştüğü ‘yapıları’ getirdi.


 


Erdoğan’ın ve ona yakın kalemlerin İHH için başlattığı kampanyaya en ilginç tespit ise CHP’li Haluk Koç’tan geldi. CHP’li Koç twitter hesabından “Gelmiş geçmiş en büyük satış ustası sırayla; rahmetli hocası, ordu, saf liberaller, Oslo-İmralı arkadaşları, Cemaat, Arınç-Çelik v.b., İHH, sıradaki!” diye yazdı.