Başbakan Davutoğlu, Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium'da düzenlenen 'Hz. Peygamber, Tevhid ve Vahdet' temalı Kutlu Doğum programına katıldı. Programda Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ile Başbakan'ın eşi Sare Davutoğlu da yer aldı. Burada bir konuşma yapan Başbakan Ahmet Davutoğlu, ''Bütün şehirlerde yaşayan kardeşlerime sesleniyorum: Şehirlerinizi barikatlarla, çukurlarla parçalamak isteyenlere karşı o çukurlar ve barikatların karşısında bizim yüreğimiz birdir diyerek o çukurları o barikatların önüne geçerek durdurun. Yürekleri parçalayanlara karşı yürekleri birleştirenlerden olun. 'Bizim şehirlerimizi Bağdat’a çeviremeyeceksiniz o güzelim Bağdat’a' diye haykırın. 'Bizim şehirlerimizi Halep’e, Humus’a, Hama’ya çeviremeyeceksiniz' diye haykırın. Gelin birlik olalım şehirlerimizi koruyalım. Gelin birlik olalım bu ülkeyi koruyalım.’’ ifadelerini kullandı.

"NETİCESİ NE OLURSA OLSUN SONUNA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ"

"Bu ülke artık sadece 78 milyon vatandaşın ait olduğu bir ulus devletten ibaret değildir" diyen Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı: ''İstiklal harbine doğru İstiklal orduları yürürken Muhammed İkbal, Lahor’da dualar ediyordu. Cezayir’de dualar ediliyordu. Hatm-i Şerifler iniyordu ordunun zaferi için. Çünkü herkes biliyordu ki, bu ordu mazlum milletlerin son ordusudur. O dualarla istiklal harbi kazanıldı. Bu ülkenin tohumları o dualarla atıldı. Biz neticesi ne olursa olsun sonuna kadar mücadele ederiz. Mazlum milletlerin son kalesinin düşmesine asla izin vermeyiz. Vahdetimiz budur. Tevhit'ten anladığımız budur. O zaman bu ülke işte dün Sultanahmet'te önümden geçen o fakir Suriyelilerin, buraya sığınmış Myanmarlıların, Arakanlıların bir nefes özgürlük havası almak için buraya gelmiş o Mısırlıların ülkesidir."

Bütün insanlığa muhabbet duyacaklarını belirten Davutoğlu, "Durmayacağız. İnşallah şehirlerimizi, ülkemizi bir ve beraber kıldıktan sonra, mazlum milletler arkamızda bir ve beraber kıldıktan sonra, bütün beşeriyet için hangi dine mensup olursa olsun, hangi etnik kökene mensup olursa olsun, hangi kıtaya mensup olursa olsun sadece Eşref-i Mahlukat oldukları için bütün insanlığa muhabbet duyacağız ve onlara adalet çağrısında hak, hukuk çağrısında bulunacağız" şeklinde konuştu.