CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iki günlük Almanya ziyaretinin son gününde Almanya Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir ile kahvaltıda bir araya geldi. Ardından basın mensuplarıyla sohbet toplantısı gerçekleştirdi. Yeni Anayasa ile 12 Eylül döneminde çıkan yasaların temizlenmesi ve parlamenter sistemin daha verimli çalışmasının sağlanması gerektiğini söyledi. Hedeflerinin, özgürlükçü, birinci sınıf bir demokrasi olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:

12 EYLÜL YASALARI TAMAMEN KALDIRILMALI:Bir ülkenin rejimini o ülkenin tarihi belirler. Bizim yaklaşık 200 yıllık parlamento deneyimimiz var. Parlamenter sistemimiz şu anda çok iyi çalışıyor mu? Hayır. Neden iyi çalışmıyor? Çünkü 12 Eylül döneminde çıkan yasalar parlamenter sistemin iyi çalışmamasının ana nedenini oluşturuyor. Parlamentoda kurulacak olan uzlaşma komisyonuna biz ‘Türkiye'yi darbe hukukundan arındırma komisyonu' diyoruz. Böyle bir komisyon kurulursa parlamenter sistemin rahat çalışabileceği bir hukukî altyapıyı hep birlikte oluşturabiliriz. 12 Eylül döneminde çıkan yasaların tamamen değişmesi gerekiyor. Özgürlükçü birinci sınıf demokrasi açısından.

PARLAMENTER SİSTEMİ ÇALIŞTIRMAYAN YASALARDAN KURTULALIM:“Biz diyoruz ki, eğer Türkiye'ye birinci sınıf demokrasi getirmek istiyorsanız, buyurun gelin Türkiye'yi darbe hukukundan tümüyle arındıralım. O zaman parlamenter sistem zaten kendiliğinden çalışacaktır. Siyasi Partiler Yasası… Türkiye'de seçimler yapılıyor. Milletvekillerini halk mı seçiyor? Hayır, halk seçmiyor! Milletin önüne bir liste konuluyor. Böyle demokrasi mi olur? Milletvekilini millet seçer. Gelin bunun hukuki altyapısını oluşturalım. Dolayısıyla biz parlamenter sistemden şikayetçi değiliz. Parlamenter sistemi çalıştırmayan yasalardan şikayetçiyiz.    O yasaların kalkması lazım.”

CUMHURBAŞKANI, ANAYASAL SINIRLAR İÇİNDE GÖREV YAPMAK ZORUNDA:“Cumhurbaşkanı halk değil yine eskiden olduğu gibi parlamento tarafından seçilebilmeli. Arzu edilirse parlamento değil, halk tarafından da seçilebilir. Yani bir cumhurbaşkanının halk tarafından veya parlamento tarafından seçilmesi, o cumhurbaşkanına anayasayı ihlal etme hakkı vermez. Cumhurbaşkanı kim tarafından seçilirse seçilsin anayasa sınırları içinde görev yapmak zorundadır. ‘Halk beni seçti istediğimi yaparım.' Hayır efendim! Halk seni seçse de istediğini yapamazsın! Herkes hukuk kuralları içinde hareket etmek zorundadır.

BİR KİŞİNİN EGOSUNU TATMİN İÇİN SÜREKLİ SEÇİM ANLAYIŞI OLMAZ:Sayın Davutoğlu ‘Bir erken seçimden söz etmek vatana ihanettir.' diye bir cümle kullandı. Hangi gerekçeyle kullandı, bilmiyorum. Ama Türkiye'nin eğitimden ekonomiye dış politikaya toplumsal uzlaşmaya kadar her alanda dünya kadar sorunu var. Bütün bu sorunlar ortadayken seçim neyi çözecek? Tek başına bir iktidar var. Parlamento'da istediği yasayı çıkarabilecek bir hükümet var. Bir kişinin egosunu tatmin etmek için sürekli seçim anlayışı olabilir mi? ‘Benim dediğim olacak, oluncaya kadar ben toplumu sürekli seçime götüreceğim.' demek, bir yönetici açısından ciddi bir ahlak sorunudur.”

ANGAJMANA UYULMUYORSA, GEREĞİ YAPILMALI: “(Önceki gün Rus uçağının Türk hava sahasını ihlal etmesi üzerine) Türkiye, Suriye ile ilgili yeni angajman kurallarını belirlemiştir ve bunu bütün dünyaya ilan etmiştir. Kendi ülkemizin sınırlarının bir başka ülkenin savaş uçağı tarafından ihlal edilmesini asla doğru bulmuyoruz. Eğer angajman kurallarına uyulmuyorsa ve bunun da gereğinin yapılması bizim beklentimizdir.”