Cumhurbaşkanı Erdoğan Birlik Vakfı'nın düzenlediği iftar programının ardından açıklamalarda bulundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşamalarından satırbaşları şu şekilde;

"BU MİLLETİN MAYASINDA İSLAM VAR"

"Bizim kültürümüzde zengin, altınları, arabaları, maddi imkanları çok olandan ziyade gönlü geniş olandır. Değerli kardeşlerim, gönül zenginliğinin ne kadar önemli olduğunu son 6 yıldır Suriye ve Irak'taki çatışmalardan kaçan mülteciler konusunda sergilenen tavırda bir kez daha gördük, yaşadık. 'Bize bir yerlerden yardımlar gelecek de ondan sonra yapacağız' diye düşünmedik tam aksine 'bizde ne var biz verelim' dedik. Biz devletin bütçesinden 10 milyar doları aşkın verdik ama sağ olsun sivil toplum örgütlerimiz, belediyelerimiz de en az bir o kadar da onlar verdiler. Niye? Çünkü bu milletin mayasında İslam var."

 

 

"TERÖRÜN DİNİ, İMANI VE BÖLGESİ YOKTUR"

"Terör bu mübarek günlerde bile kan dökmekten vazgeçmiyor. Daha önceden de dediğimiz gibi terörün, dini, yeri, bölgesi ve yurdu yoktur. Terör örgütüne karşı tavır koymayanları da ben aynı kategoride değerlendiriyorum. Bizim inancımızda zulme rıza, zulümdür. İster kabul etsinler, ister kabul etmesinler. Tarih bunları böyle kabul edecek. DAEŞ'in İslam'la bir ilgisi yoktur. Bunlar, bölgelerimiz üzerinde hesap yapanların proje ürünleridir. Bu örgütlerin gerçek yüzleri her geçen gün daha iyi anlaşılmaya başlandı. Bölücü terör örgütünün 20 Temmuz'dan beri gerçekleştirdiği eylemlerin, ne bölge halkına ne de bölgeye bir fonksiyonu olmadığını görmüş olduk. Operasyonlarımızı sonuna kadar devam ettireceğiz, geri adım atmak yok. Suriye'de birbirleriyle savaşan bu örgütler, bölgenin İslami bütünlüğünü yıkmakta birbirleriyle yarışıyorlar. Bazı sözde dost ülkeler YPG'yi IŞİD'e karşı kullandığı görülmüştür."

 

 

"MUHAMMED ALİ DİKLEŞMEDEN DİK DURDU"

"Muhammed Ali'nin cenazesinde Amerika'da bulunduk. Onun attığı her yumruğun mazlumlar için atılan bir yumruk olarak gördüm. Vietnam'a gitmeyişi çok daha anlamlıydı. 'Vitnemalılar bize saldırmadı, ben niye gideyim' dedi. Şampiyonluğunu aldılar, 5 yıl mahkum ettiler. Bu cezaya mahkum edilmesine rağmen gitmedi ve madalyasını da göle attı. Bu dik duruş, 'Dikleşmeden dik durmak' anlamına geliyor. Bu çok önemli. Rüzgar önünde kalmış yaprak gibi sallanmanın bir anlamı yok. Dik duracağız çünkü müslümana bu yakışır. Bir müslüman, Allah'tan başka bir müslümanın önünde eğilmez. Biz ancak rükuda eğiliriz."