İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından önemli satır başları:

"Sabahattin Zaim hocamız hem bir fikir ve ilim insanı hem de bir dava adamıydı. O örneklerine bugün sıkça rastladığımız birileri gibi hiçbir zaman milletine tepeden bakmadı. Fildişi kulelerden ahkam kesmedi. Bilakis hayatının her bir safhasında teoriyi pratiğe geçirmenin, onları uygulamanın çabası içinde oldu. Ekonomi, özellikle iktisat, çalışma ekonomisi başta olmak üzere birçok başlıkta kaleme aldığı 200'e yakın makalesi ve 20'nin üzerinde kitabıyla hocamız entellektüel hayatımızda çığır açan eserler verdi."

 

"AFRİKA'DA ALNIMIZ BAŞIMIZ DİK"

"Afrika'nın neresine gidersek gidelim anlımız ak, başımız dik gidiyoruz. Kıtada tüm yaşayanlar bizi büyük bir hüsnükabulle karşılıyor, muhabbetle, özlemle bağrına basıyorlar. Çünkü kıtanın hiçbir ülkesinde sömürgecilik lekesiyle kirlenmemiş tertemiz bir tarihe sahibiz. Bırakın sömürmeyi, Doğu Afrika'nın özellikle Avrupalı kolonyalistlere karşı verdiği zorlu mücadelede atalarımız bu bölge halklarına tüm imkanlarıyla destek olmuşlar

 

Ecdadımız kimi zaman Ordu göndererek, kimi zaman himaye ederek, kimi zaman da el  altından yardım yaparak Afrikalıların hür ve onurlu yaşama iradelerine sahip  çıkmıştır. Fakat bugün bize insan hakları vermeye kalkan ülkelerin hepsinin de  kıtadaki tarihi kan, gözyaşı, soykırım ve katliamla bezelidir."

ALMANYA'YA ÇOK SERT YÜKLENDİ

"Ey Almanya, bak yine söylüyorum; önce  Holokost'un hesabını vereceksin. Namibya'da 100 bini aşkın Namibyalıyı nasıl yok  ettiniz, nasıl öldürdünüz onun da hesabını vereceksin. Siz, Türkiye'ye veya  Türklere parlamentosunda kalkıp da sözde Ermeni soykırımı oylaması yapacak, varsa  belki de en son ülkesiniz. Kaldı ki bizim tarihimizde bu noktada zaten bir  derdimiz yok, bir sıkıntımız yok. Bizim tarihimiz, katliamlar tarihi değildir.  Bizim tarihimiz, Merhamet tarihidir, şefkat tarihidir. Aramızdaki fark  budur."

BATININ ZENGİNLİĞİNDE AFRİKANIN DRAMI VAR

"Bugün batı başkentlerinde şahit olduğunuz  ihtişamın perdesini şöyle bir kaldırdığınızda altında milyonlarca Afrikalının  dramı, göz yaşı olduğunu görürsünüz. Berlin'in, Paris'in, Brüksel'in şık  kaldırımlarının altında Afrikalıların canı, kanı, emeği ve alın teri vardır." 

"Afrika'ya, Asya'ya veya Balkan coğrafyasında  yaptığımız ziyaretler sırasında sık sık şu manzaraya şahit oluyoruz. Aradan  yüzyıllar geçmesine, kimi yönetimler tarafından izi silinmek için onca baskı  yapılmasına rağmen, Osmanlı denince halen insanların yüreği yanıyor, gözleri  parlıyor, dillerinden güzel sözler dökülüyor. Bu insanların akıllarına, katleden,  sömüren, ezen, yok eden değil, yaşatan, imar ve ihya eden, adaletle hükmeden bir  medeniyet geliyor. Osmanlı bu diyorlar. Hamdolsun, bu dünyada pek az millete  nasip olan çok kıymetli çok nadide bir mirastır."

TÜRKİYE'DEKİ ERMENİLER

"Şu anda Türkiye'de yaklaşık, takribi  söylüyorum 100 bin Ermeni var. Bunun yarısı vatandaşımız, yarısı ise vatandaş  değil. Fakat biz bunlar bize sığındı diye, biz bunları kovmadık. Aynen Suriye'den  Irak'tan gelenleri nasıl misafir ettiysek Ermenistan'dan gelenleri biz aynen şu  anda misafir olarak ülkemizde ağırlıyoruz. Değerli kardeşlerim Allah aşkına bu  kadar yaklaşımı müşfik olan Türkiye'ye karşı bu adamların yaklaşımının acaba  affedilebilir bir yanı var mı? Biz çok daha farklı yaklaşabilirdik. Eğer biz  Ermeni düşmanı bir ülke olsak, bu gelenlerin hepsini Ermenistan'a geri  gönderirdik."

'KANININ LABORATUVAR TESTİNDEN GEÇMESİ LAZIM'

Orada çıkıyor bir ukala bir şey hazırlıyor. Alman Parlamentosu'na sunuyor. Neymiş, birileri de diyor ki güya Türk... Ne Türk'ü be... Bunların kanının laboratuvar testinden geçmesi lazım.

(Alman Meclisinin Ermeni iddialarına ilişkin kararı) Eğer siz yaptıklarınıza, insanlık dışı suçlarınıza ortak arıyorsanız, o ortak biz değiliz. O ortağı gidin başka yerde bulun. Bilimsel araştırmalar ve akademik çalışmalar değil, siyasetle, parlamentolar eliyle kirli emellerinizi gerçekleştirmeye çalışıyorsanız, bunu yapamazsınız. Bir kulaktan girer, öbür kulaktan çıkar. Yaptığınızın zaten uluslararası hukukta da en ufak bir kıymeti harbiyesi yok. Biz bu ülkelerin kendi cürümlerini hafifletmek için başvurdukları bu kurnazlıklara, bu ucuz numaralara asla boyun eğmeyeceğiz. Bizim abdestimizden şüphemiz yok ki namazımızdan şüphemiz olsun. Biz rahatız. Dedim ya, arşivler ortada. Amaç üzüm yemekse, meseleyi çözmekse, biz buradayız.Ancak bu konuyu her başınız sıkıştığında, Türkiye'ye dövmek için bir sopa olarak kullanacaksanız, kusura bakmayın, buna izin vermeyiz.