Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milli Güvenlik  Kurulu olarak, yaptığımız kapsamlı değerlendirme sonunda darbe girişiminde  bulunan terör örgütünün tüm unsurlarıyla ve süratle bertaraf edilebilmesi için  ülkemizde Anayasamızın 120. Madde'si uyarınca Olağanüstü Hal ilan edilmesini  hükümete tavsiye etme kararı aldık. Bakanlar Kurulumuz da bu tavsiye  doğrultusunda Türkiye'de üç ay süreyle Olağanüstü Hal ilan edilmesini  kararlaştırdı." dedi. 
 
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Milli Güvenlik Kurulu  (MGK) Toplantısı ve sonrasında gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu'nun ardından,  açıklamalarda bulundu.
 
 
Darbe girişiminin haber alındığı andan itibaren Başbakan, bakanlar,  emniyet teşkilatı ve silahlı kuvvetlerin darbecilere karşı duran komutanlarıyla  çok yakın bir çalışma içinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm  tehlikeye ve tehditlere rağmen, derhal İstanbul'a giderek milletimle birlikte  darbecilerin karşısında dimdik bir duruş sergiledik. Milletimizin dirayeti ve  kararlılığı karşısında darbe girişimi ertesi gün akşam olmadan tamamen bertaraf  edilmiştir." diye konuştu.
 
Bugün önce Milli Güvenlik Kurulu, ardından da Bakanlar Kurulu  toplantısını gerçekleştirdiklerini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Milli Güvenlik Kurulu üyeleri olarak yaptığımız kapsamlı  değerlendirme sonunda darbe girişiminde bulunan terör örgütünün tüm unsurlarıyla  ve süratle bertaraf edilebilmesi için ülkemizde Anayasamızın 120. Madde'si  uyarınca Olağanüstü Hal ilan edilmesini hükümete tavsiye etme kararı aldık.  Bakanlar Kurulumuz da bu tavsiye doğrultusunda Türkiye'de üç ay süreyle  Olağanüstü Hal ilan edilmesini kararlaştırdı. Bilindiği gibi Anayasamızın 120.  Madde'si ülkede demokrasiyi, temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik  şiddet hareketleri olması durumunda Olağanüstü Hal ilan edilmesine imkan  sağlıyor. Olağanüstü Hal ilanının amacı ülkemizde demokrasiye, hukuk devletine,  vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerine yönelik bu tehdidi ortadan kaldırmak için  gereken adımları en etkin ve hızlı şekilde atabilmektir."
 
"Milletimiz tercihinin daima demokrasiden yana olduğunu  göstermiştir"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu uygulama kesinlikle demokrasiye, hukuka ve  özgürlüklere karşı değildir tam tersine bu değerleri koruma ve güçlendirme  amacına yöneliktir. Yaşadığımız darbe girişimi Türkiye'de kimlerin canları  pahasına demokrasinin ve hukuk devletinin yanında olduğunu, kimlerin de  diktatörlük peşinde olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Hükümetimiz, siyasi  partilerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin emir  komuta kademesi ve elbette en önemlisi milletimiz tercihinin daima demokrasiden  yana olduğunu göstermiştir." dedi.
 
15 Temmuz gecesinden itibaren meydanları, sokakları doldurarak  devletinin ve hükümetinin yanında olduğunu haykıran tüm vatandaşlara şükranlarını  sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Partisi, siyasi fikri, inancı ne olursa olsun  tankların karşısında dikilen her bir vatandaşım benim gözümde Mehmet Akif'in  ifade ettiği gibi 'İmandır o cevher İlahi ne büyüktür, imansız olan paslı yürek  sinede yüktür'. Onlar gerçekten o imanlarıyla o tankların karşısında durdular ve  şehadete koştuklarını haykırdılar." ifadelerini kullandı.
 
"Bir bayanı tankla ezecek kadar alçak, bu denli namussuz..."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
 
"Namluların karşısında dimdik duran ki bu noktada tabii ki beraber  yıllarca çalıştığımız arkadaşlarımızı da biz burada gerçekten uğurladık. Önüne,  arkasına bakmadan paletlerin altına yatan 32 yaşındaki bir hanım kardeşimiz  bakıyorsunuz şehadete yürüyor. Bunlar işte bir bayanı tankla ezecek kadar alçak,  bu denli namussuz, bu denli vahşi ama o hanım kardeşim benim şehadet şerbetini  yudumladı ve oraya yürüdü. Durmadılar ama milletim de durmadı. Onlarca insan  vurulduğu halde saatlerce bulunduğu yeri terk etmeyen vatandaşlarımın her biri  İstiklal Harbi kahramanlarımızın torunları olduklarını ispatlamışlardır. Savaş  uçakları, helikopterler tepesinde dolaşıp bombalar atmasına, ağır silahlarla ateş  etmesine rağmen, sokakları, asker kılıklı teröristlerin hedef aldıkları yerleri  boşaltmayan kardeşlerimin kahramanlığını ifade edecek kelime inanın bulamıyorum.  Darbe girişiminin bastırılmasının ardından, başka birileri yeniden aynı cüreti  gösteremesin diye günlerdir tüm şehirlerimizin meydanlarında demokrasi nöbeti  tutan vatandaşlarımızın her biri isimlerini tarihe altın harflerle  yazdırdıklarını bilmelidirler."
 
Türk halkının bugün yine meydanlarda olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan, telekonferanslarla oradaki vatandaşlara hitap edeceğini  bildirdi.
 
S&P'YE ÇOK SERT TEPKİ
 
S&P Türkiye’nin notunu indirmiş. Türkiye ile senin ne alakan var. Türkiye senin üyen değil. Şu anda siyasi bir karar açıklıyor kendine göre. Yani ben bunu açıklarsam Türkiye’de yatırımla durur mu? S&P boşuna uğraşma bizimle hele hiç uğraşma. Biz kararlı bir şekilde ayırımlarımıza nasıl devam edeceğimizi göreceksin. Böyle dönemlerde bunlar bunu yapar. Yarın bakarsınız bunlar piyasaya bol bol virüs de yayarlar.
 
OHAL İLE NELER OLACAK?
 
Milletime şunu söylüyorum “Eyvah olağanüstü hal ilan edildi. Valiler devreden çıkın TSK mı devreye girecek. Tam aksine valilerimizin yetkisi daha da artacak. TSK valilerimizin emrinde bu süreci sürdürecektir. Demokrasiden taviz vermedik vermeyeceğiz. TSK da kesinlikle hükümetin emrindedir. Hükümetle hareket etme noktasındadır. Bu milletin seçmiş olduğu cumhurbaşkanı başkomutan olarak bizler de TSK’nın içindeki virüsler temizleme mücadelesini sürdüreceğiz.
 
Emniyet ve diğer kurumlarda da virüsleri temizleme süreci devam ediyor ve kararlı bir şekilde sürecek.Milletime şunu anlatıyorum, sakın endişeye kapılmayın. Türkiye bu badireyi atlattı ve yatırımlarıyla beraber güçlenerek devam edecektir.