Esra ÇORUM / HT CUMARTESİ

Yıllardır çanta tasarlayan deri ustası Adnan Manastır'ın kızlarısınız. Babanızdan neler öğrendiniz?Onun tecrübesi, markanızı kurarken sizleri nasıl yönlendirdi?

Babamız çok değerli bir usta. Dolayısıyla onun tecrübeleri bizim kılavuzumuz oldu. 50 seneden fazladır mesleğin içinde ve hem tasarım hem üretim yapıyor. Çocukluğumuzdan beri kâğıdı, kalemi alıp düşündüğünü çizer ve hemen ertesi sabah heyecanla atölyesine gidip model çıkarırdı. Kadınların ne tarz çantalar taktığını, bir çantanın içinde neler olmasını istediklerini; onları gözlemleyerek ilerlememiz gerektiğini ondan öğrendik.

Bize ilham veren herhangi bir kadın gördüğümüzde ilk iş çantasına bakıyoruz. Her koleksiyon hazırlama sürecimizde mutlaka son dokunuşları babamız yapar. Tasarım ve üretimin birlikte ilerlemesi gerekir. Üreticinin sizi doğru anlaması ve realiteye uygunluğunu ölçmesi çok önemli. Biz bu konuda çok avantajlıyız. Biz daha tasarımdan bahsederken, babamız kafasında modeli çıkarıyor bile. Hatta realiteye uygun hale getirerek. Aslına bakarsanız, onun tecrübesi, mesleğine olan aşkı, bizim onun mesleğine ve kendisine olan hayranlığımız bu markayı kurmamızda en büyük etkendi. Ondan çok şey öğrendik, öğrenmeye de devam edeceğiz. 

Gelelim markanızın kuruluş hikâyesine...

Babamız Adnan Manastır 1961'den beri el yapımı deri çanta zanaatkârı. Küçüklüğümüz atölyede artan deri parçalarını birleştirmek ve minyatür çantalar yapmakla geçti. Çanta, bizim için babaya ve zanaatına olan hayranlığın, çocukluğumuzun en somut haliydi. Eski ile yeniyi bağlayan o deri kokusu, 11 yaşında Rum ve Alman ustalardan bu zanaatı öğrenmek için atölyeye girip mesleğine âşık olmuş bir baba, kendi elleriyle yapıp getirdiği minik sırt çantaları, bel çantaları... Markamızın hikâyesi yıllar önce, biz henüz iki küçük kız çocuğu iken başlamıştı ve Şubat 2014'te doğdu. 

"Manu" ne demek?

Manu, İngilizce "manufacture" yani üretim teriminden geliyor. Latin dillerinde el, elde yapılan anlamlarını da ifade ediyor ve soyadımız Manastır'ı çağrıştırıyor. Marka olarak, bir tasarımın hayata geçirilirken üretim süreci ve kalitesinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla Atelier ekleyerek üretici kimliğimize de gönderme yapmak istedik.

Sizi diğer çanta markalarından ayıran özellikler neler?

Biz tasarım çizgimizi elegan, sade, fonksiyonel ve zamansız olarak tanımlıyoruz. Kullanılabilir tasarım yapmaya özen gösteriyoruz. "Bir çantada ne arıyoruz? Nasıl bir çantam olsaydı?" gibi sorular soruyoruz. Bize ilham veren kadınları gözlemliyoruz her daim. Üretim işçiliğimizin de ayırt edici bir özellik olduğunu düşünüyoruz. 

Yurtdışı pazarında da başarılı bir satış grafiği çiziyorsunuz. Hangi pazarlarda kuvvetlisiniz?

Yurtdışında çok güzel tepkiler alıyoruz. Özellikle İngiltere ve Uzakdoğu'da çantalarımız gerçekten sevilmişe benziyor. Biz de bunun artarak devam etmesi için elimizden geleni yapmaya, kendimizi yenilemeye ve geliştirmeye çalışıyoruz. 

Sezonun çanta trendlerinden bahseder misiniz?

Bu sezon ufak, kullanımı rahat omuz çantaları çok revaçta. Cep telefonları büyüyor, çantalar küçülüyor. Bu sezon leopar ve zebra baskılı tay derilerini ön planda tuttuk. Aynı zamanda metalik ve gold da çok tercih edilenler arasında.

Yeni sezonda hangi modellere yatırım yapılmasını tavsiye edersiniz?

Farklı, özgün ve zamansız omuz çantalarından edinmelerini tavsiye edebiliriz. Kullanımı rahat, hem gündüz hem gece gerçekten iyi bir yol arkadaşı özelliği taşıyor.

Instagram'ı oldukça interaktif kullanıyorsunuz...

Instagram'da manuspeople hashtag'i ile hem Türkiye'de hem de dünyada Manu Atelier çantalarıyla insanların sokak stillerini paylaşıyorsunuz.

Bu fikir nasıl oluştu?

Aslında kendiliğinden oluştu. Manu kadını hayatın içinden bir kadın. Ev kadını da olabilir, iş kadını da, sanatçı da. Özgün bir kadın o. Kimseye kendini beğendirmeye çalışmayan, olduğu kadınla mutlu olan... Biz de o nedenle onları paylaşmak istedik. Çünkü çantalarımızı alan, severek kullanan kadınlar gerçekten markamızı yansıtan kadınlar, bazıları ile tanışma fırsatı buluyoruz zaman zaman. Ve gerçekten kafamızda yarattığımız kadınlara ulaşabildiğimizi görüyoruz ve bu bizi çok mutlu ediyor.

Peki gelecek planlarınız neler?

Hem Türkiye'de hem globalde zamansız, geleneklerine sahip çıkarken modern tasarımlar ve premium saf deri ve üretim işçiliğiyle tanınan bir marka olmayı hedefliyoruz.