Muratpaşa Belediyesi Kültür Salonu'nda gerçekleşen açılışta konuşan Kılıçdaroğlu, İstanbul'da yaşanan terör eylemi nedeniyle çok üzüntülü olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, "Vatandaşlarımız hayatını kaybetti. Özellikle küçük çocukların olması gerçekten bizi çok üzüyor. O küçücük çocuktan ne istorsunuz, ne günahı var. Bir insan bu kadar vicdansız, ahlaksız olabilir mi? Bunu yapan kişiye insan denebilir mi? Emin olun anlamakta zorluk çekiyorum. Bu ülkeye, bu ülkenin insanına yazık, günah" diye konuştu.

'TERÖRE KARŞI DURMAK HEPİMİZİN ORTAK GÖREVİDİR'

Bir kentin sokaklarında, caddelerinde insanların rahat gezmesinin, evine huzur içinde gitmesinin, huzur içinde çalışmasının en temel insan hakkı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Ne oldu bize de Türkiye 14 yılda bu hale geldi? Ne oldu? İki şehidimizin daha Güneydoğu'dan bugün isimleri geldi. Hepimizin oturup düşünmesi lazım. Bu güzel ülkede hepimiz huzur ve barış içinde yaşayacakken nedir bu kavga, terör? Kim bu ortamı hazırladı, bunlara bu imkanları kim verdi? Bu ülkenin hükümeti nerede acaba? Kim bu işin sorumluları? Bunu sormayacak mıyız, sorgulamayacak mıyız? Belediye Başkanımız güzel hizmetler yapıyor. Emin olun alkışlayamıyoruz. Elimiz, kolumuz bağlı, dilimiz bağlanıyor. İnsanlara acıyoruz. Böyle bir vicdansızlığı kabul edemeyiz, etmiyoruz da zaten. Terör kimden ve nereden gelirse gelsin lanet okumak hepimizin ortak görevidir. Teröre karşı durmak hepimizin ortak görevidir. Ama buna ortam hazırlayanları da unutmamız gerekiyor. Kimler bu ortamı hazırladı ?"

Hükümetin izlediği politikaların Türkiye'yi getirdiği noktada Suriye, Mısır, Rusya ve Irak'la sorun yaşandığını savunan Kılıçdaroğlu, "Hangi gerekçeyle kavga ediyorsunuz. Cumhuriyeti kuranlar savaş meydanlarından geldi ama onlar savaşın ne kadar acımasız olduğunu en iyi bilen insanlardı. Cumhuriyeti kurarken bütün acıları yaşadılar. Tek arzuları, 'Yurtta sulh cihanda sulhtu' " diye konuştu.

Türkiye'nin bu anlayıştan sapmaya başladığını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Bu ülkede biz, doğu, batı, kuzey, güney ayrımı, kimlik, inanç ayrımı yapmadan, insana 'başımızın üzerinde yeri var' diyerek beraber yaşamak istiyoruz. Vatanseverlik kimsenin tekelinde değil. Hepimiz ülkemizi seviyoruz, ülkemiz için çalışıyoruz. Çocuklarımıza güzel bir Türkiye bırakmak zorundayız. Olmuyorsa yanlışımız var demektir" dedi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu toplu açılışın ardından Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nın ödül törenine katılmak için tören alanından ayrıldı.

'İSTANBUL SON OLSUN'

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nın (ATSO) her yıl en fazla vergi ödeyen, döviz kazandırıcı ve istihdam sağlayıcı faaliyetlerde bulunan firmaları ödüllendirdiği 'Geleneksel Ödül Töreni'nde konuşan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'da yaşanan canlı bomba saldırısının son olması dileğinde bulundu. "Küçük çocukların, kadınların hayatını kaybetmesinin amacını kestirmek mümkün değil" diyen Kılıçdaroğlu, "Toplumda bir yılgınlık yaratmak istiyorlar ama kimse şundan endişe duymasın, bu ülkenin insanları en zor günlerde, karanlıktan aydınlığa çıkmayı başarmıştır. Size söz veriyorum, yine başaracağız" diye konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin üretim ve ekonomi temelli olduğunu, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının enflasyon, deflasyon, fiyat istikrarı gibi kavramları bilmeden Kurtuluş Savaşı'ndan sonra 'Eğer savaş meydanlarında kazandığımız zaferi ekonomik zaferlerle taçlandıramazsak ülkenin bağımsızlığı tehlikeye girer' dediğini kaydeden Kılıçdaroğlu, bunun sonucunda İzmir İktisat Kongresi'nin toplandığını ve kendi uçağını üreten, ülkenin her yanını demiryollarıyla kaplayan bir ekonominin kurulduğunu söyledi.

Tarih ekonomi üzerine inşa edilirken geleceğin de ekonomi üzerine inşa edileceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, ancak Türkiye'nin ekonomi stratejisinin bulunmadığını savundu. Kılıçdaroğlu, "Bir Allah'ın kurul çıkıp 'Hükümetin stratejisi şu dur?' diyebilir mi? diye sordu. Türkiye'nin ihracat, turizm ve tarım gelirlerinde hedeflerinin ancak bir sonuç olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, önemli olanın bu hedeflere nasıl ulaşılacağı olduğunu kaydetti.

DÖRT AYAKLI EKONOMİ STRATEJİSİ

Bu hedeflere ulaşılması için 4 ayaklı bir strateji açıklayan Kılıçdaroğlu, stratejinin birinci ayağını hukuk devletinin oluşturduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, "Hukuk devleti olmazsanız, hukukun üstünlüğüne inanmazsanız güçlü bir demokrasiniz olmazsa, kalkınmayı ve turizmi unutun. Demokrasisi kan kaybeden ülkenin ekonomisi de kan kaybeder. Türkiye ve Ortadoğu bunun en tipik örneğidir" diye konuştu.

Bu stratejinin ikinci ayağında üretimin yer aldığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, ancak bu noktada temel sorunun Türkiye'nin neyi üreteceği olduğunu ifade etti. Türkiye'nin katma değeri yüksek ürün üretmesi gerektiğini anlatan CHP Lideri, "Katma değeri yüksek ürün üretmezseniz dünya pazarlarında yeriniz ikinci sınıfta bir yerde olur" dedi. Ancak katma değeri yüksek ürün üretmenin olmazsa olmaz koşulunun üniversitelerin bilgi üretmesi olduğunun altını çizen Kemal Kılıçdaroğlu, "Üniversiteler her türlü düşüncenin özgürce tartışıldığı evren kentler olacak. Ancak bir bildirinin altına imza attı diye hapse atıyorsunuz. Bütün dünyaya Türkiye'yi rezil ediyorsunuz. Düşünce özgürlüğünden neden korkuyorsunuz? İnsanlarını düşünceleri özgürce açıklayacağı ortamı yaratmak zorundasınız" diye konuştu.

Bu stratejinin üçüncü ayağında güçlü bir sosyal devletin bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, güçlü bir sosyal devletin olmadığı yerde kargaşanın olacağını söyledi. Herkesin karnının doyduğu bir devlettin sosyal devlet olacağını, tam istihdam ve yoksulluğu sıfıra inmiş bir ülkenin güçlü bir sosyal devlet olacağını anlatan Kılıçdaroğlu, ancak böyle bir ülkede barışın yakalanabilir olduğunu savundu. Kılıçdaroğlu, Anayasası'nda yazmasına rağmen Türkiye'nin bir sosyal devlet olamadığını ifade etti.

Tüm bu stratejilerin aynı zamanda dördüncü ayak olarak sürdürülebilir olması gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Bunları yapmazsanız başarı olamazsınız. Böyle bir stratejiyi ortaya koydular mı? Biz ortaya koyduk, anlatabildik mi? Hayır" dedi.

ÖZGÜRLÜKÇÜ DEMOKRASİ MODELİ

Türkiye'nin içinde bulunduğu şartların siyasi partilerin teker teker sorunu olmadığını, sorunların artık ortaklaştığını savunan Kemal Kılıçdaroğlu, bunun için 16 maddelik 'Özgürlükçü Demokrasi' modeli açıkladı.

İlk sırasında yargı bağımsızlığının olduğu bu modelde Kılıçdaroğlu, medya özgürlüğü, milletin kendi vekilini seçmesi, seçim barajı, yurtdışı seçim çevresi oluşturulması, düşünceyi açıklama özgürlüğü, toplantı ve gösteri hakkı, üniversite özerkliği, örgütlenme özgürlüğü, siyasi ahlak yasası, doğa haklarına saygı, kanun önünde eşitlik, toplumsal barış, organ mahkemelerin kurulması, dış politika ve yeni anayasa başlıklarının bulunduğu aktardı.