Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , TİM 23. Olağan Genel Kurulu ve İhracat Şampiyonları Ödül Töreni'ne katıldı.
Erdoğan burada yaptığı konuşmada "Bizim Ermeni meselesindeki tavrımız en başından beri nettir. Biz soykırım ithamını asla kabul etmiyoruz" dedi. Almanya'yı eleştiren Erdoğan, "Dünyada soykırım konusunda söz söyleyebilecek en son ülkenin bize böyle bir ithamda bulunması hukukçuların tabiriyle söylüyorum hayatın olağan akışına uygun değildir" diye konuştu.

"VARSA SİZİN ARŞİVLERİNİZ SİZ DE AÇIN"
Erdoğan, "Bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum. Bizim geçmişimizle ilgili utanacağımız hiçbir meselemiz yoktur. Ama ülkemizi sık
sık Ermeni soykırımı tasarılarıyla tehdit eden devletlerin her birinin arkasında milyonlarca masumun kanı ve vebali vardır" diye konuştu.
"Buradaki meselenin Ermeniler olmadığını, onların sadece asıl oyuna alet edildiğini, istismar edildiğini gayet iyi biliyorum" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ermeni meselesi dünyanın her yerinde Türkiye'ye karşı elverişli bir şantaj aracı, hatta bir sopa olarak kullanılmaya başlandı. Şimdi paralel ihanet çetesi konusunda da benzer bir yaklaşım görüyoruz. Türkiye'den kaçan tüm çete elemanları, Almanya başta olmak üzere Batı ülkelerinde rahatça hayatlarını sürdürebiliyor" ifadesini kullandı.
Almanya'ya seslenen Erdoğan, "Eğer samimiyseniz, eğer dürüstseniz, ey Alman siyasileri sizlere sesleniyorum. Biz
bütün arşivlerimizi açtık, açık tutuyoruz. Varsa sizin arşivleriniz siz de açın. Gelin çalıştıralım buradan karar verelim" dedi.


"SİZİ DERTLERİNİZLE BAŞ BAŞA BIRAKIR"
Erdoğan, "Buradan Almanya'ya ve tüm Avrupa'ya şu mesajı vermek istiyorum: Ya gündemimizdeki meseleleri hakkaniyetli bir şekilde çözüme kavuştururuz, ya da Türkiye, Avrupa'nın sorunlarının önünde bir set olmaktan çıkar, sizi dertlerinizle baş başa bırakır" diye konuştu.


CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ MEZUNİYET TÖRENİNDE KONUŞTU


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Medipol Üniversitesi'nin Bayrampaşa'daki Ora Arena'da düzenlenen mezuniyet töreninde konuştu. Öğrencilere, "Size aktarılan her bilgiyi öyle kayıtsız, şartsız kabul etmeyeceksiniz" diyen Erdoğan, öğrencilere, sorgulamaları, düşünmeleri ve muhakeme etmeleri gerektiğini söyledi.
İstanbul'da 4,5 yıl Belediye Başkanlığı, yaklaşık 11 yıl Başbakanlık yaptığını, 2 yıla yakındır da Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunduğunu belirten Erdoğan, herhangi bir yatırımın sadece proje bazında hayatında kalmadığını, her projeyi bizzat kendisinin defalarca gidip kontrol ettiğini, hangi safhada olduğunu, inşaatın durumunu takip ettiğini, gerekirse de yüklenici firmaları çağırdığını, bunları değerlendirdiğini kaydetti. Erdoğan, "Temel atmadan pek hoşlanan bir Belediye Başkanı, Başbakan olmadım. Her zaman şunu söyledim; 'Açılışta varım.' Niye? Çok temel atanlar geldi bu ülkede. Attıkları temeller orada kaldı. Sizlerin bugünlere gelmenizde en büyük emek hiç kuşkusuz annenize, babanıza, ailenize aittir. Onun için eli öpülesi anneler, babalar. Ben hayatta el öptürmem ama bazen kolunuz koparacak gibi olur, öptürmem. Tavsiyem hep şudur; annenizin, babanızın bir de öğretmenlerinizin elini öpün. Başka kimsenin elini öpmeyin. Bazıları biliyorsunuz eli öptürmeyi bırakın, ayaklarını da öptürüyorlar. Anadolu'da falan bunlar çok olur. Ama artık hamdolsun bunlar bir kenara itildi, ötelendi" dedi.

"SİZİN DE VARSA ARŞİVLERİNİZ, SİZ DE AÇIN"
Alman Meclisinin Ermeni iddialarına ilişkin kararına değinen Erdoğan, "Dert ne? Almanya'daki Türklerin evlatlarına yalan bir tarihi öğretmenin adımlarını atıyorlar. Peki burada bu skandal olayın başını çeken kim? Kökeni -ili söylemeyeceğim o ilden olanlar yanımda karşımda duruyorlar, üzülürler ve onlar da tabii buradan gerekenleri söylüyorlar- kökeni itibarıyla buralı. Ama ben ona bir defa Türk diyemem. Niye? Çünkü bu milletin kanının damarlarında olduğu insan, kalkıp da bu milleti sözde Ermeni soykırımıyla suçlayamaz. Bunu yapamaz. Biz, bütün arşivlerimizi açtığımız halde... Bugün konuşmamda da söyledim. Ey Alman yöneticileri, sorumluları, medyası, şusu, busu, vesaire... Tüm dünyaya da sesleniyorum: Eğer kendinize güveniyorsanız, zerre kadar tarihe, ilme, belgeye, bilgiye saygınız varsa, biz bütün arşivlerimizi açtık, sizin de varsa arşivleriniz, siz de açın. Gelin tarihçileri, hukukçuları, arkeologları görevlendirelim, hepsi birlikte çalışmalarını yapsınlar ve bu çalışmaların neticesinde çıkacak olana biz razıyız. Hodri meydan" dedi.

"DÜRÜST DEĞİLLER, SAMİMİ DEĞİLLER"
Erdoğan, "Bunu sadece bugün söylemiyorum. Bunu Başbakan olduğum günden bu yana hep söyledim. Uluslararası toplantılarda da söyledim. Ey Almanya sen ne yapmak istiyorsun, senin derdin ne? Önce onu söyle. Kendisiyle konuştuğumuzda da bana ne diyor biliyor musunuz, şu olaydan 3-4 gün önce, diyor ki, 'Elimden geleni yapacağım.' Senin elinden gelen parlamentoda oylamaya katılmamak mı? Burada eğer dürüst bir davranışın olsa katılırdın, o hani bir hanımefendi 'ret' dedi ya, ikinci 'det' de senin oyun olurdu, ben de seni alkışlardım. Türk parlamentosunda, parlamentoyu ilgilendiren bir oylama olduğunda 'Siz grubunuza sahip çıkarsınız' diyen dedim siz değil misiniz? Peki siz grubunuza niye sahip çıkmadınız? Bunu kendisine söyledim. Dürüst değiller, samimi değiller. Bunların aldığı bu kararın kıymeti harbiyesi yok, buradan girer buradan çıkar, bizim için hiç önemi yok" diye konuştu.

"HUZURLARINIZDA BİR KEZ DAHA KINIYORUM"
Üniversitelerde kendi ülkesine ve milletine ihanet mahiyetinde bildirilere imza atanların, sosyal medyada mesaj yayımlayanların, yurt dışında konuşanlar bulunduğunu belirten Erdoğan, "Bu eylemlerin hiçbirinin akademik özgürlükle bir ilgisi yoktur. Maalesef üniversitelerimizdeki 150 bin öğretim elemanı içinde kendi ülkesine ve milletine söverek sivrilmek isteyen 3-5 bin kişinin bulunduğu anlaşılıyor, bunu biliyoruz. İlim ve irfanlarıyla başımızın tacı olan gerçek akademisyenlerimizi kesinlikle tenzih ederek, adeta beşinci kol faaliyeti icra eden bu mankurtları huzurlarınızda bir kez daha kınıyorum. Yoksa hocalarımız bizim her şeyimizdir, bizim varlık sebebimizdir. Biz onlara saygı duymaz, saygı göstermez de kime saygı gösteririz. Onlarla biz buralara geldik. Bu topraklarla ve milletimizle hiçbir gönül ve değer bağı bulunmayan bu güruhun en kısa sürede ben üniversitelerimizden temizleneceğine inanıyorum. Biz artık bu tarz çarpıklıklarla değil, akademik faaliyetleriyle, buluşlarıyla, uluslararası düzeyde ses getiren yayınlarıyla,
ödülleriyle ülkemizin hedeflerine ulaşması konusunda ortaya koydukları başarılarla gündeme gelen üniversite mensuplarını konuşmak istiyoruz" diye konuştu.
Erdoğan daha sonra dereceye giren öğrencilere ödüllerini verdi.